📝 Editoryal Not:

Sanofi’nin Bioexpo 2026’da ele aldığı aşı geliştirme, bağışıklama teknolojileri ve ruhsatlandırmada üretken yapay zekâ başlıkları, sağlık inovasyonunun araştırma ve üretimin yanı sıra yeni çözümlerin değerlendirilmesi ve hastalara ulaştırılması süreçlerini de kapsadığını gösteriyor. Metin, bilimsel yeniliklerin toplum sağlığına olası katkılarını ve dijital dönüşümde veri kalitesi, insan uzmanlığı ve düzenleyici süreçlerin önemini birlikte ele alacak şekilde düzenlenmelidir. Şirketin açıklamaları ile genel bilimsel bilgiler birbirinden ayrılmalı; aşıların etkisine ve yapay zekânın ruhsatlandırmadaki rolüne ilişkin ifadeler kanıtların desteklediği sınırlar içinde aktarılmalıdır.

Aşı geliştirme ve üretimindeki küresel deneyimini, ruhsatlandırma süreçlerinde üretken yapay zekâ uygulamalarını ve dijital dönüşüm yaklaşımını Bioexpo 2026’da paylaşan Sanofi, bilimsel yeniliklerin toplum sağlığına katkısını ve sağlık çözümlerinin hastalara ulaştırılmasında iş birliğinin önemini gündeme taşıdı.

Sanofi, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Bioexpo 2026 kapsamında aşı geliştirme ve üretiminden ilaç ruhsatlandırmasında dijital dönüşüme uzanan farklı alanlardaki deneyimini kamu ve sektör temsilcileriyle paylaştı. Etkinlikte gerçekleştirilen oturumlarda, yeni nesil aşı ve bağışıklama teknolojileri, veri odaklı değerlendirme süreçleri ve üretken yapay zekânın ruhsatlandırmadaki olası kullanım alanları ele alındı.

Bilimsel yeniliklerin toplumsal faydaya dönüşmesinde araştırma ve geliştirmenin yanı sıra üretim kapasitesi, güvenilir veri, düzenleyici değerlendirme ve paydaşlar arası iş birliğinin de önem taşıdığı vurgulandı.

Aşı inovasyonunda küresel deneyim ve yeni nesil çözümler

“Aşı Geliştirmede ve Üretimde İnovasyon: Avantajlar ve Zorluklar” başlıklı oturumda konuşan Sanofi Aşı İş Birimi Avrasya Medikal Direktörü Dr. Özde Tırna, aşıların halk sağlığına katkısını, üretim süreçlerinin kendine özgü gerekliliklerini ve yeni nesil teknolojilerin sunduğu olanakları değerlendirdi.

Aşılamanın yalnızca bireysel korunma sağlamadığını, toplum sağlığının korunmasına ve sağlık sistemleri üzerindeki hastalık yükünün azaltılmasına da katkıda bulunduğunu belirten Tırna, Sanofi’nin aşı alanındaki deneyimini, araştırma ve geliştirme yetkinliğini ve üretim kapasitesini farklı teknolojik platformlarla bir araya getiren yaklaşımını anlattı.

Tırna, her hastalık veya hedef için uygun teknolojinin seçilmesinin önemine dikkat çekerek kullanıma hazır pediatrik karma aşılar, mRNA teknolojisi ve RSV’ye karşı koruma amacıyla kullanılan uzun etkili monoklonal antikorlar gibi farklı yaklaşımları örnek gösterdi.

Aşılar ile monoklonal antikorların bağışıklama alanında farklı mekanizmalarla koruma sağlayabildiğini belirten Tırna, inovasyonun yalnızca yeni ürünlerin geliştirilmesiyle sınırlı olmadığını; uygulama kolaylığı, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişim gibi unsurları da kapsadığını ifade etti.

Aşılama, toplum sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor

Aşılama programlarının çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasında ve çocuk felci vakalarının büyük ölçüde azaltılmasında belirleyici rol oynadığını belirten Dr. Özde Tırna, kızamık, kızamıkçık, tetanos, difteri, kabakulak ve boğmaca gibi aşıyla önlenebilir hastalıklarla mücadelede de aşılama hizmetlerinin önemine dikkat çekti.

