📝 Editoryal Not:
Basın bülteni, yaşlanmayla birlikte omurgada görülen yapısal değişikliklerin her zaman ağrıya yol açmadığını ve omurga sağlığının korunmasında hareket, kas güçlendirme, sigaradan uzak durma ve kemik sağlığının önemini vurguluyor. Metin; bilimsel doğruluğu korumak, tekrarlanan ifadeleri azaltmak ve okurun günlük yaşamda uygulayabileceği önerileri öne çıkarmak amacıyla yeniden düzenlendi. Ayrıca bel ve boyun ağrısında acil değerlendirme gerektirebilecek belirtiler belirginleştirildi. Egzersizin omurgadaki yaşa bağlı değişiklikleri durdurduğu veya tüm ağrıları önlediği izlenimi yaratabilecek ifadelerden kaçınıldı.
Omurgada yaşla birlikte meydana gelen değişiklikler her zaman ağrıya neden olmuyor. Düzenli hareket, kas güçlendirme egzersizleri, sigaradan uzak durmak ve kemik sağlığını korumak, ileri yaşlarda hareket kabiliyetini destekliyor.
Omurgada yaşla birlikte bazı yapısal değişiklikler görülse de bunlar her zaman ağrıya yol açmıyor. Omurga sağlığını korumada düzenli hareketin ve kas gücünü artıran egzersizlerin önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Kaya, belirli bir duruş biçiminin ağrıyı kesin olarak önlediğine ilişkin güçlü kanıt bulunmadığını belirtti. Tek bir pozisyonda uzun süre kalmanın rahatsızlık hissini artırabileceğini ifade eden Kaya, sigaranın disklerdeki yıpranmayla ve bel ağrısıyla ilişkili olduğunu söyledi. Kaya, özellikle güç kaybı, denge bozukluğu ve idrar ya da dışkı kontrolünde değişiklik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ercan Kaya, 16 Ekim Dünya Omurga Günü kapsamında yaşla birlikte omurgada meydana gelen değişikliklerden daha az etkilenmek için alınabilecek önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.
Omurgayı genç tutmak, işlevini korumak demek!
Omurgada ve eklemlerde yaşla birlikte çeşitli yapısal değişikliklerin görülebildiğini belirten Op. Dr. Ercan Kaya, bu değişikliklerin tek başına ağrı anlamına gelmediğini ifade etti.
Röntgen ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinde yaşa bağlı değişiklikler saptanan pek çok kişinin herhangi bir ağrı yaşamadığına dikkat çeken Kaya, şu değerlendirmede bulundu:
“Yıpranma ile ağrı aynı şey değildir. Omurganın yapısındaki değişiklikleri tamamen önleyemeyebiliriz; ancak işlevini desteklemek için yapabileceklerimiz var. Düzenli hareket etmek, kas gücünü korumak, kemik sağlığına dikkat etmek ve sigaradan uzak durmak, ileri yaşlarda daha rahat hareket etmeye katkı sağlayabilir. Bu anlamda omurgayı genç tutmak, işlevini korumak demektir.”
Bel ve boyun ağrısında hangi belirtiler önemsenmeli?
Bel ve boyun ağrılarının çoğu ciddi bir nedene bağlı olmasa da ağrıyı yalnızca yaşlanmaya bağlamanın doğru olmadığını belirten Op. Dr. Ercan Kaya, bazı belirtilerin gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirdiğini söyledi.
Kaya, özellikle aşağıdaki durumlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı:
- Kol veya bacakta giderek artan güç kaybı
- İdrar ya da dışkı kontrolünde yeni gelişen değişiklikler
- Genital bölgede veya oturma bölgesinde uyuşma
- Yürürken belirgin dengesizlik ya da ellerde beceri kaybı
- Ateşin eşlik ettiği sırt, bel veya boyun ağrısı
- Açıklanamayan kilo kaybı ya da kanser öyküsü bulunan kişilerde yeni başlayan ağrı
- Gece uykudan uyandıran veya giderek şiddetlenen ağrı
- Ciddi bir darbe sonrasında başlayan ağrı
- Osteoporozu bulunan veya uzun süre kortizon kullanan ileri yaştaki kişilerde basit bir düşmenin ardından ortaya çıkan ağrı
Bu belirtilerin her zaman ciddi bir hastalık bulunduğu anlamına gelmediğini, ancak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, özellikle idrar veya dışkı kontrolünde yeni bozulma, genital bölgede uyuşma ya da hızla ilerleyen güç kaybı durumlarında acil tıbbi değerlendirme gerektiğinin altını çizdi. Birkaç hafta içinde azalmayan veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen ağrılarda da hekime başvurulmasını önerdi.
Dik oturmaya çalışmak yerine sık sık pozisyon değiştirin!
Uzun süre oturmanın tek başına bel ağrısına neden olduğunun kesin biçimde gösterilemediğini belirten Op. Dr. Ercan Kaya, uzun süre aynı pozisyonda kalmanın bazı kişilerde rahatsızlığı artırabileceğini ifade etti.
