📝 Editoryal Not:

Doğuştan kulak şekil farklılıkları, yalnızca estetik açıdan değil, bazı durumlarda işitme değerlendirmesi ve çocuğun ilerleyen dönemdeki psikososyal iyilik hali açısından da ele alınması gereken bir konudur. Özellikle kulak kıkırdağının daha şekillendirilebilir olduğu yenidoğan döneminde, uygun deformitelerde ameliyatsız kulak şekillendirme yöntemleri önemli bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Güncel sistematik derlemeler, tedavinin yaşamın ilk haftalarında başlatılmasının genel olarak daha elverişli sonuçlarla ilişkili olduğunu; ancak başarı oranlarının deformitenin tipine ve tedavi zamanına göre değiştiğini göstermektedir. Bu nedenle ailelerin “nasıl olsa düzelir” düşüncesiyle değerlendirmeyi geciktirmemesi, ancak evde kontrolsüz bantlama veya şekillendirme uygulamalarına da başvurmaması önemlidir.

Doğuştan kulak şekil farklılıklarında erken değerlendirme, bazı bebeklerde ameliyatsız tedavi olanağı sağlayabiliyor

Doğuştan kulak şekil bozuklukları yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemelidir. Dış kulağın gelişimindeki bazı farklılıklara işitme sorunları eşlik edebilirken, belirgin kulak deformiteleri ilerleyen yaşlarda çocuğun sosyal ve psikolojik açıdan etkilenmesine de neden olabilir.

Bununla birlikte, her doğuştan kulak şekil farklılığının işitme kaybına veya psikolojik probleme yol açtığı düşünülmemelidir. Sorunun türü ve kapsamı belirleyicidir.

Özellikle yaşamın ilk haftalarında, uygun kulak deformitelerinde ameliyatsız kulak şekillendirme (ear molding) yöntemlerinden yararlanılabilir. Sistematik derlemelerde bu yöntemlerin uygun hastalarda yüksek düzeyde düzeltme sağlayabildiği, erken başlanmasının ise tedavi süreci açısından avantaj sağlayabildiği bildirilmektedir.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, “Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde değerlendirme için haftalarca beklenmemeli. Çünkü uygun deformitelerde ameliyatsız tedavinin en etkili olduğu dönem yenidoğan dönemidir” diyor.

Her doğuştan kulak farklılığı aynı değil

Doğuştan kulak anomalileri, kulağın yalnızca şeklini etkileyen deformitelerden, kulak dokularının gelişiminin daha belirgin biçimde bozulduğu malformasyonlara kadar farklı şekillerde görülebilir.

Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümün öne veya aşağı doğru kıvrılması, kulak kenarındaki kıvrımların düzensizliği, fazladan kıkırdak kıvrımı veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi farklı doğumsal kulak deformitelerine örnek olarak verilebilir.

Burada önemli nokta, “kulak şekil bozukluğu” ile “kulak malformasyonu”nun aynı durum olmadığıdır. Kıkırdak ve deri yapılarının büyük ölçüde mevcut olduğu ancak şekillenmenin bozulduğu bazı deformiteler, ameliyatsız şekillendirmeye daha uygun olabilir. Daha ciddi yapısal gelişim bozukluklarında ise farklı tedavi yaklaşımları gerekebilir.

“Büyüdükçe düzelir” diye beklemek tedavi fırsatını azaltabilir

Ameliyatsız kulak şekillendirmede zamanlama önemlidir. Yenidoğan döneminde kulak kıkırdağı daha şekillendirilebilir olduğundan, dışarıdan uygulanan uygun bir şekillendirme sistemiyle kulağın belirli anatomik kıvrımlarının yeniden yönlendirilmesi mümkün olabilir.

Araştırmalar, tedaviye özellikle yaşamın ilk haftalarında başlanmasının daha avantajlı olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, “ilk iki haftadan sonra tedavi yapılamaz” şeklinde kesin bir sınır koymak doğru değildir. Bazı bebeklerde daha ileri haftalarda da tedavi uygulanabilir; ancak yaş ilerledikçe kıkırdağın şekillendirilebilirliği azalabilir ve tedavi süresi ile sonuçlar deformitenin tipine göre değişebilir.

Dr. Reyhan Tamer, “Ailelerin ‘Biraz bekleyelim, büyüdükçe düzelir’ yaklaşımıyla hareket etmesini önermiyoruz. Erken değerlendirme, bebeğin ameliyatsız kulak şekillendirmeye uygun olup olmadığının belirlenmesini sağlar. Ancak tedavinin başarısı yalnızca bebeğin yaşına değil, deformitenin tipine ve tedaviye uyuma da bağlıdır” bilgisini paylaşıyor.

Her kulak şekil bozukluğu işitme kaybı anlamına gelmiyor

Dış kulağın şeklini ilgilendiren bazı deformitelerde işitme normal olabilir. Ancak dış kulak yolu veya kulak yapılarının gelişimini etkileyen daha kapsamlı doğumsal anomalilerde işitme kaybı görülebilir.

