📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, glokomun (göz tansiyonu) toplumda yeterince fark edilmeyen ancak geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabilen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulamaktadır. Türk Oftalmoloji Derneği’nin bilimsel verilerle yaptığı uyarılar, özellikle erken tanı ve düzenli göz muayenelerinin kalıcı körlüğü önlemedeki kritik rolünü ortaya koymakta; sağlık profesyonelleri ve toplum için koruyucu hekimliğin önemini güçlendirmektedir.
Glokom (göz tansiyonu), sinsi seyri nedeniyle erken evrede fark edilmediğinde kalıcı ve geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açabilen önemli bir göz hastalığıdır. Türk Oftalmoloji Derneği (TOD), glokomun erken tanı ve etkin tedavi ile kontrol altına alınabileceğini vurgulayarak düzenli göz muayenelerinin önemine dikkat çekmektedir.
Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, glokomun genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu nedenle rutin kontrollerin hayati önem taşıdığını belirtti. Glokomun, göz içi sıvısının drenajındaki bozukluklara bağlı olarak göz içi basıncının artması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Güngör, göz tansiyonunun sistemik kan basıncı ile karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Normal göz içi basıncının 10–21 mmHg aralığında olduğunu, bu sınırların üzerindeki değerlerin göz sinirinde hasara yol açabileceğini belirtti.
Glokomun Yaygınlığı ve Risk Faktörleri
Glokom, 40 yaş sonrasında daha sık görülmekte olup dünya genelinde bu yaş grubunda yaklaşık %2 oranında izlenmektedir. Türkiye’de ise toplumun %3–3,5’inin glokomdan etkilendiği bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünyada yaklaşık 70 milyon kişi glokom hastalığı ile yaşamaktadır ve bunların 6,5–7 milyonu körlükle sonuçlanmaktadır. Bu veriler, glokomun dünya genelindeki körlük nedenleri arasında yaklaşık %15’lik bir paya sahip olduğunu göstermektedir.
Yaşın yanı sıra aile öyküsü önemli bir risk faktörüdür. Ailesinde glokom bulunan bireylerin, semptom olmasa dahi düzenli göz muayenelerini ihmal etmemesi önerilmektedir.
Glokom Her Yaşta Görülebilir
Glokom yalnızca ileri yaş hastalığı değildir; her yaş grubunda görülebilir. Yenidoğan ve bebeklerde görülen konjenital glokom, erken tanı konulmadığında ciddi görme kayıplarına neden olabilir. Bebeklerde gözlerde sulanma, kızarıklık, çapaklanma, kornea büyümesi veya gözde ödem gibi bulgular glokom açısından uyarıcı olmalıdır. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ilk 3 ay ve 6 ay tarama programları, bu açıdan büyük önem taşımaktadır.
Prof. Dr. Güngör, bebeklerde glokomun genellikle iki taraflı olduğunu ancak vakaların yaklaşık %25’inde tek taraflı seyredebileceğini belirtti. Bebeklik çağı glokomu çoğunlukla cerrahi yöntemlerle tedavi edilmekte ve erken müdahale ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Erken Tanı ile Görme Korunabilir
Günümüzde tıp alanındaki gelişmeler sayesinde glokomun ilerlemesi durdurulabilmekte, ancak oluşan görme kaybı geri döndürülememektedir. Bu nedenle erken tanı, hastalığın yönetiminde en kritik basamaktır. Rutin göz muayeneleri sayesinde glokom erken evrede saptanabilir ve uygun tedavi ile görme fonksiyonları korunabilir.
Türk Oftalmoloji Derneği, toplumda glokom farkındalığını artırmak amacıyla göz tansiyonu ölçümlerinin yaygınlaştırılması ve düzenli göz kontrollerinin teşvik edilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir.
