📝 Editoryal Not:

Anabolik-androjenik steroidlerin (AAS) kas kütlesi ve performans amacıyla tıbbi gözetim dışında, özellikle suprfizyolojik dozlarda kullanımı; hipertansiyon, aterojenik lipid değişiklikleri, kardiyak yeniden yapılanma, aritmi, tromboemboli, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği gibi kardiyovasküler sonuçlarla ilişkilendirilmektedir. Özellikle 2025’te yayımlanan geniş bir Danimarka kohort çalışmasında AAS kullanıcılarında miyokart enfarktüsü, venöz tromboemboli, aritmi, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği risklerinin kontrol grubuna göre daha yüksek bulunması, konunun genç ve fiziksel olarak aktif bireyler açısından da önemini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte mevcut kanıtların önemli bölümü gözlemsel çalışmalardan oluştuğu için nedensellik ve bireysel risk düzeyi konusunda kesin ifadelerden kaçınmak gerekir. Metindeki “steroid” kavramının anabolik-androjenik steroidlerle hekim tarafından hastalıkların tedavisinde kullanılan kortikosteroidlerden ayrılması da klinik açıdan önemlidir. ICH-GCP esas olarak klinik araştırmaların yürütülmesi ve araştırma katılımcılarının hak, güvenlik ve iyilik halinin korunmasına ilişkin bir standarttır; bu nedenle bir basın bülteninin bilimsel doğruluğu doğrudan ICH-GCP ile “onaylanmaz”, ancak klinik araştırma sonuçları aktarılırken etik ve bilimsel raporlama ilkelerine uyulması gerekir.

Kas kütlesini ve fiziksel performansı hızlı artırma amacıyla hekim kontrolü dışında kullanılan anabolik-androjenik steroidler, kalp-damar sistemi üzerinde çok yönlü riskler oluşturabiliyor. Uzmanlar; kan basıncı ve kolesterol değişikliklerinin yanı sıra kalp kasında yapısal ve işlevsel değişiklikler, ritim bozuklukları ve tromboembolik olaylar açısından dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Sporla daha güçlü ve kaslı bir vücuda ulaşmak; düzenli egzersiz, yeterli toparlanma ve dengeli beslenme gerektiren uzun soluklu bir süreç. Ancak kısa sürede belirgin kas artışı elde etme isteği, özellikle fitness ve vücut geliştirme ortamlarında anabolik-androjenik steroidlerin (AAS) tıbbi gözetim dışında kullanılmasına yol açabiliyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, performans ve fiziksel görünümü artırmak amacıyla kullanılan AAS’nin yalnızca hormonal sistem üzerinde değil, kardiyovasküler sistem üzerinde de önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu.

Kalp Kasında Yapısal ve İşlevsel Değişiklikler Görülebiliyor

Anabolik-androjenik steroidler, testosteronun sentetik türevlerinden oluşan bir ilaç grubudur. Tıbbi kullanım alanları bulunan bu maddeler, kas kütlesini artırmak amacıyla terapötik dozların üzerinde ve hekim kontrolü dışında kullanıldığında farklı organ sistemlerini etkileyebilir.

Kardiyovasküler sistem açısından özellikle uzun süreli ve yüksek doz maruziyet; kalp kasında hipertrofi (kalp kasının kalınlaşması), miyokardiyal fibrozis ve sol ventrikül fonksiyonlarında bozulma gibi değişikliklerle ilişkilendirilmiştir. Güncel derlemeler, bu değişikliklerin bazı kişilerde kardiyomiyopati ve kalp yetersizliğine kadar ilerleyebileceğine işaret etmektedir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Anabolik steroid kullanımının oluşturduğu fiziksel değişiklikler yalnızca iskelet kaslarıyla sınırlı değildir. Özellikle yüksek doz ve uzun süreli kullanımda kalp kasında yapısal değişiklikler ortaya çıkabilir. Sol ventrikül hipertrofisi ve kalbin gevşeme fonksiyonundaki bozulmalar, kardiyovasküler açıdan yakından değerlendirilmesi gereken bulgulardır.” dedi.

Kolesterol ve Kan Basıncı Değişiklikleri Kardiyovasküler Riski Artırabilir

AAS kullanımının kardiyovasküler etkileri yalnızca kalp kasındaki değişikliklerle sınırlı değil. Çalışmalar, özellikle LDL kolesterolde artış ve HDL kolesterolde düşüş gibi aterojenik lipid değişikliklerinin yanı sıra kan basıncında yükselme görülebileceğini bildiriyor. Bu değişiklikler uzun vadede damar hastalığı riskini artırabilecek bir profil oluşturabiliyor.

Nikotinin kullanımı, hipertansiyon, diyabet, dislipidemi, obezite ve ailede erken yaşta kardiyovasküler hastalık öyküsü gibi ek risk faktörlerinin bulunması durumunda toplam kardiyovasküler riskin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle AAS kullanan bireylerde yalnızca vücut kompozisyonuna veya sportif performansa odaklanmak yerine kan basıncı, lipid profili ve klinik gereklilik halinde kardiyak yapı ve fonksiyonun bütüncül olarak değerlendirilmesi önem taşıyor.

