📝 Editoryal Not:

Grip aşısıyla ilgili yanlış inanışlar, özellikle ileri yaştaki bireylerin, kronik hastalığı bulunanların, gebelerin ve kanser tedavisi gören kişilerin aşılanma kararlarını etkileyebilir. Bu basın bülteni, grip aşısına ilişkin dört yaygın yanılgıyı bilimsel bilgiler ışığında ele alarak okuyucuların doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Gebelikte aşılama, kanser tedavisi sırasında uygun zamanlama ve aşı içeriği hakkındaki ifadelerin güncel tıbbi kaynaklarla uyumlu olması, yayımdan önce özellikle önem taşıyor.

Grip aşısıyla ilgili kulaktan kulağa yayılan yanlış bilgiler, özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanma konusunda tereddüt yaşamasına neden olabiliyor. Oysa mevsimsel grip, bazı kişilerde ağır komplikasyonlara ve hastaneye yatışa yol açabilen önemli bir solunum yolu enfeksiyonudur. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının enfeksiyon ve komplikasyon riskini azaltmadaki rolüne dikkat çekerek aşı hakkında doğru bilinen dört yanlışı açıklıyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre mevsimsel grip, dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyar enfeksiyona ve 290.000–650.000 solunum yolu kaynaklı ölüme neden oluyor. Grip özellikle 65 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde daha ağır seyredebildiği için korunma önlemleri önem taşıyor.

Prof. Dr. Evrenkaya, grip aşısının yalnızca bireysel korunma açısından değil, hastalığın ağır seyretme ve komplikasyon geliştirme riskini azaltmak açısından da önem taşıdığını belirtiyor. Kanser hastalarında ise enfeksiyonlar tedavi sürecini güçleştirebildiğinden, aşılama planının hastanın tedavisi ve bağışıklık durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

1. “Grip aşısı beni hasta etti.”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Enjeksiyon yoluyla uygulanan inaktif grip aşıları influenza hastalığına neden olmaz. Aşı sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrısı veya halsizlik gibi kısa süreli yan etkiler görülebilir. Bu belirtiler, grip enfeksiyonuyla aynı şey değildir.

Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, aşı sonrası ortaya çıkan yakınmaların doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaşıyor:

“Aşıdan sonra görülebilen kısa süreli yan etkiler, kişinin grip olduğu anlamına gelmez. Ayrıca grip aşısı, influenza dışındaki solunum yolu virüslerine karşı koruma sağlamaz. Aşılanan bir kişi başka bir solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir veya aşıya rağmen gribe yakalanabilir. Bu durum, aşının hiçbir koruyucu etkisi olmadığı anlamına gelmez.”

2. “Geçen yıl grip aşısı oldum, yine grip geçirdim.”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Grip aşısı yüzde 100 koruma sağlamaz. Aşının etkinliği; dolaşımdaki influenza virüsleriyle aşı bileşenlerinin uyumuna, kişinin yaşına, bağışıklık durumuna ve diğer sağlık özelliklerine göre değişebilir.

İnfluenza virüsleri zaman içinde genetik değişiklikler geçirebildiğinden mevsimsel grip aşısının bileşimi, küresel sürveyans verileri ve dolaşımdaki virüslerin özellikleri dikkate alınarak düzenli olarak güncellenir. Ayrıca aşıyla oluşan bağışıklık zaman içinde azalabilir. Bu nedenle mevsimsel grip aşısının her yıl yeniden değerlendirilmesi ve önerilen kişilerin sezonluk aşılarını yaptırması önemlidir.

Prof. Dr. Evrenkaya, “Grip aşısının amacı yalnızca enfeksiyonu önlemek değildir. Aşılama, özellikle risk grubundaki kişilerde hastalığın ağır seyretme ve komplikasyon geliştirme olasılığını azaltmaya da katkı sağlayabilir. Bu nedenle aşılanmış olmak, hiçbir koşulda grip geçirilmeyeceği anlamına gelmez” diyor.

