📝 Editoryal Not:
Dünya Hepatit Günü kapsamında hazırlanan bu içerik, viral hepatitin küresel halk sağlığı üzerindeki etkisini güncel verilerle ortaya koyarken, erken tanı, tarama ve aşılamanın yaşam kurtarıcı rolünü vurgulamaktadır. Hepatit B ve C enfeksiyonlarının uzun yıllar asemptomatik seyredebilmesi nedeniyle risk gruplarının taranması ve ulusal aşılama programlarının güçlendirilmesi, siroz ve hepatoselüler karsinom gelişiminin önlenmesinde kritik önem taşımaktadır. Haber, sağlık profesyonelleri açısından koruyucu hekimlik uygulamalarını destekleyen güncel ve kanıta dayalı mesajlar içermektedir.
Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez: “Hepatit B ve C sessiz ilerliyor; erken tanı ve aşı hayat kurtarıyor.”
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 287 milyon kişi kronik Hepatit B veya Hepatit C enfeksiyonu ile yaşamını sürdürmektedir. Bu sayı dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’üne karşılık gelirken, yalnızca 2024 yılında 1,3 milyon kişi viral hepatite bağlı gelişen siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.
Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özcan Sönmez, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, viral hepatitin günümüzde büyük ölçüde önlenebilir ve tedavi edilebilir olmasına rağmen milyonlarca kişinin hâlâ tanı almadan yaşamını sürdürdüğünü belirtti.
2026 Dünya Hepatit Günü teması: “Hepatit: Engelleri Aşalım”
Dr. Sönmez, 2026 Dünya Hepatit Günü’nün “Hepatit: Engelleri Aşalım” temasıyla düzenlendiğini belirterek, kampanyanın erken tanı, test, tedavi ve sağlık hizmetlerine eşit erişimin artırılmasını hedeflediğini ifade etti.
“Hepatitin ortadan kaldırılması için gerekli bilimsel araçlara sahibiz. Ancak farkındalık eksikliği, damgalanma, sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler ve tanı yetersizliği nedeniyle milyonlarca kişi tedaviye ulaşamıyor.”
Viral hepatitte etkili korunma ve tedavi seçenekleri mevcut
Günümüzde viral hepatitle mücadelede etkili bilimsel yöntemlerin bulunduğunu belirten Dr. Sönmez, şu değerlendirmede bulundu:
- Hepatit B için etkili koruyucu aşılar bulunmaktadır.
- Hepatit C, doğrudan etkili antiviral tedaviler (DAA) sayesinde birçok hastada tamamen tedavi edilebilmektedir.
- Kronik Hepatit B enfeksiyonu ise antiviral tedavilerle uzun yıllar baskılanarak siroz ve karaciğer kanseri riski önemli ölçüde azaltılabilmektedir.
Hepatit B ve C yıllarca belirti vermeyebilir
Hepatit; karaciğer dokusunda inflamasyon (iltihap) ile karakterize bir hastalık olup en sık viral enfeksiyonlara bağlı gelişmektedir. Hepatit A, B, C, D ve E olmak üzere beş temel viral hepatit etkeni bulunmaktadır.
Dr. Sönmez, özellikle Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonlarının uzun yıllar asemptomatik seyredebildiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:
“Hepatit B ve C kan ve cinsel temas yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlardır. Hastalar çoğu zaman siroz gelişinceye kadar herhangi bir belirti yaşamayabilir. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşımaktadır.”
Risk gruplarında düzenli tarama öneriliyor
Risk grubunda bulunan bireylerde düzenli hepatit taramalarının yapılması önerilmektedir. Özellikle;
- Sağlık çalışanları,
- Sık kan ve kan ürünü transfüzyonu alan hastalar,
- İmmünsüpresif tedavi alan bireyler,
- Onkoloji hastaları,
- Toplu yaşam alanlarında bulunan kişiler,
hepatit açısından düzenli olarak değerlendirilmelidir.
Erken tedavi siroz ve hepatoselüler karsinom riskini azaltıyor
Kronik viral hepatitin erken dönemde tanınması ve tedavi edilmesi, karaciğer hasarının ilerlemesini önleyebilmektedir.
Dr. Sönmez;
“Erken dönemde başlanan tedavi ile siroz ve karaciğer kanseri gelişme riski belirgin ölçüde azaltılabilmektedir. Hepatit C günümüzde yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilirken, Hepatit B uygun antiviral tedavilerle uzun süre kontrol altında tutulabilmektedir.” dedi.
Türkiye’de gastroenteroloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından tanı ve tedavi süreçlerinin yaygın şekilde yürütülebildiğini belirten Sönmez, antiviral ilaçlara erişimin de kolay olduğunu ifade etti.
Aşılama en etkili korunma yöntemi
Hepatit A ve Hepatit B enfeksiyonlarına karşı güvenli ve etkili aşılar bulunmaktadır. Her iki aşı da Türkiye Ulusal Aşı Takvimi içerisinde yer almaktadır.
Tam doz aşılama sonrasında Hepatit B’ye karşı koruyuculuğun %95-100 düzeyine ulaşabildiğini belirten Dr. Sönmez, buna rağmen dünya genelinde bebeklerin yalnızca %45’inin doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde Hepatit B aşısına ulaşabildiğini söyledi.
Koruyucu hekimlik hedefe ulaşmada kritik rol oynuyor
Viral hepatitin kontrol altına alınmasında farkındalık çalışmaları, risk gruplarının taranması, ulusal aşılama programlarının güçlendirilmesi ve tedaviye erişimin artırılması temel stratejiler arasında yer almaktadır.
Dr. Sönmez sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün elimizde hepatiti önlemek ve kontrol altına almak için gerekli bilimsel araçlar bulunuyor. Erken tanı, zamanında tedavi ve aşılama sayesinde siroz ve karaciğer kanseri büyük ölçüde önlenebilir. Viral hepatiti ortadan kaldırmak mümkündür.”
