📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, Dünya Sağlık Örgütü’nün infertilite alanında ilk kez yayımladığı kapsamlı rehberi ve Türkiye’den bir uzmanın bu küresel çalışmadaki katkısını ele alarak, infertilitenin bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmasının önemini vurgulamaktadır. Rehber; tanı ve tedavide bilimsel standartların güçlendirilmesi, gereksiz uygulamaların azaltılması ve hasta odaklı, erişilebilir sağlık politikalarının geliştirilmesi açısından sağlık profesyonellerine güncel ve yol gösterici bilgiler sunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), infertilitenin önlenmesi, tanısı ve tedavisine yönelik kapsamlı bir yol haritası sunan “İnfertilitenin Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi Rehberi”ni yayımladı. WHO tarafından infertilite alanında yayımlanan ilk ve en kapsamlı rehber olma özelliğini taşıyan bu çalışma, tanıdan tedaviye kadar kanıta dayalı standartları yeniden tanımlıyor.

Rehberin hazırlanma sürecine, Türkiye’den Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük davet edildi. Farklı ülkelerden 30 uzmanın yer aldığı çalışma grupları tarafından yaklaşık beş yıl süren yoğun bir bilimsel değerlendirme süreci sonucunda oluşturulan rehber, infertiliteyi bireysel bir sorun olmaktan çıkararak küresel bir halk sağlığı meselesi olarak ele alıyor.

İnfertilite: Küresel Bir Halk Sağlığı Sorunu

WHO verilerine göre infertilite, üreme çağındaki her 6 kişiden birini etkilemektedir. Rehber, infertilitenin hem kadın hem de erkek kaynaklı olabileceğini vurgularken, klinik uygulamalarda erkek faktörünün sıklıkla göz ardı edilmesine dikkat çekmektedir. Ayrıca tanı ve tedavi süreçlerinde gereksiz, maliyetli ve bilimsel temeli olmayan test ve girişimlerin azaltılması gerektiği özellikle belirtilmektedir.

Rehberin lansmanı, sağlık bakanlıkları, sivil toplum kuruluşları, hekimler ve hasta temsilcilerinin katıldığı geniş kapsamlı bir webinar ile duyurulmuştur. Bu toplantıda ülkelerin; erişilebilir, maliyet-etkin ve hasta odaklı infertilite hizmetleri geliştirmesi yönünde çağrılar yapılmıştır.

Açıklanamayan İnfertilite: Klinik Uygulamada Gri Alan

İnfertilite tedavisinin en tartışmalı alanlarından birinin açıklanamayan infertilite olduğunu belirten Prof. Dr. Tansu Küçük, bu gruptaki çiftlerin bilimsel kanıtı olmayan “mucize tedavi” yaklaşımlarına yönlendirilebildiğini vurguladı. Rehberde, açıklanamayan infertilitede ilk basamak yaklaşımın çoğu zaman “bekle–gör” stratejisi olduğu ve bu sürecin doğru klinik yönetim gerektirdiği belirtiliyor.

Prof. Dr. Küçük, gereksiz testlerin ve deneysel uygulamaların çiftler için zaman kaybı ve ekonomik yük oluşturduğunu ifade ederek, yaşam tarzı düzenlemelerinin (sigaranın bırakılması, kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme) tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

İnfertilite Bir Sağlık Hakkı Olarak Ele Alınmalı

WHO rehberi, infertilite hizmetlerinin bir ayrıcalık değil, temel bir sağlık hakkı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Rehberde; yaşa bağlı doğurganlık azalması, kilo durumu, sigara kullanımı ve yaşam alışkanlıkları gibi risk faktörleri hakkında çiftlere açık ve anlaşılır bilgilendirme yapılması, tanının mümkün olan en basit ve ulaşılabilir yöntemlerle konulması ve tedavi süreçlerinin şeffaf biçimde yönetilmesi öneriliyor.

Prof. Dr. Tansu Küçük, infertilitenin birçok ülkede hâlâ bir “hastalık” olarak tanımlanmamasının, çiftlerin tedaviye erişimini ciddi şekilde kısıtladığını belirterek, bu durumun yalnızca tıbbi değil aynı zamanda psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Rehber, infertilite yaşayan bireylerin ruh sağlığı ve sosyal destek ihtiyaçlarının da sağlık politikalarına entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.