Girls in kindergartenGirls in kindergarten

Çocuklar 3 yaşında ilkçocukluk döneminden çıkıp, oyun çağı dönemine girmektedir.
Bundan önce anneye bağımlı ve ondan ayrılmak istemiyorken artık arkadaş aramaya, hayali
oyunlar oynamaya başlarlar. 3 yaşından önce, henüz dil ve motor gelişimleri üzerinde
denemeler yapan çocuk, 3 yaşında bu konularda artık bir uzman haline gelmiştir. Tuvalet
eğitimini kazanmıştır. Artık ondan “Ben yapacağım!” cümlesini daha çok duymaya
başlamışızdır. Ayrılık kaygısı bu yaşta azalır. Kendi yaşıtı çocuklar ilgisini çekmeye başlar.
Onların oyunlarına katılmaya çalışır. Denemeler yapar. Bu yaşta artık sizin oyunlarınız ona
yetmemeye başlar. İşte bu yaş, bu nedenlerle tam da kreş zamanıdır, çünkü kreş artık kendi
başına bir şeyler deneyebileceği, yaşıtlarıyla oyun oynayabileceği, gelişebileceği, kuralları da
beraberinde öğreneceği bir yerdir.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı, Doçent Doktor Burcu Akın Sarı,  Çocukların, kreşe başlama yaşı hakkında ebeveynlere bazı önerilerde bulundu..

Kreşe giderse sık hastalanır mı?…

Çocuğunuzun bağışıklık sistemi 3 yaşında artık daha gelişkin hale gelmiştir. Bu nedenle enfeksiyon riski de daha azdır. Çocuğunuz ilk birkaç ay enfeksiyon geçirebilir fakat unutmayın kreşe gitmezse bu enfeksiyonlar onun karşısına ilkokulda çıkacaktır ve bu durum onun okula gidememesine ve eğitiminin aksamasına neden olacaktır. Hastalıklarla mücadelenin bu yaşta yapılması, onun ilkokulda daha az hasta olmasını sağlar ve akademik başarısının da hastalıklardan etkilenmesinin önüne geçer. Bununla birlikte göğüs hastalıkları uzmanları da çocukların kreşe erken gitmesini önermektedir. Onların bildirdiklerine göre kreşe erken giden çocuklarda alerji görülme oranları da daha az olmaktadır.

Young boy drawing with classmate

Benim çocuğum benden hiç ayrılamıyor…

Eğer böyle düşünen ve bu nedenle kreşe başlamaktan kaygı duyan bir ebeveynseniz bu durum tam da kreşe başlaması gerektiğini gösteren bir işarettir. Ayrılık kaygısı ilk belirtilerini 6 ayda gösterir. 1,5 yaşında pik yapar ve 3 yaşında azalır. 6 yaşında tekrarlayacak bu kaygı eğer 3 yaştan sonra hala devam ediyorsa çocuk-ergen psikiyatri kliniklerinde çokça görülen
ayrılık kaygısı bozukluğu hastalığı için aday bir çocuğunuz var demektir. Bir çocuğun ayrılık kaygısı bozukluğu geçirmemesi için anneden ayrışması, tek başına korkularıyla yüzleşmesi gerekir. Anneden ayrışma yani başka bir deyişle kreşe gitme ne kadar erken yaşta yapılırsa, çocuğunuzun ileriki hayatında herhangi bir kaygı bozukluğu geçirme riski de azalmaktadır.
Tabii bu ayrışma için çocuğun oyun çağına geçmesi beklenir. Ayrılık kaygısı yaşayan çocuğun kreşe başladığı dönemde birdenbire anneden ayrılmasını bekleyemeyiz. Bunun için olumlu pekiştirme ya da kademeli ayrışma gerçekleştirilir. Örneğin, çocuk kreşe önce sadece 1 saat sonra yavaş yavaş daha uzun süreler için götürülür, kreşteki eğlencenin tadı damağında bırakılır böylece daha çok kreşe gitmek istemesi sağlanır ya da anne başlangıçta bir süre kreşte bekler ve çocuk alıştıkça anne yavaş yavaş kreşten uzaklaştırılır.
Bununla birlikte anne-çocuğun ayrılık seremonisi ne kadar uzun tutulursa çocuğun ayrılık kaygısının da o kadar uzun süreceğini biliyoruz. Bu nedenle ayrılık seremonisi olabildiğince kısa tutulmalıdır. Tabii
bu ayrıştırma yapılırken evde de ayrışma sağlanmalıdır. Çocuk psikiyatristleri bebeğin 8 aya
kadar anne ile aynı odada yatmasını, sonra ise kendine ait bir odaya geçmesini önermektedir.
Eğer çocuğunuz kreşe gitmekten korkan, sizden ayrılamayan bir bebekse ve hala sizle
yatıyorsa biran önce yatakları ve tabii ki odaları ayırmalısınız.