Ritim Bozuklukları ve Tromboemboli Açısından da Dikkatli Olunmalı

AAS kullanımının kardiyak elektriksel aktivite ve kan pıhtılaşma mekanizmaları üzerindeki olası etkileri de araştırılıyor. Literatürde aritmi ve tromboembolik olaylarla ilişki bildirilmiş olsa da bu alandaki çalışmaların bir bölümü gözlemsel veya sınırlı örneklemli olduğundan, her kullanıcı için aynı düzeyde risk bulunduğu şeklinde bir sonuç çıkarılması doğru değil.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Anabolik steroid kullanımı değerlendirilirken yalnızca kalp krizi riski üzerinden düşünülmemeli. Kan basıncı ve lipid değişiklikleri, kalp kasındaki yeniden yapılanma, ritim bozuklukları ve tromboembolik risk gibi farklı mekanizmalar birlikte ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Genç ve Fit Olmak Kardiyovasküler Riski Ortadan Kaldırmıyor

AAS kullanımının yalnızca ileri yaştaki veya bilinen kalp hastalığı bulunan kişiler açısından önemli olduğu düşüncesi yanıltıcı olabilir. Özellikle genç ve düzenli egzersiz yapan bireylerde de yüksek doz ve uzun süreli AAS kullanımı kardiyovasküler açıdan risk oluşturabilir.

2025 yılında Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı Danimarka kohort çalışmasında, AAS kullanımı nedeniyle doping yaptırımı uygulanan 1.189 erkek yaklaşık 11 yıl boyunca izlenmiş ve yaş-cinsiyet açısından eşleştirilmiş 59.450 kişilik kontrol grubuyla karşılaştırılmıştır. AAS kullanıcılarında akut miyokart enfarktüsü, venöz tromboemboli, aritmi, kardiyomiyopati ve kalp yetersizliği gibi olayların görülme riski daha yüksek bulunmuştur. Çalışmada kardiyomiyopati için düzeltilmiş tehlike oranı 8,90; kalp yetersizliği için 3,63 olarak bildirilmiştir.

Bu sonuçlar önemli olmakla birlikte çalışmanın gözlemsel yapısı nedeniyle AAS kullanımının her bir olay için doğrudan nedensel etkisini tek başına kanıtlamadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Kişinin genç olması, düzenli spor yapması veya dışarıdan sağlıklı ve fit görünmesi kardiyovasküler risk bulunmadığı anlamına gelmez. Performans artırıcı maddelerin kullanımı söz konusu olduğunda kişinin klinik öyküsü ve mevcut risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir.” diye konuştu.

“Steroid” Kavramında Önemli Ayrım

“Steroid” kelimesinin farklı ilaç grupları için kullanılması, kamuoyunda önemli bir kavram karmaşasına neden olabiliyor.

Kas kütlesini ve sportif performansı artırmak amacıyla kullanılan anabolik-androjenik steroidler, testosteronun sentetik türevleridir. Buna karşılık astım, romatizmal ve inflamatuvar hastalıklar gibi çeşitli tıbbi durumların tedavisinde kullanılan kortikosteroidler, farklı bir ilaç grubudur ve temel olarak kortizol benzeri antiinflamatuvar ve immünomodülatör etkilere sahiptir.

Kortikosteroidlerin uzun süreli veya yüksek doz sistemik kullanımında hipertansiyon, hiperglisemi, sıvı retansiyonu ve diğer metabolik yan etkiler görülebilir; bu nedenle tedavi sırasında klinik izlem önemlidir.

Ancak hekim tarafından belirli bir hastalığın tedavisi amacıyla reçete edilen kortikosteroidlerle, kas geliştirme veya performans artırma amacıyla kötüye kullanılan AAS’nin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, “Hekim tarafından reçete edilen kortikosteroidleri kullanan hastaların bu tür haberler nedeniyle ilaçlarını kendi kararlarıyla azaltmaları veya bırakmaları doğru değildir. Özellikle uzun süre kullanılan sistemik kortikosteroidlerin ani olarak kesilmesi uygun olmayabilir. İlaç tedavisindeki değişiklikler mutlaka hastanın hekimi tarafından planlanmalıdır.” uyarısında bulundu.

Sağlıklı Kas Gelişiminin Temeli Düzenli Egzersiz ve Bilimsel Yaklaşımdır

Düzenli fiziksel aktivite, kardiyovasküler sağlığın korunması ve genel sağlık açısından önemli yararlar sağlar. Bununla birlikte kas gelişimini hızlandırmak amacıyla hekim kontrolü dışında AAS kullanılması, egzersizin sağladığı sağlık yararlarını gölgeleyebilecek kardiyovasküler ve sistemik riskler taşıyabilir.

Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak sözlerini şöyle tamamladı:

“Kas gelişimi kişiden kişiye değişen, zaman ve düzenli çalışma gerektiren bir süreçtir. Egzersizin hedefi yalnızca kısa sürede fiziksel görünümü değiştirmek değil; kas-iskelet sistemini güçlendirmek, fiziksel kapasiteyi geliştirmek ve uzun vadede sağlığı desteklemek olmalıdır. Anabolik-androjenik steroidlerin performans amacıyla ve hekim kontrolü dışında kullanılması ise kardiyovasküler sistem başta olmak üzere farklı organ sistemleri açısından ciddi riskler oluşturabilir.”

AAS kullanan veya kullanmayı düşünen kişilerin, özellikle mevcut kalp-damar hastalığı, hipertansiyon, lipid bozukluğu ya da ailede erken yaşta kardiyovasküler hastalık öyküsü bulunması durumunda hekim değerlendirmesi alması önem taşıyor.

Göğüs ağrısı, açıklanamayan nefes darlığı, bayılma veya belirgin çarpıntı gibi yeni ve ciddi kardiyovasküler belirtiler ortaya çıktığında ise gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.