📝 Editoryal Not:

Kalp yetersizliği, yüksek morbidite, mortalite ve sağlık harcamalarıyla ilişkili önemli bir halk sağlığı sorunudur. Birinci basamakta uygulanabilecek biyobelirteç temelli tarama ve risk sınıflaması yaklaşımları, hastaların erken dönemde belirlenmesine ve uygun zamanda kardiyoloji değerlendirmesine yönlendirilmesine katkı sağlayabilir. Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla gerçekleştirilen bu ekonomik modelleme çalışması, NT-proBNP testinin birinci basamakta kullanımının potansiyel klinik ve ekonomik etkilerini ortaya koymaktadır. Ancak çalışmada sunulan ölüm sayısı, yaşam süresi ve maliyet kazanımı gibi verilerin modelleme sonuçları olduğu, gerçek yaşam verileriyle doğrulanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Birinci basamakta erken tanı, hasta sonuçlarını iyileştirebilir

Kalp yetersizliği, erken tanı ve uygun tedavi ile ilerlemesi yavaşlatılabilen; ancak çoğu zaman geç evrede tanı alan kronik hastalıklar arasında yer alıyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon, obezite ve kardiyovasküler hastalık öyküsü bulunan bireylerde erken risk değerlendirmesi, hastalığın ilerlemesini önlemede kritik önem taşıyor.

Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla hazırlanan “Tip 2 Diyabetli Hastalarda ve Mevcut Kalp Yetersizliği Olan Hastalarda NT-proBNP Testinin Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunucuları Kullanımına Yönelik Ekonomik Değerlendirme Analizi”, NT-proBNP testinin aile hekimliği düzeyinde kullanılmasının klinik ve ekonomik etkilerini değerlendirdi.

NT-proBNP nedir?

NT-proBNP (N-terminal pro-B-type Natriüretik Peptid), kalp kasının gerilmesi sonucu kana salınan ve özellikle kalp yetersizliği tanı ve değerlendirme süreçlerinde kullanılan biyobelirteçlerden biridir.

Uluslararası kardiyoloji kılavuzlarında NT-proBNP;

  • Kalp yetersizliği şüphesi bulunan hastalarda tanıyı desteklemek,
  • Hastaları risk düzeyine göre sınıflandırmak,
  • Uygun hastaların ileri değerlendirme için yönlendirilmesini sağlamak

amacıyla önerilmektedir.

Kalp yetersizliği sağlık sistemine önemli yük oluşturuyor

Kalp yetersizliği;

  • Tekrarlayan hastane yatışları,
  • Azalan yaşam kalitesi,
  • Artan mortalite,
  • Yüksek sağlık harcamaları

nedeniyle sağlık sistemleri üzerinde önemli ekonomik yük oluşturmaktadır.

Uluslararası çalışmalara göre hastalığın küresel ekonomik yükü yılda yaklaşık 108 milyar dolar düzeyindedir ve bunun büyük bölümünü hastane yatışları ile uzun dönem bakım maliyetleri oluşturmaktadır.

Araştırmanın temel bulguları

Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik ve Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla yürütülen ekonomik modelleme analizinde;

  • Tip 2 diyabetli bireyler,
  • Daha önce kalp yetersizliği tanısı almış hastalar

için NT-proBNP testinin aile hekimliği düzeyinde uygulanmasının olası etkileri değerlendirildi.

Modelleme sonuçlarına göre;

  • Hasta başına yaklaşık 7 bin TL maliyet avantajı sağlanabileceği,
  • Kişi başına yaklaşık 4 ay ek yaşam süresi kazanılabileceği,
  • Yaklaşık 3 ay daha sağlıklı yaşam süresi elde edilebileceği öngörüldü.

Araştırmada ayrıca;

  • 276 binden fazla hastanın erken tanı alabileceği,
  • 735 binden fazla hastanın doğru şekilde risk sınıflamasına alınabileceği,
  • Zamanında tedavi ile yaklaşık 57 bin ölümün önlenebileceği

modelleme sonuçları olarak raporlandı.

Not: Bu veriler ekonomik modelleme analizine dayanmaktadır; klinik uygulamalarda elde edilen gerçek yaşam sonuçlarını doğrudan yansıtmamaktadır.

Prof. Dr. Ahmet Çelik: “Birinci basamak hasta yolculuğunu değiştirebilir”

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik, özellikle risk grubundaki bireylerde erken değerlendirmenin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Kalp yetersizliği çoğu zaman sinsi seyreden bir hastalıktır. Diyabet gibi ek risk faktörleri bulunan bireylerde aile hekimliği düzeyinde yapılacak etkili değerlendirmeler, hastaların daha erken dönemde tanı almasına ve uygun zamanda kardiyoloji uzmanına yönlendirilmesine katkı sağlayabilir.”

Prof. Dr. Simten Malhan: “Erken risk sınıflaması sağlık ekonomisi açısından önemli”

Araştırmanın ekonomik değerlendirmesini gerçekleştiren Prof. Dr. Simten Malhan, erken tanının yalnızca klinik değil ekonomik açıdan da değer oluşturduğunu belirtti.

Malhan, yüksek riskli hastaların erken belirlenmesinin;

  • Hastane yatışlarını azaltabileceğini,
  • Kaynak kullanımını optimize edebileceğini,
  • Sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayabileceğini

ifade etti.

Aile hekimlerinin rolü güçleniyor

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve TAHUD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Ardıç, aile hekimlerinin kalp yetersizliğinin erken tanısında kritik rol üstlendiğini belirtti.

Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği tarafından hazırlanan güncel kılavuzun, aile hekimlerinin tanı ve yönlendirme süreçlerini desteklemeyi amaçladığını ifade etti.

Roche Diagnostik Türkiye: “Erken tanı sürdürülebilir sağlık sistemlerine katkı sağlayabilir”

Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazli Sahafi, tanı teknolojilerinin sağlık sistemlerine sağladığı katkıya dikkat çekerek, NT-proBNP testinin birinci basamakta kullanımının klinik ve ekonomik değerini ortaya koyan bu çalışmanın, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.