📝 Editoryal Not:
Erişkin aşılaması, yaşlanan nüfusla birlikte giderek daha kritik hale gelen ancak toplumda yeterince farkındalık oluşturulamayan bir koruyucu sağlık uygulamasıdır. Bu basın bülteni, bağışıklık sisteminin yaşla birlikte zayıflamasına dikkat çekerek erişkinlerde aşının yalnızca bireysel değil, toplum sağlığı açısından da hayati rolünü ortaya koymaktadır. Sağlık profesyonellerine yönelik güncel ve bilimsel bilgiler sunarak önlenebilir enfeksiyonlara karşı koruyucu hekimliğin önemini vurgulamaktadır.

İleri Yaşta Zayıflayan Bağışıklık Sistemi Enfeksiyon Riskini Artırıyor

İleri yaşla birlikte bağışıklık sisteminin doğal olarak zayıfladığını belirten Özel Sağlık Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, erişkinlerde uygulanan aşılamanın ciddi enfeksiyon hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynadığını vurguladı. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde enfeksiyonların daha ağır seyredebildiğine dikkat çeken Sakarya, erişkin aşılamasının koruyucu hekimliğin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Sakarya, bağışıklık sisteminin yaşam boyunca değişim gösterdiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Bir birey doğduğunda bağışıklık yanıtı yok denecek kadar azdır ve anneden geçen antikorlarla korunur. Yaklaşık 30’lu yaşlarda bağışıklık sistemi en güçlü dönemine ulaşır. Ancak 65 yaşından sonra bağışıklık yanıtı yeniden çocukluk dönemine benzer düzeylere geriler. Bu durum, ileri yaşta enfeksiyonlara karşı savunmasızlığı artırır ve ciddi sonuçlara yol açabilir.”

Kronik Hastalığı Olanlar Daha Yüksek Risk Altında

İleri yaş grubunda kalp, akciğer, böbrek hastalıkları ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Sakarya, bu hastalıkların enfeksiyon riskini daha da artırdığını söyledi. Grip (influenza), zatürre (pnömoni), zona ve RSV gibi enfeksiyonların erişkinlerde ağır seyredebildiğini vurgulayarak, risk grubundaki bireylerin mutlaka aşılanması gerektiğini ifade etti.

Tetanozdan Grip Aşısına: Erişkin Aşı Takvimi İhmal Edilmemeli

Erişkin bireylerin büyük bir kısmının tetanoz aşısını ne zaman yaptırdığını hatırlamadığını belirten Sakarya, bu durumun ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti:

“Tetanoz mikrobu çevremizde her yerde bulunur. Aşı geçmişini bilmeyen her erişkin mutlaka tetanoz aşısı olmalıdır. Bunun yanı sıra kronik hastalığı olan bireyler grip, zatürre ve RSV gibi enfeksiyonlara karşı da aşılanmalıdır.”

Aşılama, Tedaviden Daha Etkili ve Ekonomik

Erişkinlerde aşılamanın, enfeksiyon hastalıklarını tedavi etmekten çok daha düşük maliyetli ve etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, aşının hastalıkların daha hafif geçirilmesini sağladığını ve ölümcül komplikasyonları önlediğini belirtti. Aşılama uygulamalarının mutlaka enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından planlanması ve kişiye özel risk değerlendirmesi yapılması gerektiğinin altını çizdi.