3. “Hamileyken grip aşısı olunmaz.”: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Gebelikte grip enfeksiyonu daha ağır seyredebilir ve hastaneye yatış riskini artırabilir. Bu nedenle gebelik döneminde influenza enfeksiyonundan korunmak önemlidir.

Gebelikte, uygun inaktif grip aşısı hekim önerisi doğrultusunda her trimesterde uygulanabilir. Canlı zayıflatılmış influenza aşısı ise gebelikte kullanılmaz. Dolayısıyla “Hamileliğin ilk üç ayında grip aşısı yapılmaz” şeklindeki genel ifade doğru değildir.

Grip aşısı, gebeyi korumanın yanı sıra gebelik sırasında oluşan antikorların bebeğe geçmesi yoluyla doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin korunmasına da katkı sağlayabilir.

Prof. Dr. Evrenkaya, gebelerin grip aşısıyla ilgili kararlarını sağlık profesyonelleriyle birlikte vermeleri gerektiğini vurguluyor. Aşının uygun türünün ve zamanlamasının belirlenmesinde gebelik durumu, mevsimsel riskler ve kişinin sağlık geçmişi dikkate alınmalıdır.

4. “Grip aşısının içinde zararlı metaller var.”: YANLIŞ YÖNLENDİRİCİ!

DOĞRUSU: Grip aşılarının içeriği, kullanılan ürünün türüne ve formülasyonuna göre değişebilir. Bu nedenle bütün grip aşılarının aynı maddeleri içerdiğini söylemek doğru değildir.

Bazı aşı formülasyonlarında üretim sürecinden kaynaklanan eser miktarda maddeler veya koruyucular bulunabilir. Örneğin, tiomersal bazı çok dozlu aşı formülasyonlarında koruyucu olarak kullanılabilir; ancak tüm grip aşılarında bulunmaz. Alüminyum ise standart mevsimsel grip aşılarının genel bir bileşeni değildir.

Bu nedenle “Bütün grip aşılarında cıva ve alüminyum vardır” iddiası doğru değildir. Aşı içeriğiyle ilgili kaygısı bulunan kişilerin kullanacakları ürünün kullanma talimatını incelemesi ve sağlık profesyonelinden bilgi alması en doğru yaklaşımdır.

Özellikle Risk Grubundakiler Grip Aşısını İhmal Etmemeli

Grip, herkesin yakalanabileceği bir enfeksiyon olmakla birlikte bazı kişilerde daha ağır seyredebilir ve komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle mevsimsel grip aşısı özellikle şu gruplar açısından önem taşır:

  • 65 yaş ve üzerindeki kişiler
  • Kronik hastalığı bulunanlar: Kalp hastalıkları, KOAH ve diğer kronik akciğer hastalıkları, diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişiler
  • Gebeler
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler: Organ nakli yapılanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve bazı kanser hastaları
  • Sağlık çalışanları
  • Küçük çocuklar: Özellikle 5 yaşından küçük çocuklar, grip komplikasyonları açısından daha yüksek risk taşıyabilir.

Kanser hastalarında grip aşısının gerekliliği kadar doğru zamanlama da önemlidir. Kemoterapi veya bağışıklık sistemini etkileyen başka tedaviler alan kişilerde aşının türü ve uygulanma zamanı, hastayı takip eden onkoloji ekibiyle birlikte belirlenmelidir. Canlı grip aşıları, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler için uygun olmayabilir.

Gripten korunmada aşılanmanın yanı sıra el hijyenine dikkat etmek, hastalık belirtileri bulunan kişilerle yakın teması azaltmak, kapalı alanları havalandırmak ve hastalık belirtileri geliştiğinde uygun tıbbi değerlendirmeye başvurmak da önem taşır.

Grip aşısı tüm enfeksiyonları önleyemese de özellikle risk grubundaki kişilerde influenza ve buna bağlı ağır sonuçların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Aşılanma kararı, kişinin sağlık durumu ve mevcut öneriler doğrultusunda sağlık profesyoneliyle birlikte değerlendirilmelidir.