📝 Editoryal Not:

Bu basın bülteni, pankreas kanseri alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri, erken tanıya yönelik kritik bulguları ve tedavi başarı oranlarındaki çarpıcı ilerlemeleri bir arada sunmaktadır. Aynı zamanda hastaların kişisel deneyimleri, tıbbi yeniliklerin gerçek hayata yansımasını göstererek umut verici bir perspektif oluşturmaktadır. Metin; sağlık profesyonellerine güncel tedavi yaklaşımlarını aktarırken, toplumsal farkındalığı artırmayı da amaçlamaktadır.

Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, hastalar ve uzmanların katılımıyla “Bu Öykülerde Bilim, Cesaret, Umut Var” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Sunucu Leyla Yıldırım’ın moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte; Genel Cerrahi Uzmanları Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Prof. Dr. Mert Erkan, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çolak pankreas kanserine yönelik en güncel bilimsel gelişmeleri paylaştı. Hastalar ise kendi iyileşme öykülerini anlatarak salonda duygu dolu anlar yaşattı.

Dünya genelinde her yıl 500 binden fazla, Türkiye’de ise yaklaşık 8 bin kişiye pankreas kanseri tanısı konuluyor. Görülme sıklığının artmakta olması ve hastalığın 2030 yılında kanser kaynaklı ölümlerde ilk 3 sıraya girmesinin öngörülmesi, toplumsal farkındalık ihtiyacını artırıyor. Etkinlikte hem hastalığa ilişkin temel bilgiler hem de yaşam süresini ve kalitesini artıran tedavi yöntemlerindeki son yenilikler detaylı şekilde aktarıldı.

“Beş yıllık sağkalım oranı yüzde 54’e yükseldi”

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, pankreas kanseri tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti.
Prof. Dr. Ceyhan, sağkalım oranlarının geçmişle kıyaslanamayacak düzeyde yükseldiğini belirterek şöyle konuştu:

“Ben bilimsel çalışmalar yapmaya başladığım dönemde pankreas kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 12 civarındaydı. Yaklaşık 10 yıl önce bunu yüzde 35–40 seviyelerine çıkarabildik. En güncel veriler ise yüzde 54’e ulaşıldığını gösteriyor. Cerrahi ve onkolojik tedavilerin uyumlu şekilde uygulanması sayesinde bu sonuçlara ulaşıyoruz. Muhtemelen 10 yıl sonra bu oranların yüzde 75’in üzerine çıkabileceğini söyleyebileceğiz.”

“Kemoterapi sayesinde ileri evre hastalarda da ameliyat şansı doğuyor”

Prof. Dr. Ceyhan, özellikle damar tutulumunun olduğu lokal ileri pankreas kanseri hastalarında veya sınırlı sayıda metastazı olan kişilerde uygulanan modern kemoterapi protokollerinin büyük ilerlemeler sağladığını vurguladı:

“Daha önce tedavi dışı kabul edilen pek çok hastayı günümüzde kemoterapi ile ameliyata hazırlayabiliyoruz. Bu gelişme, ileri evre hastalarda bile umut oluşturan en önemli dönüm noktalarından biridir.”

“Yeni diyabet + kilo kaybı pankreas kanseri için güçlü bir uyarıcı olabilir”

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan, pankreas kanserinin hızlı ilerleyen ve sinsi seyreden yapısı nedeniyle özel dikkat gerektirdiğini anlattı.
Toplumda görülme sıklığı düşük olsa da bazı kritik belirtilerin çok yüksek risk göstergesi olabileceğini belirtti:

“50 yaş üzerindeyse ve son 6 ay içinde yeni diyabet tanısı almışsa, buna kilo kaybı eşlik ediyorsa pankreas kanseri riski yaklaşık 70 kat artıyor. Bu grubun mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor.”

Prof. Dr. Erkan ayrıca pankreasta kisti olan hastaların düzenli takip edilmesi gerektiğini, bazı kist tiplerinin zamanla kansere dönüşebildiğini söyledi.

Yeni geliştirilen pankreas kanseri aşılarının da son 1,5 yıldır klinik çalışmalarda umut verici sonuçlar verdiğini aktardı:

“Bugün pankreas kanseri dünden daha iyi durumda ama yarından hâlâ daha kötü bir hastalık. Ancak erken tanı artık çok daha mümkün.”

“34 yaşında ileri evre pankreas kanseri” – Hasan Karaduman’ın öyküsü

Etkinlikte konuşan 34 yaşındaki Hasan Karaduman, ileri evre pankreas kanseri ve karaciğer metastazı tanısı aldığında yaşadığı şok ve tedavi sürecini paylaşırken duygusal anlar yaşadı:

“Tanıyı aldığımda 6 yaşında bir oğlum vardı, eşim de 4 aylık hamileydi. Üç aylık kemoterapi sonrası ameliyat kararı alındı. 12 saat süren ameliyatım başarılı geçti. Sonrasında kemoterapiye devam ettim. Kızım doğduğunda ona ‘Melek’ adını verdim; bu süreçte bana umut oldu.”

“Ameliyat edilemez denmişti” – 76 yaşındaki Fazilet Molla’nın yolculuğu

76 yaşındaki Fazilet Molla ise 2017’de şiddetli kaşıntı, sarılık ve karın ağrısıyla hastaneye başvurduğunda ileri evre pankreas başı tümörü tanısı aldığını anlattı.
Kendisine başlangıçta yalnızca “15 gün ile 3 ay arasında yaşar” yorumu yapıldığını söyledi:

“Ameliyat edilemez denmişti ama sonra Mert Hoca’yı bulduk. Ameliyat oldum. Aradan 9 yıl geçti. Şimdi torunlarımla geziyor, yemek yapıyor, hayatıma devam ediyorum.”