📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, toplumda yaygın görülen bruksizm ve diş estetiğine yönelik yanlış uygulamalar hakkında bilimsel temelli ve klinik pratiğe dayalı bilgiler sunması açısından önemlidir. Özellikle gece plağı ve masseter botoksunun birlikte kullanımına dair bütüncül yaklaşım, hasta güvenliği ve tedavi etkinliği açısından sağlık profesyonellerine yol gösterici nitelik taşımaktadır. Metin, ağız ve diş sağlığı alanında sık karşılaşılan yanlış inanışları düzeltmeyi ve kanıta dayalı uygulamaları öne çıkarmayı hedeflemektedir.
Ağız ve diş sağlığı alanında toplumda yaygın olarak kabul gören pek çok bilgi, bilimsel verilerle örtüşmemektedir. Özellikle bruksizm (diş sıkma ve gıcırdatma) tedavisi ve evde uygulanan bilinçsiz diş beyazlatma yöntemleri, uzun vadede ciddi oral problemlere yol açabilmektedir.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bruksizm tedavisinde kombine yaklaşımların önemine ve ağız sağlığını tehdit eden yanlış uygulamalara ilişkin bilimsel değerlendirmelerde bulundu.
Bruksizm: Sadece Dişleri Değil, Çene ve Kas Sistemini de Etkiliyor
Bruksizm, bireyin çoğunlukla uyku sırasında farkında olmadan dişlerini sıkması veya gıcırdatması ile karakterize edilen bir parafonksiyonel alışkanlıktır. Tedavi edilmediği takdirde dişlerde aşınma, çene eklemi (temporomandibular eklem) rahatsızlıkları, baş ve boyun ağrıları gibi klinik sorunlara yol açabilmektedir.
Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, klinik pratikte hastaların en sık sorduğu sorulardan birinin “Bruksizmde gece plağı mı yoksa botoks mu tercih edilmeli?” olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
- Gece plağı, dişler arasında koruyucu bir bariyer oluşturarak mine aşınmasını önler ve çene eklemine binen yükü azaltır. Ancak kas aktivitesini doğrudan baskılamaz.
- Masseter botoksu, çiğneme kasının aşırı aktivitesini azaltarak kas gerginliğini ve buna bağlı ağrıları hafifletir. Bununla birlikte dişleri mekanik olarak koruma özelliği bulunmaz.
Bu nedenle, güncel klinik yaklaşımlarda gece plağı ve masseter botoksunun birlikte uygulanması, hem diş dokularının korunması hem de kas kaynaklı semptomların kontrol altına alınması açısından en etkili ve güvenli yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Evde Bilinçsiz Diş Beyazlatma Yöntemleri Ciddi Risk Taşıyor
Son yıllarda evde “doğal” yöntemlerle diş beyazlatma uygulamaları yaygınlaşmıştır. Ancak karbonat, limon, sirke veya kontrolsüz kullanılan hidrojen peroksit gibi maddeler, diş minesine geri dönüşü olmayan zararlar verebilmektedir.
Dr. Öğr. Üyesi Turan, bu tür uygulamaların kısa vadede beyazlık hissi yaratabileceğini ancak uzun vadede;
- mine aşınması,
- dentin dokusunun açığa çıkması,
- kalıcı diş hassasiyeti ve
- diş eti dokusunda kimyasal yanıklar
gibi ciddi klinik sonuçlara yol açabildiğini vurgulamaktadır.
Diş beyazlatma işlemlerinin mutlaka diş hekimi kontrolünde, bilimsel olarak güvenliği kanıtlanmış yöntemlerle yapılması gerektiğinin altı çizilmektedir.
Diş Sağlığı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Toplumda sıkça dile getirilen bazı ifadelerin bilimsel karşılığı bulunmamaktadır. Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, klinik deneyimlere ve bilimsel verilere dayanarak şu değerlendirmeleri paylaşıyor:
- “Diş fırçalarken diş eti kanıyorsa fırçalamayı bırakmalıyım” → Yanlış
- “Amalgam dolgular herkeste sürekli cıva salar ve zararlıdır” → Yanlış
- “Diş sıkma ve gıcırdatma stres kaynaklı olabilir” → Doğru
- “Diş çürükleri erken dönemde ağrı yapmadan ilerleyebilir” → Doğru
- “Her diş ağrısı kanal tedavisi gerektirir” → Yanlış
- “Diş eti hastalıkları tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir” → Doğru
- “Karbonat ve limon dişleri beyazlatır” → Yanlış ve risklidir
- “Şikâyet olmasa bile yılda iki kez diş hekimi kontrolü gerekir” → Doğru
- “Hamilelikte diş tedavileri kesinlikle yapılamaz” → Yanlış
- “Tütün kullanımı diş eti hastalıkları ve implant başarısızlığı riskini artırır” → Doğru
Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, ağız ve diş sağlığının korunmasında kanıta dayalı uygulamaların ve düzenli diş hekimi kontrollerinin temel unsur olduğunu vurgulamaktadır.
