📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, kanserle mücadelede erken tanı, klinik araştırmalar ve hasta odaklı yaklaşımların sağlık sistemine katkısını çok boyutlu biçimde ele almaktadır. AstraZeneca Türkiye’nin klinik araştırmalardan farkındalık projelerine uzanan çalışmaları; kanıta dayalı tıp, sağlıkta eşitlik ve çok paydaşlı iş birliklerinin hasta sonuçlarını nasıl iyileştirebileceğini göstermesi açısından önemlidir. Metin, Dünya Kanser Günü temasıyla uyumlu şekilde, kanserin yalnızca bir hastalık değil, bireysel hikâyelerden oluşan bir yolculuk olduğuna dikkat çekerek sağlık profesyonellerine ve karar vericilere değerli bir perspektif sunmaktadır.

Kanser, dünya genelinde her yıl milyonlarca insanı etkileyen ve yüksek mortaliteye sahip bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. 2023 yılında küresel ölçekte yaklaşık 18,5 milyon yeni kanser vakası görülürken, 10,4 milyon kişi kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu veriler, kanserle mücadelede erken tanı, etkili tedavi ve toplumsal farkındalığın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Bu kapsamda 4 Şubat Dünya Kanser Günü, küresel ölçekte farkındalığı artırmak ve eyleme geçmek için önemli bir platform sunuyor. Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından bu yıl belirlenen “United by Unique” (Benzersizlikte Birleşmek) teması ve “Every Story Counts” (Her Hikâye Değerlidir) mesajı; kanserin yalnızca klinik bir tanı değil, her biri kendine özgü ihtiyaçlar ve deneyimler barındıran bireysel insan hikâyeleriyle şekillenen bir süreç olduğunu vurguluyor.

Hasta Odaklı ve Bütüncül Onkoloji Yaklaşımı

AstraZeneca Türkiye, her hastanın kendine özgü ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımın en iyi sağlık sonuçlarına ulaştıracağı inancıyla çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, “kanseri bir ölüm nedeni olmaktan çıkarma” vizyonu doğrultusunda; akciğer, meme, jinekolojik kanserler, gastrointestinal sistem kanserleri ve hematolojik maligniteler başta olmak üzere birçok tümör tipinde metastatik evreden erken evreye kadar hedefli ve kişiselleştirilmiş tedaviler geliştirmeye odaklanıyor.

Sadece bir ilaç firması olmanın ötesine geçerek sağlık ekosisteminde çözüm ortağı olmayı amaçlayan AstraZeneca Türkiye, hastaların doğru tanıya zamanında erişimini destekleyen projeleriyle de dikkat çekiyor.

Türkiye’de Klinik Araştırmalara Güçlü Katkı

AstraZeneca, Türkiye’de sağlık sektörünün gelişimine katkı sağlamak amacıyla klinik araştırmalara yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Ülkede yürütülen 112 aktif klinik araştırmanın 87’sini onkoloji çalışmaları oluştururken, şirket son yıllarda en fazla klinik araştırma başlatan firmalar arasında yer alıyor.

Bu bilimsel çalışmalar sayesinde AstraZeneca, 2030 yılına kadar onkoloji alanında 10 yeni ilacı hastaların kullanımına sunmayı hedefliyor. Aynı zamanda bu yenilikçi tedavilere Türkiye’deki hastaların erişimini artırmak amacıyla AR-GE yatırımlarına öncelik veriyor.

Akciğer Kanserinde Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor

Akciğer kanseri, AstraZeneca’nın onkoloji stratejisinde öncelikli alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Küresel ölçekte akciğer kanseri, kanser kaynaklı ölümlerin yaklaşık %20’sinden sorumlu bulunuyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 41 bin yeni vaka ile en sık görülen kanser türü olma özelliğini taşıyor. Vakaların yaklaşık %80’inin ileri evrede tanı alması, erken tanının hayati önemini açıkça ortaya koyuyor.

AstraZeneca, 2030 yılı itibarıyla akciğer kanserinin tüm evrelerinde her 10 hastadan 6’sını tedavi etmeyi ve yaşam sürelerini anlamlı şekilde dönüştürmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen Akciğer Sağlığı İnisiyatifi, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği (TTOD) iş birliğiyle hazırlanan raporlar aracılığıyla hastalığın toplumsal yükünü azaltmaya ve politika geliştirmeye katkı sağlıyor.

Tanıdan Tedavi Sonrasına Uzanan Hasta Yolculuğu

AstraZeneca Türkiye’nin hasta odaklı yaklaşımı, tedaviyle sınırlı kalmayarak tanıdan tedavi sonrasına kadar tüm süreci kapsıyor. 2024 yılında Sağlık Bakanlığı’na bağışlanan ve röntgen odası ile laboratuvar donanımını içeren mobil sağlık merkezi, özellikle dezavantajlı bölgelerde erken tanı ve tarama faaliyetlerine destek vererek sağlıkta eşitlik ilkesini güçlendiriyor.

Çok Paydaşlı Farkındalık Projeleri

Şirket, erken tanı ve farkındalığı artırmak amacıyla çok paydaşlı projeler yürütüyor. TTOD iş birliğiyle hayata geçirilen “Belirti Yoksa da Yok Sayma” ve “Akciğerimizi Okuyoruz” projeleri akciğer kanserine odaklanırken; “Kendini Tanı Erken Tanı” ve “Kontrol Sende Cevabı Gende” projeleriyle kadınlar meme kanseri taramalarına teşvik ediliyor. Ayrıca Olivia uygulaması aracılığıyla yumurtalık kanseri alanında hasta ve hasta yakınlarına tanıdan tedavi sonrasına kadar rehberlik sunuluyor.

“Benzersiz İnsan Hikâyelerinden İlham Alıyoruz”

AstraZeneca Türkiye Medikal Direktörü Dr. Deniz Ertürk Erem, Dünya Kanser Günü temasının şirketin hasta yaklaşımını yansıttığını belirterek şunları ifade etti:

“Bizim için kanser, yalnızca klinik bir tablo değil; her biri umutlar ve zorluklarla örülmüş benzersiz insan hikâyeleridir. ‘Kanseri bir ölüm nedeni olmaktan çıkarma’ vizyonumuz doğrultusunda attığımız her adımda bu hikâyelerin gücünden ilham alıyoruz.”

TTOD Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş ise kanserle mücadelede bilim, dayanışma ve empati vurgusu yaparak hastaların bu süreçte yalnız olmadıklarını hissetmelerinin önemine dikkat çekti.