Çocuğumun tuvalet eğitimi hala yok…

Üç yaşına gelmiş olan çocuğunuzun tuvalet eğitimi yoksa bunun nedeni ortaya
çıkarılmalıdır. Çocuklardaki gelişme gerilikleri, kaygı bozuklukları, uygun olmayan tuvalet
eğitimleri çocuğun tuvalet eğitiminin gecikmesine neden olabilmektedir. Toplumumuzda tuvalet eğitimi genel olarak 2 yaşında verilmekle beraber çocuk psikiyatrisinde 4 yaşa kadar
kaka, 5 yaşa kadar çiş kaçırma normal olarak değerlendirilir. Her çocuk birbirinden farklıdır.

Adorable young child sitting on the toilet

Tuvalet eğitimi verirken çocuğun özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlikte
eğer çocuğunuzun tuvalet eğitimi alamamasının sebebi kaygıysa, kreş bu konuda size çok
yardımcı olacaktır. Kendi gibi çocukların korkmadan tuvalete gittiğini görmek, onların
bezlerinin olmadığını fark etmek, onları gözlemlemek açısından kreş çok uygundur.

Çocuğum konuşamıyor. Orada kendini daha kötü hissetmez mi?…

Normal çocuk gelişiminde, 1 yaşta kelimeler duyulmaya, 2 yaşında iki kelimeli
cümleler kurulmaya başlar. Üç yaşına gelen çocuk ortalama 250 kelime bilir ve 3-4 kelimeli
cümleler kurabilmektedir. Konuşma gecikmesi çocuklarda orta kulak yolu iltihabından,
gelişimsel konuşma gecikmesine, zeka geriliğinden, otizme kadar birçok sebeple ortaya
çıkabilmektedir. Eğer çocuğunuzda bir konuşma gecikmesi tespit ettiyseniz “Nasıl olsa
konuşur”, “Babası da geç konuşmuştu” gibi söylemlere bakmadan hemen bir çocuk
psikiyatristine gitmelisiniz. Orada yapılacak olan muayene ve testler sonrasında hekiminiz
sizin için en uygun tedaviyi söyleyecektir. Bununla birlikte çoğu zaman bu tedavinin bir
parçası da çocuğunuzun kreşe gitmesi olacaktır. Çünkü kreş çocuğunuzun kendi ürettiği
kelimeleri kullansa bile anlaşılamayacağı, konuşmak zorunda kalacağı ve yaşıtlarının
konuştuğunu görünce cesaretinin artacağı, daha önce ebeveynlerden duymadığı kelimeleri
duyabileceği bir yerdir. Kreşe gönderilemeyen durumlarda ise bu çocukların mutlaka oyun
gruplarınca desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü çalışmalar göstermiştir ki, çocuk ne kadar
uyaran alırsa gelişimi de o kadar hızlanır.

Çocuğum diğer çocuklara zarar veriyor, paylaşamıyor ki…

Çocuğunuz başkalarına ve kendine zarar veriyorsa, mutlak disiplinle eğitim alması
gerekir. Evde disiplinle ilgili açıklar varsa, “Sana vurana sen de vur” deniliyorsa, evde
tutarsızlıklar varsa, kuralların belirgin olduğu, herkese eşit davranılan, tüm iyi davranışların
pekiştirildiği bir ortam, ebeveynlere disiplini tekrar sağlamak için yardımcı olacaktır. Bu ortamların en iyisi

Boy playing as a foreman

de kreşlerdir. Birçok aile “Biz hiç yemek yediremiyoruz/uyutamıyoruz
ama kreşte kendi başına yiyor/uyuyormuş, Tüm tabağını bitiriyormuş” der. Hatta annelerden
“Benimle oynarken 5 dakikada sıkılır ama okulda çok uzun oynayabiliyormuş” dediklerini
çok sık duyarız. Başka bir deyişle kreş; toplumsal, bilişsel, duygusal gelişim için çok elverişli
ortamlardır. Çocuk oyun çağına geldiğinde kreşte evdekinden daha iyi gelişir.

Ona kreşe gideceğini söylemeli miyim?

Çocuğunuzu kreşe göndermeye karar verdiyseniz bunu ona önceden haber vermek
kaygısının önüne geçmek için gereklidir. Kreşe gideceğini söylerken “Seni orada bırakacağız,
orada tek kalacaksın” gibi söylemler yerine “Orada oyun oynayacaksın, yeni arkadaşlar
edineceksin” demek daha uygundur. Bununla birlikte kreşi olduğundan daha iyi bir yer olarak
göstermek de çocuğun kaygılarını arttırır. Kreş seçimi yapılırken, kreşin ona da gösterilmesi
onun kreşi daha iyi anlamasına yardımcı olacaktır: Henüz işlem öncesi dönemde olan bilişsel
gelişimi gereğince kreş ne kadar somut anlatılırsa çocuk, kreşi o kadar iyi anlayacaktır.

Çocuğum kreşe giderken onda ne gibi değişiklikler görebilirim?

