📝 Editoryal Not:
Glokom, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyerek geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabilen sinsi bir göz hastalığıdır. Bu basın bülteni, glokomun toplumdaki yaygınlığına, erken tanının hayati önemine ve güncel tedavi yaklaşımlarına dikkat çekerek özellikle 40 yaş üzerindeki bireyler ve sağlık profesyonelleri için önemli farkındalık sağlamayı amaçlamaktadır. Okuyucuya, düzenli göz muayenesinin neden vazgeçilmez olduğu konusunda bilimsel ve klinik bir bakış sunmaktadır.

Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokom, ülkemizde yaygın görülen ve erken tanı konulmadığında kalıcı görme kaybına hatta körlüğe yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. En önemli özelliği ise uzun süre belirti vermeden ilerlemesidir.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Sedat Selim, glokomun erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabildiğini, bu sayede görme sinirinde oluşabilecek hasarın büyük ölçüde önlenebildiğini vurguluyor.

Glokomun Toplumdaki Yaygınlığı

Dünya genelinde yaklaşık 70 milyon glokom hastası bulunduğunu belirten Op. Dr. Selim, Türkiye’de bu sayının 1,5–2 milyon civarında olduğunu ifade ediyor. Glokomun görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor; hastalık 40 yaş üzerinde %2, 60 yaş üzerinde ise %10 oranında görülüyor.

Hastaların Yarısı Glokomu Olduğunu Bilmiyor

Glokomun en sinsi yönlerinden biri, hastalığın başlangıç evrelerinde hiçbir belirti vermemesi. Bu nedenle glokom hastalarının yaklaşık yarısı, hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürüyor.
Op. Dr. Selim, glokomu şöyle tanımlıyor:
“Glokom, göz içi basıncının yükselerek görme sinirine zarar vermesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde, geri dönüşü olmayan görme kayıplarına ve körlüğe kadar ilerleyebilir.”

En sık görülen glokom tipi açık açılı glokomdur. Bu durumda göz içi sıvısının dışa akışı bozulur ve basınç yavaş yavaş yükselir. Kapalı açılı glokom ise daha nadir görülür; ani göz içi basınç artışı, şiddetli göz ağrısı ve bulanık görme ile seyredebilir. Bu tip, özellikle hipermetrop bireylerde daha sık izlenir.

Glokomda Tedavi Seçenekleri

Glokom tedavisinde amaç, göz içi basıncını düşürerek görme sinirinin zarar görmesini engellemektir. Güncel tedavi yaklaşımları üç ana başlıkta toplanır:

  • Medikal tedavi: Göz damlaları ve ilaçlar
  • Lazer tedavisi: Selektif Lazer Trabeküloplasti (SLT)
  • Cerrahi tedavi: İleri evre olgularda uygulanır

Op. Dr. Selim, hastalık erken evrede yakalandığında tedavi başarısının %90’a kadar çıkabildiğini belirtiyor. Ancak yalnızca göz içi basıncının ölçülmesinin tanı için yeterli olmadığının altını çiziyor; görme alanı testleri ve optik sinir değerlendirmesi de mutlaka yapılmalı.

40 Yaş Üstü Herkes Düzenli Kontrol Yaptırmalı

Glokomdan korunmanın en etkili yolu düzenli göz muayenesidir. Op. Dr. Selim, “40 yaşın üzerindeki herkes, şikâyeti olmasa bile, tam donanımlı bir göz merkezinde uzman hekimler tarafından düzenli olarak kontrol edilmelidir” diyerek erken tanının önemini vurguluyor.