📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, Dünya Kanser Günü vesilesiyle kanser yükünün küresel ve ulusal ölçekte ulaştığı boyutu hatırlatırken; erken tanı, tarama programları ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önlenebilir kanser yükünü azaltmadaki kritik rolünü vurgulaması açısından önem taşımaktadır. Ayrıca Novartis Türkiye’nin klinik araştırmalar, yerel üretim ve psikososyal destek gibi çok boyutlu katkılarını ele alarak, onkolojide hasta odaklı yaklaşımın yalnızca tedaviyle sınırlı kalmaması gerektiğine dair sağlık profesyonellerine güncel ve bütüncül bir perspektif sunmaktadır.

Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanı etkileyen kanser, yalnızca klinik bir tanı değil; bireysel, sosyal ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında yürütülen farkındalık çalışmaları, kanserle mücadelede erken tanı, tarama programları ve bütüncül hasta bakımının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

Novartis Türkiye, bu kapsamda “Her Öykü Benzersiz, Kansere Karşı Biriz” mesajıyla; her hastanın tanı, tedavi ve takip sürecinin farklı ihtiyaçlar içerdiğine dikkat çekerek hasta odaklı yaklaşımın dönüştürücü gücünü vurguluyor.

Küresel Kanser Yükü: Her 5 Kişiden 1’i Yaşam Boyu Risk Altında

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası bildirilmiştir. Aynı kaynaklarda, her 5 kişiden 1’inin yaşamı boyunca kanser tanısı alma olasılığı bulunduğu ifade edilmektedir.¹

Türkiye özelinde ise GLOBOCAN 2022 verilerine göre yaklaşık 240 bin yeni kanser tanısı konduğu bildirilmektedir.²

Bu veriler; kanserin yalnızca tedavi yaklaşımlarıyla değil, aynı zamanda risk azaltımı, tarama stratejileri ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir gündem maddesi olduğunu ortaya koymaktadır.

Önlenebilir Kanser Yükü: Erken Tanı ve Koruyucu Sağlık Uygulamaları Kritik

Kanserde mortaliteyi azaltmada en önemli unsurlardan biri, erken tanı ve tarama programlarının etkin şekilde uygulanmasıdır. Uluslararası bilimsel kaynaklar, risk faktörlerinden kaçınma, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli taramalar sayesinde kanser vakalarının %30 ila %50’sinin önlenebilir olabileceğini ortaya koymaktadır.³

Bu kapsamda sağlık otoriteleri tarafından önerilen temel yaklaşımlar şunlardır:

  • Tütün ve tütün ürünlerinden kaçınma
  • Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması
  • Alkol tüketiminin azaltılması
  • Obezitenin önlenmesi
  • Aşılamanın yaygınlaştırılması (ör. HPV ve Hepatit B aşıları)
  • Yaşa ve risk profiline uygun düzenli tarama programlarına katılım
  • Belirti varlığında gecikmeden uzman hekime başvuru

Bu uygulamalar, özellikle meme, serviks, kolorektal ve bazı akciğer kanserlerinde erken evrede yakalama olasılığını artırarak sağkalım oranlarına anlamlı katkı sağlayabilmektedir.

Novartis Türkiye: “Kansere Karşı 1’iz” Yaklaşımıyla Hasta Odaklı Bir Vizyon

Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, Dünya Kanser Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:

“Kanserle yaşamak dayanışma gerektirir. Novartis olarak hedeflerimizde birleşirken her hastanın ihtiyacının benzersiz olduğunu biliyoruz. ‘Kansere Karşı 1’iz’ vizyonumuzla, yenilikçi tedaviler geliştirmenin yanında klinik araştırmalarımız, yerel üretim gücümüz ve hasta destek programlarımızla hastaların yanında oluyoruz. Tüm ekiplerimizin ortak enerjisiyle, hekimlerimizin bilimsel donanımlarını yenilikçi tedavi portföyümüzle güçlendiriyor; karmaşık tedavi süreçlerini paydaşlarımızla birlikte daha yönetilebilir ve hastaya özgü hale getirmeyi amaçlıyoruz.”

Bu yaklaşım, modern onkolojide giderek önem kazanan “kişiselleştirilmiş tıp” (precision medicine) anlayışıyla uyumlu bir çerçeve sunarken, tedavi süreçlerinde multidisipliner iş birliğinin gerekliliğini de destekliyor.

Türkiye’de Bilimsel Ekosisteme Katkı: Klinik Araştırmalar ve Yerel Üretim

Novartis Türkiye, onkoloji alanındaki katkılarını yalnızca ilaç geliştirme ile sınırlı tutmayarak; klinik araştırmalar, üretim kapasitesi ve hasta destek modelleriyle genişletmeyi hedefliyor.

Yerel Üretim Gücü ile Tedavi Sürekliliğine Destek

Kanser tedavisinde kullanılan kritik ürünlerin, Novartis’in Kurtköy tesislerinde yüksek teknolojiyle üretilmesi, hem yerel üretim kapasitesine katkı sağlıyor hem de tedaviye erişimde sürekliliğin desteklenmesi açısından stratejik önem taşıyor.

Psikososyal Destek: Tedavi Sürecinin Ayrılmaz Parçası

Onkolojik hastalıklar yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal yükü yüksek kronik hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda Novartis Türkiye, “KansereKarşı1iz” YouTube kanalı üzerinden uzman içerikleri ile hasta ve hasta yakınlarının psikososyal destek ihtiyacına yönelik bilgilendirici içerikler sunmayı amaçlıyor.

Hasta Odaklılık ve Sürdürülebilir Çözümler

Novartis Türkiye, hasta deneyimini anlamaya ve sağlık yolculuğunun her aşamasında ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmeye odaklandığını belirtiyor. Bu kapsamda şirket, bilimsel veriye dayalı, erişilebilir ve sürdürülebilir sağlık çözümlerini sağlık ekosistemi paydaşlarıyla birlikte geliştirmeyi hedefliyor.

Klinik Araştırmalarda Güçlü Konum: Türkiye Genelinde 66 Aktif Faz Çalışması

Novartis Türkiye, klinik araştırmalar alanında yürüttüğü çalışmalarla da dikkat çekiyor. Şirketin açıklamasına göre:

  • Türkiye genelinde 70 hastanede
  • 66 aktif klinik faz çalışması yürütülüyor.

Bu araştırma ağı sayesinde, bilimsel ilerlemeye katkı sağlanırken hastaların yenilikçi tedavilere erişim fırsatlarının artırılması hedefleniyor. Novartis Türkiye, klinik araştırma sayısı açısından Türkiye’de ilk beş firma arasında yer aldığını belirtiyor.

Klinik araştırmaların etik açıdan ICH-GCP standartlarına uygun yürütülmesi, hasta güvenliği, bilgilendirilmiş onam süreçleri ve veri bütünlüğü açısından temel gereklilikler arasında yer almaktadır.

UnitedByUnique Kampanyasına Destek: “Her Hasta Benzersiz” Yaklaşımı

Novartis Türkiye, Dünya Kanser Günü kapsamında Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından yürütülen ve 2025–2027 dönemini kapsayan #UnitedByUnique kampanyasına destek verdiğini duyurdu.

Bu kampanya, kanserle mücadelede “tek tip yaklaşım” yerine; her hastanın klinik durumu, yaşam koşulları, psikososyal ihtiyaçları ve tedavi hedefleri doğrultusunda bireyselleştirilmiş bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Novartis Türkiye, bu doğrultuda her bireyin benzersiz deneyimini merkeze alan bir anlayışla, kanserle mücadelede bilimsel ve toplumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlıyor.