📝 Editoryal Not:

Metin; donuk omuzun belirtileri, risk faktörleri, tanı süreci ve erken değerlendirme gerekliliği etrafında yeniden düzenlendi. Omuz ağrısının her zaman donuk omuz anlamına gelmediği, benzer şikâyetlere yol açabilen rotator manşet yırtığı ve eklem sorunlarının da ayırt edilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca hastalığın zaman içinde kendiliğinden düzelebileceği bilgisi, her hastada aynı seyri göstermediği belirtilerek daha dengeli aktarıldı. Üç haftalık süre ise kesin bir tanı veya başvuru eşiği gibi sunulmadan, devam eden ya da günlük yaşamı etkileyen yakınmalarda değerlendirme önerisi olarak ele alındı.

Kolunuz Artık Sırtınıza Uzanmıyorsa Donuk Omuz Olabilir

Saçınızı tararken, üst rafa uzanırken, ceketinizi giyerken veya emniyet kemerinizi takarken omzunuzda ağrı ve hareket kısıtlılığı mı hissediyorsunuz? Kolunuzu sırtınıza götürmekte zorlanıyor ya da gece omuz ağrısı nedeniyle uykunuzdan uyanıyor musunuz? Bu şikâyetler, tıp dilinde “adeziv kapsülit”, halk arasında ise “donuk omuz” olarak bilinen hastalığın belirtileri arasında yer alabilir.

Acıbadem International Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Kapcı, toplumun yaklaşık yüzde 2-5’ini etkilediği bildirilen donuk omuzun özellikle 40-65 yaş arasında ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirtiyor. Gece uykudan uyandıran ağrı veya günlük hareketleri belirgin biçimde kısıtlayan tutukluk yaşanması halinde değerlendirme gerektiğini vurgulayan Dr. Kapcı, uzun süre devam eden omuz yakınmalarının “nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Donuk omuz, omuz eklemini çevreleyen eklem kapsülünün kalınlaşıp sertleşmesi ve esnekliğini kaybetmesi sonucunda gelişiyor. Vücudun en hareketli eklemlerinden biri olan omuzda bu süreç, hem ağrıya hem de hareket açıklığının giderek azalmasına neden olabiliyor.

Dr. Serap Kapcı, donuk omuzun yalnızca mekanik bir yapışma sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek hastalığın gelişiminde birden fazla biyolojik sürecin rol oynadığını ifade ediyor. Eklem zarındaki iltihabi süreç, yeni damar oluşumu ve dokunun sertleşmesine yol açan fibrozis, hastalığın gelişiminde etkili olabilen mekanizmalar arasında bulunuyor.

Diyabet ve Tiroit Hastalıkları Riski Artırıyor

Donuk omuz bazı kişilerde belirgin bir neden olmaksızın gelişebiliyor. Nedeni saptanamayan bu durum “idiyopatik donuk omuz” olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte bazı hastalıklar ve durumlar donuk omuz gelişme olasılığını artırabiliyor.

Diyabet ve tiroit hastalıkları, donuk omuzla ilişkili önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Kalp-damar hastalıkları ve Parkinson hastalığı da bu açıdan dikkat çeken sağlık sorunları arasında bulunuyor. Omuz travması, omuz cerrahisi veya ameliyat sonrasında eklemin uzun süre hareketsiz kalması da hareket kısıtlılığının gelişmesine zemin hazırlayabiliyor.

Özellikle diyabeti bulunan kişilerde donuk omuz gelişme olasılığının daha yüksek olabildiğini belirten Dr. Kapcı, omuz ağrısı ve hareket kaybının bu hastalarda dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

“Nasıl Olsa Geçer” Diyerek Beklemeyin!

Donuk omuz bazı hastalarda zaman içinde kendiliğinden iyileşme gösterebilse de bu süreç uzun sürebiliyor ve her hastada aynı şekilde ilerlemiyor. Ağrı ve hareket kısıtlılığı kişinin giyinme, saç tarama, araç kullanma ve günlük işlerini yapma gibi pek çok aktivitesini zorlaştırabiliyor.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serap Kapcı, özellikle gece uykudan uyandıran ağrı ve günlük hareketleri belirgin biçimde kısıtlayan tutukluk durumlarında beklemenin doğru olmadığını belirterek şöyle konuşuyor:

“Donuk omuzun zaman içinde düzelebilmesi, her hastada tedavisiz iyileşeceği anlamına gelmez. Özellikle gece uykudan uyandıran ağrı veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen hareket kısıtlılığı varsa ‘Nasıl olsa geçer.’ düşüncesiyle beklenmemelidir. Üç haftadan uzun süren omuz ağrısı ve hareket kaybında bir uzmana başvurularak değerlendirme yapılması önemlidir.”

Erken Değerlendirme Doğru Tanı İçin Önemli!

Donuk omuz tanısı büyük ölçüde hastanın şikâyetleri, hastalık öyküsü ve fizik muayene bulgularına dayanıyor. Muayene sırasında omuzun hem kişinin kendi hareketiyle hem de hekim tarafından hareket ettirilmesiyle elde edilen hareket açıklığı değerlendiriliyor. Donuk omuzda genellikle aktif ve pasif omuz hareketlerinde kısıtlılık görülüyor.

Bununla birlikte omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığına neden olabilecek başka hastalıkların da ayırt edilmesi gerekiyor. Rotator manşet yırtıkları, omuz eklemi kireçlenmesi ve sinir kaynaklı sorunlar benzer yakınmalara yol açabiliyor. Gerekli görülen hastalarda ultrasonografi veya manyetik rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabiliyor. Ancak görüntüleme sonuçları, hastanın öyküsü ve fizik muayenesiyle birlikte değerlendiriliyor.

Dr. Kapcı, erken değerlendirmenin doğru tanının konulması ve uygun tedavi planının oluşturulması açısından önem taşıdığını belirterek, “Erken dönemde doğru yaklaşımın temel hedefleri ağrıyı kontrol altına almak, omuz hareketlerini korumak ve hareket kısıtlılığının günlük yaşam üzerindeki etkisini azaltmaktır. Bu nedenle özellikle devam eden, gece uykusunu bölen veya günlük aktiviteleri zorlaştıran omuz ağrılarının ihmal edilmemesi gerekir.” diyor.

Omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına başvurması, yakınmaların nedeninin belirlenmesi ve kişiye uygun tedavi yaklaşımının planlanması açısından önem taşıyor.