📝 Editoryal Not:

İnfertilite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; aynı zamanda toplumsal boyutu olan ve giderek artan bir halk sağlığı alanıdır. Bu basın bülteni, Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen “Umut Bilimle Doğar” kampanyasını merkeze alarak, üreme sağlığına ilişkin güncel bilimsel verileri, tedaviye erişimdeki yapısal sorunları ve multidisipliner yaklaşım ihtiyacını ortaya koymaktadır. Özellikle erkek faktörünün sıklıkla göz ardı edilmemesi, erken değerlendirme ve psikolojik desteğin tedavi başarısındaki rolü, modern infertilite yönetiminin temel bileşenleri olarak öne çıkmaktadır.

Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı kapsamında “Umut Bilimle Doğar” kampanyası

Haziran ayı, Dünya İnfertilite Farkındalık Ayı olarak kabul edilmekte olup bu kapsamda bireylerin doğru, güvenilir ve bilimsel bilgiye erişimini artırmayı hedefleyen “Umut Bilimle Doğar” farkındalık kampanyası hayata geçirildi.

Kampanya kapsamında düzenlenen bilimsel etkinlikte uzman hekimler; infertiliteye ilişkin güncel gelişmeler, yanlış bilinen bilgiler ve tedavi süreçlerini multidisipliner bir perspektifle değerlendirdi.

Etkinlikte infertilitenin yalnızca kadınları ilgilendiren bir durum olmadığı, hem kadın hem erkek faktörlerinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca tedavi sürecinde psikolojik desteğin önemli bir bileşen olduğu ifade edildi.

Bilimsel bilgiye erişim ve kurumlar arası iş birliği

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, infertilite alanında güvenilir bilgiye erişimin önemine dikkat çekti.

Zayer, şirketin yaşam bilimleri ve fertilite alanındaki bilimsel birikimine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu:

“İnfertilite, yalnızca tıbbi bir konu değil; aynı zamanda doğru bilgiye erişim gerektiren bir sağlık alanıdır. Hekimler, hastalar ve bilimsel gelişmeler arasında köprü kurmayı önemsiyoruz. ‘Umut Bilimle Doğar’ projesiyle de bu alandaki farkındalığın artırılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Doğurganlık oranlarında küresel düşüş

Panelde Türkiye ve dünyadaki doğurganlık eğilimleri ve infertiliteye ilişkin güncel veriler ele alındı.

Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüşe dikkat çekerek tedaviye erişimde gecikmelerin önemli bir sorun olduğunu belirtti.

Tıraş, “Erken değerlendirme, doğru merkeze yönlendirme ve zamanında tedaviye erişim infertilite yönetiminde kritik öneme sahiptir” dedi.

Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ ise küresel doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek şu bilgiyi paylaştı:

“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite ile karşılaşmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunudur.”

İnfertilite yalnızca kadın kaynaklı değildir

Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği (ÜTCD) Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, infertilitenin etiyolojisinin çok faktörlü olduğunu vurguladı.

Fıçıcıoğlu, “İnfertilite olgularının yaklaşık üçte biri kadın, üçte biri erkek, kalan üçte biri ise kombine veya açıklanamayan nedenlere bağlıdır. Bu nedenle çift olarak değerlendirme esastır” ifadelerini kullandı.

Ayrıca kadın yaşının fertilite üzerindeki etkisinin kritik olduğu, ancak erkek faktörünün de sıklıkla göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Erkek infertilitesi ve yaşam tarzı faktörleri

Panelde erkek infertilitesine neden olabilecek faktörler arasında:

  • Sperm kalitesi ve sayısında bozulma,
  • Yaşam tarzı faktörleri,
  • Sigara ve alkol kullanımı,
  • Obezite,
  • Çevresel toksinler,
  • Genetik hastalıklar

yer aldı.

Uzmanlar, özellikle yaşam tarzı değişikliklerinin fertilite üzerinde doğrudan etkili olabileceğini vurguladı.

Tanı ve tedavi süreci

İnfertilite değerlendirmesinde temel yaklaşım; kadın ve erkek partnerin birlikte ele alınması, ayrıntılı öykü alınması ve uygun laboratuvar ile görüntüleme yöntemlerinin kullanılmasıdır.

Tedavi seçenekleri arasında:

  • Ovulasyon indüksiyonu,
  • Aşılama (IUI),
  • Tüp bebek (IVF/ICSI)

gibi yardımcı üreme teknikleri yer almaktadır.

Psikolojik destek tedavinin önemli bir parçası

Uzmanlar, infertilite tedavisinin yalnızca medikal bir süreç olmadığını, aynı zamanda ciddi psikolojik etkiler oluşturabileceğini vurguladı.

Tedavi sürecinde:

  • Anksiyete,
  • Stres,
  • İlişki içi iletişim sorunları

gibi durumların sık görülebildiği, bu nedenle psikolojik desteğin tedavi başarısını artıran önemli bir unsur olduğu belirtildi.

Bilimsel farkındalık ve dijital bilgilendirme

“Umut Bilimle Doğar” kampanyası kapsamında oluşturulan dijital platformun, infertilite konusunda güvenilir ve bilimsel temelli bilginin toplumla buluşturulmasını amaçladığı ifade edildi.

Uzmanlar, erken değerlendirme ve doğru yönlendirme ile tedavi başarısının artırılabileceğini vurgulayarak infertilite farkındalığının toplum genelinde güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.