📝 Editoryal Not:

Basın bülteni, meme kanserinde erken tanının önemini anlaşılır ve etkili bir mesajla aktarıyor. Bununla birlikte, tarama önerilerinin güncel ulusal programla uyumlu ve bilimsel açıdan doğru ifade edilmesi gerekiyor. Türkiye’de ulusal tarama programında 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi öneriliyor; bu nedenle “40 yaşından itibaren yılda bir meme muayenesi ve iki yılda bir mamografi” ifadesi, ulusal programın standart önerisi gibi sunulmamalı. Ayrıca kendi kendine meme muayenesini düzenli taramanın yerine koymamak; kişinin meme dokusunu tanımasının ve fark ettiği değişikliklerde sağlık uzmanına başvurmasının önemini vurgulamak daha uygun. Bu doğrultuda metin, temel mesajı koruyarak daha akıcı ve tıbbi açıdan daha dengeli hâle getirildi.

Şikâyetiniz Olmasa Bile Düzenli Kontrolleri İhmal Etmeyin

Meme kanseri, erken evrede herhangi bir belirtiye yol açmadan ilerleyebiliyor. Elle hissedilebilen ya da gözle görülebilen bir değişiklik ortaya çıkmadan önce yapılan taramalar, hastalığın erken evrede tespit edilmesine yardımcı olabiliyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Genel Cerrahi, Metabolik ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Arısoy, “Erken tanı, tedavi seçeneklerinin artmasına ve hastalığın daha erken evrede tedavi edilmesine katkı sağlayabilir. Bazı hastalarda daha sınırlı cerrahi yöntemlerin uygulanmasına da olanak tanıyabilir” dedi.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Op. Dr. Mustafa Arısoy, herhangi bir şikâyetin bulunmamasının kontrole ihtiyaç olmadığı anlamına gelmediğini vurguladı. Arısoy, yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun taramaların, hastalığın erken dönemde saptanmasında önemli rol oynadığını belirtti.

Taramalar İçin Belirti Beklemeyin

Meme kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini ifade eden Op. Dr. Mustafa Arısoy, “Herhangi bir şikâyet ortaya çıkmasını beklemeden yaşınıza ve kişisel risk durumunuza uygun tarama programına katılmanız önemlidir. Tarama mamografisi, elle hissedilemeyecek kadar küçük bazı meme kanserlerinin tespit edilmesine yardımcı olabilir. Böylece hastalığın daha erken evrede belirlenmesi ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi mümkün olabilir” diye konuştu.

20’li Yaşlardan İtibaren Meme Sağlığınızı Tanıyın

Meme sağlığı konusunda kişinin kendi bedenindeki değişiklikleri fark etmesinin de önemli olduğunu belirten Op. Dr. Arısoy, kadınların genç yaşlardan itibaren memelerinin normal görünümünü ve yapısını tanımalarının farkındalık açısından yararlı olabileceğini söyledi.

Arısoy, “Memede yeni ortaya çıkan bir kitle, şekil veya boyut değişikliği, ciltte çekilme ya da portakal kabuğu görünümü, meme başında içe dönme veya kendiliğinden gelen akıntı gibi değişiklikler fark edildiğinde sağlık uzmanına başvurulmalıdır. Bu belirtilerin her biri kanser anlamına gelmez; ancak değerlendirilmesi gerekir. Kişinin kendi kendine yaptığı kontroller, sağlık uzmanı muayenesinin ve önerilen taramaların yerine geçmez” dedi.

Tarama Programınızı Yaşınıza ve Riskinize Göre Planlayın

Meme kanseri taramalarının yaşa, aile öyküsüne ve kişisel risk faktörlerine göre planlanması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Arısoy, Türkiye’deki ulusal tarama programında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini hatırlattı. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan veya yüksek risk taşıdığı düşünülen kişilerin ise kendileri için uygun takip planını sağlık uzmanıyla belirlemesi gerektiğini ifade etti.

Op. Dr. Mustafa Arısoy, “Kendi bedeninizi tanımak ve önerilen kontrolleri aksatmamak, meme sağlığınız için atabileceğiniz önemli adımlardır. Belirti ortaya çıkmasını beklemeyin; yaşınıza ve kişisel riskinize uygun taramalar konusunda sağlık uzmanınızdan bilgi alın” diyerek sözlerini tamamladı.