📝 Editoryal Not:
Demans, küresel ölçekte hızla artan halk sağlığı sorunlarından biri olup, yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir. Güncel bilimsel kanıtlar, demans riskinin önemli bir bölümünün yaşam boyu değiştirilebilir risk faktörlerinin yönetilmesiyle azaltılabileceğini göstermektedir. Bu haber, özellikle yaz aylarında dehidratasyon ve kan basıncı kontrolü gibi mevsimsel risklere dikkat çekmesi açısından sağlık profesyonelleri için güncel ve pratik bilgiler sunmaktadır. Bununla birlikte, susuz kalmanın tek başına demansa neden olmadığı; bilişsel kırılganlığı artırabildiği, deliryumu tetikleyebildiği ve vasküler risk faktörleri üzerinden uzun vadeli beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceği bilimsel çerçevede değerlendirilmelidir.
Yaz Aylarında Dehidratasyon ve Hipertansiyon Beyin Sağlığını Tehdit Edebilir
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde 55 milyondan fazla kişi demans ile yaşamını sürdürüyor. Nüfusun yaşlanmasına paralel olarak bu sayının 2050 yılına kadar yaklaşık 139 milyona ulaşması bekleniyor.
Demans; hafıza, dikkat, dil, yürütücü işlevler ve günlük yaşam aktivitelerinde ilerleyici bozulmayla karakterize, bireyin bağımsızlığını önemli ölçüde etkileyen klinik bir sendromdur. En sık nedeni Alzheimer hastalığı olmakla birlikte, vasküler demans ve diğer nörodejeneratif hastalıklar da önemli nedenler arasında yer almaktadır.
İleri yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer alırken; hipertansiyon, diyabet, işitme kaybı, sigara kullanımı, fiziksel hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi değiştirilebilir risk faktörleri demans gelişiminde önemli rol oynamaktadır.
Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, özellikle yaz aylarında ortaya çıkan bazı çevresel ve yaşam tarzı değişikliklerinin beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:
“Yaz aylarında özellikle dehidratasyon ve kan basıncındaki dalgalanmalar, yaşlı bireylerde bilişsel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir. Susama hissi beklenmeden yeterli sıvı tüketilmesi ve hipertansiyon hastalarının kan basınçlarını düzenli takip etmeleri önem taşımaktadır.”
Dr. Halaçoğlu ayrıca, Lancet Commission tarafından yayımlanan güncel bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda, yaşam boyu değiştirilebilir risk faktörlerinin etkin şekilde yönetilmesiyle demans vakalarının yaklaşık %40-45’inin önlenebileceği veya başlangıcının geciktirilebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatıyor.
Yaz Aylarında Demans Riskiyle İlişkilendirilen Değiştirilebilir Faktörler
1. Dehidratasyon (Susuz Kalma)
Yüksek sıcaklıklarda gelişen sıvı kaybı özellikle ileri yaş grubunda bilişsel fonksiyonlarda geçici bozulmalara neden olabilir.
Dehidratasyon;
- elektrolit dengesizlikleri,
- hipotansiyon veya tansiyon dalgalanmaları,
- enfeksiyon gelişimi,
- deliryum
gibi durumları tetikleyerek mevcut bilişsel kırılganlığı belirgin hale getirebilir. Mevcut bilimsel veriler, dehidratasyonun tek başına kalıcı demansa neden olduğunu göstermemekle birlikte, damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle uzun dönemde bilişsel rezervin azalmasına katkıda bulunabileceğini düşündürmektedir.
Korunma önerileri
- 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş maruziyetinden kaçının.
- Susamayı beklemeden düzenli sıvı tüketin.
- Ani bilinç değişikliği, koyu renkli idrar, ateş veya belirgin halsizlik gelişirse sağlık kuruluşuna başvurun.
2. Hipertansiyon
Kontrolsüz hipertansiyon, serebral küçük damar hastalığı, inme ve beyaz cevher hasarı açısından en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir.
Yaz aylarında sıcak hava, sıvı kaybı ve antihipertansif tedavinin düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabilir. Bu durum vasküler demans riskini artırırken Alzheimer hastalığının klinik seyrini de olumsuz etkileyebilir.
Korunma önerileri
- Kan basıncınızı düzenli ölçün.
- İlaç tedavinizi hekim önerisine uygun şekilde sürdürün.
- Tuz tüketimini sınırlandırın.
- Sağlıklı kilonuzu koruyun.
3. Diyabet ve Metabolik Sendrom
Uzun süre kontrolsüz seyreden hiperglisemi, kronik inflamasyon, oksidatif stres ve mikrovasküler hasar yoluyla bilişsel gerileme riskini artırmaktadır.
Hipertansiyon, abdominal obezite ve dislipidemi ile birlikte görülen metabolik sendrom ise bu riski daha da yükseltmektedir.
Korunma önerileri
- Kan şekeri, kan basıncı ve lipid düzeylerini düzenli takip edin.
- Tedavinizi aksatmayın.
- Düzenli fiziksel aktivite yapın.
4. Sağlıksız Beslenme
Ultra işlenmiş gıdalar, aşırı tuz ve rafine şeker tüketimi; obezite, insülin direnci ve damar hastalıkları riskini artırarak beyin sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Akdeniz tipi beslenme modeli ise güncel çalışmaların desteklediği en güçlü koruyucu yaşam tarzı yaklaşımlarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Korunma önerileri
- Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenin.
- Porsiyon kontrolüne dikkat edin.
- Şekerli içecekleri sınırlandırın.
5. Fiziksel Hareketsizlik
Düzenli fiziksel aktivite; serebral kan akımını artırması, kardiyovasküler risk faktörlerini azaltması ve nöroplastisiteyi desteklemesi nedeniyle bilişsel sağlığın korunmasında önemli rol oynamaktadır.
Korunma önerileri
- Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz hedefleyin.
- Egzersizleri sabah erken veya akşam serin saatlerde yapın.
6. Sigara ve Alkol Kullanımı
Sigara kullanımının damar endotelinde oluşturduğu hasar serebrovasküler hastalık riskini artırırken, aşırı alkol tüketimi nörotoksik etkiler, beslenme yetersizlikleri ve uyku bozuklukları üzerinden bilişsel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir.
Korunma önerileri
- Sigara kullanmayın.
- Alkol tüketimini mümkün olduğunca sınırlandırın veya kaçının.
- Gerekirse profesyonel destek alın.
7. İşitme ve Görme Kaybı
Son yıllarda işitme kaybı, demans açısından en güçlü değiştirilebilir risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
İşitme ve görme kaybı; sosyal izolasyon, bilişsel yük artışı ve zihinsel uyarımın azalması yoluyla bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir.
Korunma önerileri
- Düzenli göz ve işitme muayenelerini ihmal etmeyin.
- Gerektiğinde işitme cihazı veya diğer tedavileri kullanın.
- Sosyal ve zihinsel aktiviteleri sürdürün.
8. Uyku Bozuklukları
Kronik uykusuzluk ve obstrüktif uyku apnesi, dikkat, hafıza ve yürütücü işlevlerde bozulmaya neden olabilir.
Ayrıca yetersiz uyku; nöroinflamasyon, kardiyovasküler hastalıklar ve depresyon riskini artırarak demans gelişimine dolaylı katkıda bulunabilir.
Korunma önerileri
- Düzenli uyku saatleri oluşturun.
- Serin ve sessiz bir uyku ortamı sağlayın.
- Horlama, tanıklı apne veya gündüz aşırı uyku hali varsa uyku bozuklukları açısından değerlendirilmek üzere uzmana başvurun.