Bel fıtığı gibi mevcut bir sorunu bulunan kişilerde uzun süre oturmanın ağrıyı tetikleyebileceğini söyleyen Kaya, belirli bir duruş biçiminin herkeste ağrıyı önlediğini gösteren güçlü kanıtlar bulunmadığını kaydetti.
“Önemli olan tek bir ideal duruşta kalmaya çalışmak değil, gün içinde pozisyon değiştirmek ve hareket etmektir. Uzun süre oturmayı kısa hareket molalarıyla bölmek, hem genel sağlık hem de kas ve eklem işlevleri açısından yararlıdır.”
Sigara, disk sağlığını ve omurga ameliyatı sonrası iyileşmeyi etkileyebilir!
Sigara kullanımının omurlar arasındaki disklerde görülen yıpranmayla ve bel ağrısıyla ilişkili olduğunu belirten Op. Dr. Ercan Kaya, sigara içenlerde bel ağrısı ve sinir kökü etkilenmesine bağlı, bacağa yayılan ağrıların daha sık görülebildiğini ifade etti.
Kaya, “Sigarayı bırakmak, sigarayla ilişkili riskleri azaltmak açısından önemli bir adımdır; ancak mevcut riskleri tamamen ortadan kaldıracağı söylenemez. Sigara kemik sağlığını da olumsuz etkileyebilir ve omurga ameliyatlarından sonra iyileşmeyi zorlaştırabilir.” dedi.
Fazla kilonun, ağır yükleri sık kaldırmanın ve fiziksel hareketsizliğin de bel ağrısıyla ilişkili olabileceğini belirten Kaya, özellikle ileri yaşlarda kemik sağlığının değerlendirilmesinin önemini vurguladı.
Osteoporoz, basit bir düşme sonrasında omurga kırığına yol açabilir!
Kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemik yoğunluğunun ve dayanıklılığının azalmasına yol açtığını hatırlatan Op. Dr. Ercan Kaya, hastalığın çoğu zaman kırık oluşana kadar belirti vermeyebildiğini söyledi.
Osteoporozu bulunan kişilerde omurga kırıklarının yalnızca ciddi düşmelerden sonra değil, bazen eğilme veya bir eşya kaldırma gibi günlük hareketler sırasında da ortaya çıkabileceğini belirten Kaya, bazı kırıkların başlangıçta fark edilmeyebileceğine dikkat çekti.
Boy kısalması ve sırtın giderek öne doğru eğilmesinin omurga kırıklarının veya kemik sağlığı sorunlarının işareti olabileceğini ifade eden Kaya, uygun görülen kişilerde kemik yoğunluğu ölçümünün yapılmasının önemini vurguladı. Osteoporozun yönetiminde hekim değerlendirmesi, gerekli durumlarda ilaç tedavisi ve düşmeleri önlemeye yönelik önlemler birlikte ele alınmalı.
Omurgayı korumak için her yaşta egzersize başlanabilir!
Kasların omurganın hareketini ve dengesini desteklediğini belirten Op. Dr. Ercan Kaya, düzenli fiziksel aktivitenin bel ağrısının önlenmesi ve yönetiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
İleri yaşlarda ağırlık, direnç bandı veya kişinin kendi vücut ağırlığıyla yapılan güçlendirme egzersizlerinin kas gücünü artırmaya yardımcı olabileceğini belirten Kaya, uygun egzersizlerin kemik sağlığını destekleyebileceğini de ifade etti.
“Egzersiz, omurgada yaşla birlikte ortaya çıkan bütün yapısal değişiklikleri durdurmaz. Ancak kas gücünü, dengeyi ve hareket kabiliyetini destekleyerek günlük yaşamı kolaylaştırabilir. Egzersize başlamak için hiçbir zaman geç değildir. Kişinin yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine uygun bir program seçilmelidir.”
Omurga sağlığı için günlük yaşamda nelere dikkat edilmeli?
Yaş ilerledikçe hareket kabiliyetini korumak ve düşme riskini azaltmak için bazı alışkanlıkların önem taşıdığını belirten Op. Dr. Ercan Kaya, önerilerini şöyle sıraladı:
- Gün içinde düzenli hareket edin ve uzun süre hareketsiz kalmamaya çalışın.
- Haftada en az iki gün, büyük kas gruplarını çalıştıran güçlendirme egzersizleri yapın.
- Sigara kullanmayın; kullanıyorsanız bırakmak için destek alın.
- Sağlıklı kilonuzu korumaya çalışın.
- Kemik sağlığınız ve kemik yoğunluğu ölçümü gereksiniminiz hakkında hekiminizle görüşün.
- Daha önce düşmüşseniz veya düşme riskiniz yüksekse evdeki düşme tehlikelerini azaltın; gerektiğinde sağlık profesyonelinden destek alın.
- Ağrı geçmiyorsa, giderek artıyorsa veya uyarı işaretleri eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirmeyi ertelemeyin.
Op. Dr. Ercan Kaya, omurga sağlığını korumada yaşın tek belirleyici olmadığını; düzenli hareket, kas gücünün desteklenmesi, kemik sağlığına özen gösterilmesi ve riskli belirtilerin zamanında değerlendirilmesinin ileri yaşlarda bağımsızlığı ve yaşam kalitesini korumaya katkı sağlayabileceğini belirtti.
