Kanserle mücadelede etkin rol oynayan tanı ve tedavi yöntemleri, son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte hasta konforunu daha çok ön planda tutuyor. Dünyada bu alandaki en önemli yeniliklerden biri olan kriyoablasyon yani iğne ile tümör dondurma tekniği ile vücuttaki zararlı doku veya tümörler dondurularak tahrip ediliyor, kanser tam hedeften vurulmuş oluyor. Memorial Onkoloji Merkezi Girişimsel Radyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Saim Yılmaz, Türkiye’de ilk kez uygulanan iğne ile tümör dondurma yani kriyoablasyon tekniği hakkında bilgi verdi.

Çok büyük kitlelerde de kullanılıyor

Vücuda özel bazı iğnelerle girilerek yapılan işlemde, vücuttaki herhangi bir doku ya da tümör dondurularak tahrip edilmektedir. Öncelikle ultrason, BT veya MR gibi görüntüleme yöntemlerinden edinilen bilgiyle kitleye uygun sayıda iğne yerleştirilir. 1 cm çapında bir kitle için tek iğne yeterliyken, tümörün çapı büyüdükçe iğne sayısı da artmaktadır. Günümüzde kullanılan krioablasyon cihazlarında vücuda 20-25 tane iğne yerleştirilebilmektedir. Bunlar aynı anda çalıştırılır ve böylelikle çok büyük kitlelere aşırı soğuk uygulanarak tahrip edilebilmektedir.

Tümöre -80 dereceye kadar soğuk uygulanabiliyor

Kriyoablasyon tekniğinde iğnelerin içinden argon gazı devridaim yaptırılır ve bu iğnenin uç kısmından -20 ila -80 derece arasında değişen bir soğukluk oluşturur. Bu soğukluk da tümörü ya da patolojik dokuyu tahrip ederek öldürmektedir. Ülkemizde daha çok radyofrekans, mikrodalga ile lazer genellikle birbirine benzeyen ablasyon yöntemleri kullanılmaktadır. Ama krioablasyon bunlardan tamamen ayrı bir mekanizma ve çok ayrı özellikleri, üstünlükleri olan bir tekniktir. Krioablasyonda olduğu gibi, tüm ablasyon yöntemleri nokta atışı ile sadece tümörü tahrip edip, dokulara zarar vermediği için defalarca uygulanabilmektedir.

 

En tehlikeli kanser türlerinde yüksek başarı

Prostat, böbrek, akciğer, karaciğer ve yumuşak doku tümörlerinde olduğu kadar kemiklerdeki kanser türlerinde de kriyoablasyon kullanılabilmektedir.  Bazı durumlarda tek başına uygulanırken, genellikle kemoterapi ve radyoterapi ile birleştirilen bir yöntemdir. Ancak krioablasyonun kullanılmadığı durumlar da vardır. Dondurma işlemi sinir dokusuna zarar verdiği için beyinde, omurilikte ve çok önemli sinirlerin bulunduğu bölgelerde kullanılmaz ya da özel tekniklerle sinir dokusu korunarak uygulama yapılır. Mide, bağırsak ve safra kesesine yakın olan yerlerde de dikkatli kullanılması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda ultrason ya da BT rehberliğinde bir iğneyle girilerek bu yapılar ile tümör arasına bir gaz ya da sıvı verilerek kritik organlar uzaklaştırılır ve bu sayede işlem emniyetle yapılabilmektedir.

 

15 dakikada tümörlerden kurtulmak mümkün

Kriyoablasyon işleminde kanserli tümör buz topuna dönüşmektedir. Bu  buz topu eridiğinde kanserli tümör yok olur. Bu işlem ortalama 15 dakika sürer. Ağrısız bir yöntem olan krioablasyon için lokal anestezi yeterlidir. Hasta işlem yapıldıktan sonra, aynı gün taburcu edilir. Diğer yöntemlerde ablasyon sırasında tümörün hangi kısmının tahrip edildiği anlaşılamamaktadır. Örneğin radyofrekans ve mikrodalgada ablasyon alanı belirsiz beyaz bir alan görülürken, bu yöntemde ultrasonda buz kitlesi şeklinde bir görüntü meydana gelir. Buz kitlesinin 0,5 cm içinden itibaren içerideki alanın tümü ölümcül bölge olarak adlandırılır. Krioablasyonun en önemli üstünlüğü, bu işlem esnasında tümörün ne kadarının yok edildiğinden emin olunmasıdır.