📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, ilaca dirençli epilepsi hastaları için cerrahinin etkin ve bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavi seçeneği olabileceğini ortaya koyması açısından önem taşımaktadır. Epilepsi cerrahisinin hasta seçimi, beklenen kazanımlar ve uzun dönem sonuçlarına dair güncel veriler sunarak hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için farkındalık artırıcı niteliktedir.

Epilepsi, her yaş grubunu etkileyebilen, kronik ve bulaşıcı olmayan bir beyin hastalığıdır. Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişi epilepsi tanısı ile yaşamaktadır ve bu durum epilepsiyi en yaygın nörolojik hastalıklardan biri haline getirmektedir. Epilepsili bireylerde erken ölüm riski, genel nüfusa kıyasla yaklaşık üç kat daha fazladır.

Epilepsi çoğu hastada ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilse de, bazı hasta gruplarında ilaca dirençli epilepsi gelişmektedir. Bu durumda epilepsi cerrahisi, nöbetlerin kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin artırılması açısından önemli bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.
Memorial Antalya Hastanesi Beyin, Sinir, Omurga ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, epilepsi cerrahisi hakkında bilinmesi gerekenleri paylaştı.

Epilepsi Nöbetleri Her Hastada Farklı Seyredebilir

Epilepsi, tekrarlayan nöbetlerle seyreden bir beyin hastalığıdır ve birçok farklı tipi bulunmaktadır. Bazı hastalarda nöbetin nedeni net olarak saptanabilirken, bazı vakalarda altta yatan neden belirlenemeyebilir. Epilepsi; cinsiyet, ırk, etnik köken ve yaş ayrımı gözetmeksizin herkesi etkileyebilir.

Nöbet belirtileri kişiden kişiye büyük farklılık gösterebilir. Bazı hastalar nöbet sırasında bilinç kaybı yaşarken, bazıları bilinç kaybı olmadan kısa süreli dalma, boş bakma gibi belirtiler gösterebilir. Bazı nöbetlerde ise kol ve bacaklarda istemsiz kasılmalar (konvülsiyonlar) görülebilir.

İlaç Tedavisi Her Hastada Yeterli Olmayabilir

Antiepileptik ilaçlar, epilepsili hastaların büyük bölümünde nöbetleri kontrol altına alabilir. Bazı hastalarda uzun süreli tedavi gerekebilirken, bazı çocuk hastalarda epilepsi yaşla birlikte tamamen ortadan kalkabilir. Ancak belirli bir hasta grubunda ilaç tedavisine rağmen nöbetler devam edebilir. Bu durum ilaca dirençli epilepsi olarak tanımlanır.

Epilepsiye Yol Açabilen Başlıca Nedenler

Epilepsiye neden olabilen durumlar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Doğum öncesi veya doğum sırasında gelişen beyin hasarı
  • Ciddi kafa travmaları
  • İnme (beyne giden oksijenin azalması)
  • Menenjit, ensefalit ve nörosistiserkoz gibi beyin enfeksiyonları
  • Bazı genetik hastalıklar
  • Beyin tümörleri
İlaca Dirençli Epilepside Cerrahi Büyük Avantaj Sağlıyor

Epilepsi uygun şekilde tedavi edilmediğinde ciddi sağlık risklerine ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe yol açabilir. İlaçla kontrol altına alınamayan nöbetlerde epilepsi cerrahisi, hastalar için önemli bir tedavi şansı sunmaktadır. Cerrahi girişimle nöbetlerin sayısı ve şiddeti azaltılabilir, bazı hastalarda ise tamamen ortadan kaldırılabilir.

Epilepsi cerrahisi, özellikle nöbetlerin beynin tek bir bölgesinden kaynaklandığı durumlarda oldukça etkilidir. Cerrahide nöbet odağının bulunduğu beyin bölgesi çıkarılabilir veya fonksiyonu değiştirilebilir.

Yaşam Kalitesini Belirgin Şekilde Artırıyor

Epilepsi cerrahisi kararı öncesinde hastalara ayrıntılı nörolojik değerlendirme ve görüntüleme testleri uygulanır. Cerrahi büyük bir karar olmakla birlikte, epilepsiyi tamamen ortadan kaldırma garantisi vermez. Ancak nöbet sıklığının azalması, ilaç yükünün düşmesi ve sosyal yaşamın iyileşmesi açısından yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.

Nöbetler Yüzde 90’a Varan Oranlarda Kontrol Altına Alınabiliyor

Epilepsi cerrahisinde hedef, ilaçla nöbet kontrolünün sağlanabilmesidir. En sık uygulanan yöntemlerden biri olan temporal lob rezeksiyonu sonrasında hastaların yaklaşık üçte ikisinde nöbetler tamamen durmaktadır.

Araştırmalar, temporal lob cerrahisi sonrası ilk yıl nöbet geçirmeyen hastaların:

  • 2 yıl sonunda nöbetsiz kalma olasılığının %87–90,
  • 5 yıl sonunda %95,
  • 10 yıl sonunda ise %82 olduğunu göstermektedir.

En az bir yıl boyunca nöbetsiz kalan hastalarda antiepileptik ilaçlar kontrollü şekilde azaltılabilir ve bazı hastalarda tamamen kesilebilir. İlacın kesilmesinden sonra nöbet tekrarlayan hastalarda ise tedavinin yeniden başlanmasıyla nöbetler tekrar kontrol altına alınabilmektedir.