📝 Editoryal Not:
Kalp ve damar hastalıkları, küresel ölçekte olduğu gibi Türkiye’de de önlenebilir ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle toplum temelli farkındalık projeleri, özellikle yaşam tarzı değişikliklerini görselleştiren yenilikçi iletişim yöntemleri açısından önemli bir halk sağlığı değerine sahiptir. Santa Farma İlaç ve Türk Kalp Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Kalbinin Görmediğin Yüzü” projesi, kardiyovasküler risk faktörlerini interaktif deneyimle görünür kılarak koruyucu kardiyoloji bilincine katkı sunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kardiyovasküler hastalıklar her yıl yaklaşık 17,9–19,8 milyon ölüme neden olmakta ve dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam etmektedir.

Santa Farma İlaç ve Türk Kalp Vakfı iş birliğiyle, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında hayata geçirilen “Kalbinin Görmediğin Yüzü” etkinliği, toplumda kardiyovasküler hastalık farkındalığını artırmayı amaçlayan yenilikçi bir sağlık iletişimi projesi olarak dikkat çekti.

Marmara Forum’da gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, özel bir gözlük aracılığıyla izledikleri video ile kalbin fizyolojik işleyişini ve günlük yaşam alışkanlıklarının kardiyovasküler sistem üzerindeki etkilerini interaktif biçimde deneyimleme fırsatı buldu.

İlk aşamada sağlıklı bir kalbin düzenli ritmi, normal miyokard fonksiyonu ve damar içi kan akışı görselleştirilirken; ilerleyen bölümde stres, yetersiz uyku, fiziksel inaktivite ve düzensiz beslenmenin kalp ritmi ile damar yapısı üzerindeki olumsuz etkileri gösterildi.

Deneyimin sonunda ise yaşam tarzı değişiklikleri ile kardiyovasküler sistemin yeniden sağlıklı işleyişe kavuşabildiği vurgulanarak güçlü bir halk sağlığı mesajı verildi:

“Bu tabloyu değiştirmek senin elinde.”

Kardiyovasküler Hastalıklar Hâlâ En Sık Ölüm Nedeni

Etkinlikte konuşan Türk Kalp Vakfı Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Hüseyin Deniz Kılıç, kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en önemli mortalite nedenleri arasında yer aldığını belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kardiyovasküler hastalıklar yılda yaklaşık 17,9 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olmaktadır. Daha güncel küresel yük analizlerinde bu sayının 19 milyona yaklaştığı bildirilmektedir.

Dr. Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:

“Kalbimiz, vücudun tüm organlarına kan ve oksijen taşıyan temel organımızdır. Kalpte ortaya çıkan bir sorun, başta beyin olmak üzere birçok hayati sistemi doğrudan etkileyebilir.”

Türkiye’de de tüm ölümlerin yaklaşık %40’ının kardiyovasküler hastalıklara bağlı olduğu bilgisi, WHO Avrupa Bölgesi verileri ile uyumludur.

Risk Faktörleri: Sessiz İlerleyen Tehlike

Etkinlik kapsamında uzmanlar, özellikle aşağıdaki risk faktörlerine dikkat çekti:

  • hipertansiyon
  • hiperlipidemi (yüksek kolesterol)
  • diyabet
  • obezite
  • sigara kullanımı
  • sedanter yaşam tarzı
  • kronik stres
  • düzensiz uyku

Bu faktörler, ateroskleroz gelişimini hızlandırarak koroner arter hastalığı, miyokard enfarktüsü ve inme riskini artırmaktadır.

Özellikle aile öyküsü bulunan bireyler, erkekler ve menopoz sonrası kadınların düzenli kardiyolojik takip altında olması gerektiği vurgulandı.

“Sessiz” Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli

Kalp hastalıklarının her zaman klasik göğüs ağrısı ile ortaya çıkmadığını belirten Uzm. Dr. Kılıç, özellikle aşağıdaki belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti:

  • eforla nefes darlığı
  • merdiven çıkarken çabuk yorulma
  • gece nefes darlığı ile uyanma
  • ayak bileklerinde ödem
  • düzensiz kalp atımı hissi
  • açıklanamayan halsizlik

Özellikle diyabet hastalarında belirtilerin atipik seyredebildiği, mide rahatsızlığı, sırt veya çene ağrısı gibi bulgularla ortaya çıkabileceği vurgulandı.

Diyabet Kalp Hastalığı Riskini Belirgin Artırıyor

Diyabetin endotelyal hasarı artırarak damar sertliğini hızlandırdığına dikkat çeken Dr. Kılıç, kan şekeri kontrolünün kardiyovasküler koruma açısından temel olduğunu belirtti.

“Kan şekerinin hedef aralıkta tutulması, tansiyon ve kolesterol kontrolü ile birlikte kalp damar sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir.”

Bu yaklaşım, güncel koruyucu kardiyoloji kılavuzlarıyla da uyumludur.

Kalp Dostu Yaşam İçin 4 Temel Adım

Uzmanlar, kalp sağlığını korumak için şu dört temel adımı önerdi:

Dengeli Beslenme:
Sebze, meyve, tam tahıl ve düşük sodyum içeren beslenme planı uygulanmalı; işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.

Düzenli Egzersiz:
Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite önerilmektedir.

Zararlı Alışkanlıklardan Kaçınma:
Sigara bırakılmalı, ideal vücut ağırlığı korunmalıdır.

Uyku ve Stres Yönetimi:
Kaliteli uyku ve stres kontrolü, uzun dönem kardiyovasküler korunmada kritik rol oynar.