📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, toplumda sıklıkla belirti vermeden ilerleyen ve rüptür (patlama) durumunda ölüm oranı çok yüksek olan abdominal aort anevrizmasının erken teşhisinin kritik önemini vurguluyor. Hastalıkla ilişkili risk faktörleri, tarama kriterleri ve güncel tedavi seçeneklerinin açıklanması hem toplumsal farkındalığı artırmak hem de klinik uygulamalara katkı sağlamak açısından değer taşımaktadır. Özellikle sigara, hipertansiyon ve genetik yatkınlık gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin yönetimi, mortaliteyi azaltmada büyük rol oynar.
Bazı hastalıklar uzun süre belirti vermeyerek ilerler ve ancak hayati tehlike oluşturan boyutlara geldiğinde kendini gösterir. Abdominal aort anevrizması (AAA) da bu sinsi ilerleyen hastalıkların başında gelir. Karın bölgesindeki ana damar olan aortun duvarının zayıflayıp balonlaşmasıyla oluşan bu durum tedavi edilmediğinde hayati risk taşır. Sigara kullanımı, hipertansiyon ve damar sertliği gibi faktörlerin AAA gelişiminde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Erken teşhis edilen anevrizmalar düzenli takip veya cerrahi yöntemlerle başarılı şekilde tedavi edilebilir.
Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, abdominal aort anevrizmasının nedenleri, risk grupları ve tedavi yaklaşımları hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Aort Damarındaki Sorunlar Tüm Vücudu Etkiliyor
Aort, kalpten çıkan ve organlara temiz kan taşıyan en büyük damardır. Bu nedenle aort duvarındaki bir zayıflama tüm dolaşımı etkileyebilir. Aort çapının normalde yaklaşık 2 cm olduğunu belirten Prof. Dr. Kavala, çapın 3 cm’nin üzerinde olmasının anevrizma olarak kabul edildiğini, 5–5.5 cm’yi geçtiğinde rüptür riskinin belirgin şekilde arttığını ifade ediyor.
Anevrizmanın başlıca nedenleri şunlardır:
- Sigara kullanımı (en güçlü risk faktörü)
- Hipertansiyon
- Ateroskleroz (damar sertliği)
- Erkek cinsiyet
- İleri yaş
- Genetik yatkınlık
Ailede Anevrizma Varsa Risk 4–6 Kat Artıyor
Ailesinde aort anevrizması öyküsü olan bireylerde hastalığın görülme sıklığı 4–6 kat artmaktadır. Bu nedenle birinci derece yakınlarında AAA bulunan kişilerin mutlaka taramadan geçmesi önerilir. Tarama için yalnızca abdominal ultrasonografi yeterlidir; gerektiğinde BT anjiyografi ile detaylı değerlendirme yapılır.
Anevrizmayı ilaçla küçültmek mümkün değildir; ancak büyüme hızını yavaşlatmak için bazı önlemler alınabilir:
Aort Anevrizması Riskini Azaltan 5 Altın Önlem
- Sigaranın tamamen bırakılması
- Tansiyonun kontrol altında tutulması
- Kolesterol ve kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesi
- Ağır kaldırmaktan kaçınılması
- Düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması
Karındaki El Bombası’: Sessiz ve Tehlikeli
Abdominal aort anevrizmasının uzun süre belirti vermeden büyümesi nedeniyle damar cerrahları tarafından “karındaki el bombası” olarak adlandırıldığını belirten Prof. Dr. Kavala, rüptür gerçekleştiğinde hastaların çoğunun hastaneye ulaşamadan kaybedildiğini vurguluyor.
Karında atım hissi, dolgunluk, sırt veya bel bölgesinde açıklanamayan ağrı gibi belirtileri olan; ayrıca aile öyküsü bulunan kişilerin hiç vakit kaybetmeden bir kalp damar cerrahına başvurması önerilir.
Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor
AAA, erken teşhis edildiğinde tedavi şansı yüksektir. Anevrizmanın büyüklüğü ve yerleşimi, tedavi yaklaşımını belirler:
- 5.5 cm üzerindeki anevrizmalarda veya hızlı büyüyen vakalarda cerrahi tedavi gerekir.
- Açık cerrahide, karın açılarak balonlaşmış damar segmenti çıkarılır ve yerine sentetik greft yerleştirilir.
- Kapalı yöntem (EVAR – Endovasküler Anevrizma Onarımı) ise kasık damarından ilerletilen stent-greftin anevrizma içine yerleştirilmesiyle yapılır. Bu yöntem, özellikle uygun anatomisi olan hastalarda daha az invaziv bir seçenek sunar.