Tırna, aşılama sayesinde son 50 yılda 154 milyon insanın hayatının kurtarıldığına ilişkin küresel veriye atıfta bulunarak şunları söyledi:

“Bu, dakikada 6 hayat anlamına geliyor. Aşılama; hastalıkları önleyen, hayat kurtaran, sağlık harcamalarını azaltmaya ve ekonomik gelişime katkı sağlayan en güçlü halk sağlığı araçlarından biridir. Aşıların değeri bireysel korumayla sınırlı değildir; toplumun tamamına yayılan bir kazanımdır. Dolayısıyla aşı ve bağışıklama alanındaki inovasyon, yeni ürünler geliştirmenin yanı sıra daha güvenli, erişilebilir ve kolay uygulanabilir çözümler sunmakla da ilgilidir. Amacımız, bebeklerden yetişkinlere kadar her yaştan insanı önlenebilir hastalıklardan korumak.”

Ruhsatlandırmanın geleceğinde insan, veri ve yapay zekâ

Sağlık inovasyonunun hastalara ulaşmasında kritik aşamalardan biri olan ruhsatlandırma, Sanofi Türkiye Ruhsatlandırma Direktörü Ecz. Derya Dönmez’in moderatörlüğünde düzenlenen “Ruhsatlandırmada Dijital Dönüşüm: Başvurudan Karara İnsan, Veri ve Yapay Zekâ ile Regülasyonun Geleceğini Tasarlamak” başlıklı uydu oturumunda ele alındı.

Oturuma TC Health Genel Müdürü Salih Güreş, Sağlık Bakanlığı Dijital Proje Yöneticisi Umut Ağyüz ve Sanofi Üretken Yapay Zekâ (GenAI) Ruhsatlandırma Lideri Karen Philippe katıldı.

Elektronik başvuru sistemlerinden veri odaklı değerlendirme süreçlerine geçişin ele alındığı oturumda; veri kalitesi, sistemler arası entegrasyon, yapay zekânın olası kullanım alanları ve dijitalleşmenin sürdürülebilirliği değerlendirildi. Sektör ile düzenleyici otoriteler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekilirken, dijital dönüşümün güvenilir veri, şeffaflık ve insan uzmanlığının karar süreçlerindeki rolüyle birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

Sanofi’nin ruhsatlandırma alanındaki üretken yapay zekâ uygulamalarına ilişkin deneyimlerinin de paylaşıldığı oturumda, teknolojinin temel amacının hastalar için güvenli, etkili ve kaliteli ilaçlara erişimi desteklemek olması gerektiği ifade edildi.

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Ecz. Derya Dönmez, dijital dönüşümün ruhsatlandırma süreçlerine etkisini şu sözlerle değerlendirdi:

“Ruhsatlandırmada kâğıttan veriye, veriden akıllı karar destek sistemlerine uzanan bir dönüşüm yaşıyoruz. Bugün yapay zekânın değerlendirme ve karar süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini konuşuyoruz. Bu yolculukta değişmeyen hedefimiz, güvenli, etkili ve kaliteli ilaçların hastalara en hızlı şekilde ulaşması. Teknoloji bu amaca hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Dönüşümün başarısı ise kaliteli ve standartlaştırılmış veriyi, insan uzmanlığını ve güvene dayalı iş birliğini bir araya getirmemize bağlı. Bioexpo’da da bu dönüşümün sahadaki karşılığını ve geleceğini farklı paydaşların deneyimleriyle birlikte ele alarak tedavilere erişimi destekleyecek ortak yaklaşımları değerlendirdik.”

Bilimi teknoloji ve iş birliğiyle somut faydaya dönüştürmek

Sanofi, Bioexpo 2026’da paylaştığı örneklerle aşı geliştirme ve üretiminden ruhsatlandırma süreçlerine kadar uzanan inovasyon yaklaşımını ortaya koydu. Etkinlikte ele alınan başlıklar, bilimsel gelişmelerin toplum sağlığına katkı sunabilmesi için teknolojik yeniliklerin yanı sıra güvenilir değerlendirme süreçlerine, nitelikli insan uzmanlığına ve sektörler arası iş birliğine duyulan ihtiyacı da gündeme taşıdı.

Aşı ve bağışıklama teknolojilerindeki gelişmeler ile ruhsatlandırmada dijital araçların kullanımı, sağlık çözümlerinin geliştirilmesi ve hastalara ulaştırılması sürecinin farklı ancak birbirini tamamlayan bileşenleri olarak değerlendirildi.