Bu nedenle doğuştan belirgin bir kulak anomalisi bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının sonuçları değerlendirilmeli, gerekli görüldüğünde çocuk doktoru, çocuk kulak burun boğaz uzmanı ve odyoloji tarafından ileri değerlendirme planlanmalıdır.

Dolayısıyla dış kulaktaki şekil farklılığı ile işitme kaybı arasında her bebek için doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulması doğru değildir; ancak işitmenin değerlendirilmesi ihmal edilmemelidir.

İlerleyen yaşlarda psikososyal etkileri olabilir

Belirgin kulak farklılıkları bazı çocuklarda okul çağında akranlarının dikkatini çekebilir. Alay edilme veya akran zorbalığı, bazı çocuklarda özgüven sorunları, sosyal ortamlardan kaçınma veya görünüşünü gizleme davranışlarına yol açabilir.

Dr. Tamer, “Çocuğun kulaklarının görünümü nedeniyle saçlarını sürekli kulaklarının üzerine getirmeye çalışması, fotoğraf çektirmek istememesi veya sosyal ortamlardan kaçınması gibi davranışlar göz ardı edilmemeli. Ancak bu etkilerin her çocukta ortaya çıkacağı düşünülmemelidir” diyor.

Belirgin kulak deformiteleri bazı çocuklarda gözlük veya kulaklık kullanımını da mekanik olarak zorlaştırabilir. Bu nedenle değerlendirmede yalnızca görünüm değil, çocuğun günlük yaşamına etkisi de dikkate alınmalıdır.

Ameliyatsız kulak şekillendirme nasıl uygulanıyor?

Uygun bebeklerde kulak şekillendirme yöntemi, kulağın anatomik yapısına göre hekim tarafından planlanır. Kulak çevresine ve gerekli anatomik bölgelere yerleştirilen özel şekillendirme materyalleri, kıkırdağı kontrollü biçimde hedeflenen pozisyonda tutmayı amaçlar.

Yöntemde cerrahi kesi yapılmaz ve dikiş kullanılmaz. Ancak “tamamen ağrısız ve risksiz” şeklinde ifade edilmesi doğru değildir. Tedavi sırasında ciltte kızarıklık, tahriş, basınç kaynaklı lezyonlar veya dermatit gibi komplikasyonlar gelişebilir. Sistematik derlemelerde bildirilen komplikasyonların çoğu hafif olmakla birlikte, düzenli hekim kontrolü önemlidir.

Tedavinin süresi deformitenin türüne, bebeğin yaşına ve kullanılan sisteme göre değişebilir. Çalışmalarda tedavi süreleri çoğunlukla birkaç hafta olarak bildirilmiştir.

Başarı oranı yüksek, ancak her bebek için aynı değil

Ameliyatsız kulak şekillendirme konusunda yapılan sistematik derleme ve meta-analizlerde, uygun doğuştan kulak deformitelerinde genel başarı oranlarının yüksek olduğu bildirilmektedir. 2024 tarihli bir meta-analizde 1.248 çocuğu kapsayan çalışmalarda birleştirilmiş etkinlik oranı yaklaşık %91 olarak bulunmuştur. Ancak başarı deformitenin tipine göre değişmiş; bazı deformitelerde daha yüksek, bazı kulak kenarı deformitelerinde ise daha düşük oranlar bildirilmiştir.

Bu nedenle tek bir “%90 başarı garantisi” vermek yerine, başarının bebeğin yaşı, deformitenin türü, tedaviye başlama zamanı ve uygulamanın düzenli sürdürülmesi gibi faktörlere bağlı olduğu vurgulanmalıdır.

Ebeveynler evde bantlama yapmamalı

Ailelerin bebeğin kulağını kendi yöntemleriyle bantlaması, bastırması veya farklı materyallerle şekillendirmeye çalışması önerilmez.

Yanlış uygulamalar ciltte tahrişe, basınç yaralanmalarına veya enfeksiyona neden olabilir. Ayrıca deformitenin türü doğru değerlendirilmeden yapılan uygulamalar beklenen düzeltmeyi sağlamayabilir.

Tedavi sırasında kullanılan sistem aile tarafından çıkarılmamalı veya yerinden değiştirilmemelidir. Ciltte belirgin kızarıklık, yara, şişlik, akıntı ya da bebeğin belirgin huzursuzluğu ortaya çıkarsa tedaviyi planlayan hekime başvurulmalıdır.

Dr. Reyhan Tamer sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde öncelikle bunun basit bir deformite mi, yoksa daha kapsamlı bir doğumsal anomali mi olduğu değerlendirilmelidir. İşitme durumu gözden geçirilmeli ve uygun tedavi seçeneği belirlenmelidir. Erken değerlendirme, uygun bebeklerde ameliyatsız tedavi için önemli bir fırsat sağlayabilir. Ancak ailelerin evde bantlama gibi yöntemlerle kulağa şekil vermeye çalışması doğru değildir.”