Daha önce hiç tanımadığı ortam, arkadaşlar ve düzen içinde çocuğunuzun kaygı
yaşaması çok doğaldır. Bu döneme alışma süreci içerisinde çocuğunuzda bazı davranış
değişiklikleri görebilirsiniz. Bununla birlikte kreşe başlamadan önce anneden ayrılabilmiş,
ailede çok korumacı bir tutum sergilenmemişse kreşe başlamak daha kolay olacaktır. Bağımlı
ve aşırı koruyucu anneler genellikle çocuklarını yanından ayırmaz, onun kendi başına bir şey
yapmasına pek izin vermezler. Örneğin çocuğuna kendi yemek yedirir onun yemesine fırsat
vermezler. Bu sırada “Ama yavaş yiyor/ ama kilosu az/ ama vaktimiz yok” gibi söylemler
duyulabilir. Sebebi ne olursa olsun çocuğun kendi başına bir şeyler yapmasına izin
verilmelidir. Örneğin yemek yemesine izin verin, tv karşısında yedirmeyin. Makas ve
oyuncak bıçaklarla oynatın. Evde deneyler yapmasına fırsat verin. “Dökülür, kırılır, kirlenir”
diye düşünmek çocuğunuzun gelişimine engel olacaktır. Bağımlı annelerin çocukları tek
yatamazlar. Karanlıktan ve tek kalmaktan korkarlar, yabancılardan daha çok çekinirler.
Bağımlı ve aşırı koruyucu anneler çocukları herhangi bir sorun yaşadığında hemen yardıma
koşarlar. Sorunlarını kendi çözmesine fırsat vermezler. Bazen anne çok koruyucu olmasa da
evdeki değişiklikler, aile içinde yaşanan sıkıntılar, aile bireylerinin yaşadığı ruhsal sorunlar da
kreşe başlamayı zorlaştırabilir. Kreşe başlarken yaşanan zorluklar içe dönük ve dışa dönük
çocuklarda farklı olabilir. Eğer içe dönük bir çocuksa, çocuğunuz kreşe başladığı dönemde
gece ağlayarak uyanma, kabus görme, iştahta azalma, uyumak istememe, tırnak yeme,
masturbasyon, gibi belirtiler gösterebilecektir. Dışa dönük bir çocuğunuz varsa da sinirlilik,
hırçınlık, kendine ve başkalarına zarar verme, hareketlilikte artış gibi belirtiler
görülebilecektir. Bu belirtiler belli bir dönem sürüp geçebilir. Bu belirtileri bir aydan daha
fazla bir zaman diliminde gözlüyorsanız çocuk psikiyatri hekiminizden yardım almalısınız.
Bununla birlikte ilk kreşe başlanan haftalarda bu belirtilerin görülmesi normaldir. Sabırla
beklemeli ve davranışlarını empatik şekilde yorumlamalısınız. Ona kızıp "Yapma!” derseniz
hem onun bu davranışları neden yaptığını anlamasına yardımcı olamazsınız, hem de
aranızdaki ilişkiye zarar verirsiniz. Bu davranışlarını neden yaptığını ona açıklamak, onun da
kendi sorunlarını sözelleştirmeyi öğrenmesini ve bu davranışların başka bir durumda tekrar
etmemesini sağlar.

Kreşe başlama zamanı..

Kreşe başlama zamanı geldiğinde çocuğunuzun oraya alışması biraz zaman alacaktır.
Bu kreşe alışma dönemi çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bazı çocuklar 1 haftada alışırken
bazıları 1 ayda ancak uyum sağlayabilmektedir. Uyum sürecinin sağlıklı bir şekilde
atlatılabilmesi için yapılması gereken tutarlı ve kararlı olmaktır. Anne ve babanın fikir
farklılıkları çocuğu etkiler ve kreşle ilgili düşüncelerinin sağlıksız olmasına neden olur. Bir
kere kreşe başladı mı artık zorunlu haller dışında geri dönüş yapılmamalıdır. Bundan sonra
kreşe gideceği net bir şekilde anlatılmalı, bununla birlikte duygularına empatik olarak
yaklaşılmalı, çözüm yolları birlikte konuşulmalıdır. Bir ayı geçen uyum sorunlarında yine bir
çocuk psikiyatristinden yardım almakta fayda vardır. Bununla birlikte kreşe alışmış
çocuklarda, kreşe gitmekle ilgili uyum sorunları tekrar görülebilir. Uzun yaz tatilleri ve/veya
hastalık nedeniyle kreşe gidilmeyen günler sonrası tekrar kreşe uyum sağlamak için bir
bocalama yaşanabilir. Bu dönemde de gerekli olan, kararlı bir şekilde kreşe gönderilmesi,
başarılı olunamadığı durumlarda çocuk psikiyatristinden yardım alınmasıdır.
Unutulmamalıdır ki, çocuk yetiştirirken anne baba olarak görevimiz; bağımsız, kendi
ayakları üzerinde duran; özgüven sahibi; sorunların üstesinden kendi başına gelmeyi öğrenmiş
çocuklar yetiştirmektir. Bu nedenle yapmamız gereken oyun çağına gelmiş her çocuğu kreşe
göndermektir.