📝 Editoryal Not:
Osteoartrit, ağrı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle bireylerin günlük yaşamını ve yaşam kalitesini etkileyebilen yaygın bir eklem hastalığıdır. Bu basın bülteni; hastalığın belirtilerini, cerrahi dışı tedavi seçeneklerini ve diz ve kalça protezi ameliyatlarında kullanılan robotik sistemler ile anterior yaklaşımı anlaşılır biçimde ele alması bakımından önem taşımaktadır. Bilimsel doğruluk açısından osteoartritin yalnızca kıkırdak aşınmasından ibaret olmadığı, robotik cerrahinin cerrahın yerini almadığı ve cerrahi yöntemlerin olası avantajlarının hasta özelinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Toplumda “eklem kireçlenmesi” olarak bilinen osteoartrit, özellikle diz ve kalça eklemlerinde ağrıya, sertliğe ve hareket kısıtlılığına neden olabilen yaygın bir eklem hastalığıdır. Hastalık, eklem kıkırdağının yapısında meydana gelen değişikliklerin yanı sıra kemik ve eklem çevresindeki diğer dokuları da etkileyebilir. İlerleyen dönemlerde günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırabilen osteoartritin yönetiminde erken değerlendirme, kişiye özel tedavi planlaması ve uygun hastalarda cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi önem taşır. Daviva Avcılar Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tuluhan Yunus Emre, osteoartritin belirtileri, tedavi seçenekleri ve protez cerrahisinde kullanılan güncel teknolojiler hakkında bilgi verdi.
Fazla kilo ve eklemlere binen yük osteoartrit riskini artırabilir
Osteoartrit, yalnızca eklem kıkırdağının aşınmasıyla sınırlı olmayan; eklemin farklı yapılarını etkileyebilen kronik bir hastalıktır. Yaşın ilerlemesi, fazla kilo, geçirilmiş eklem yaralanmaları, eklem yapısındaki bazı bozukluklar ve eklemlere tekrarlayan yük binmesi hastalığın gelişiminde rol oynayabilir.
Özellikle fazla kilo, diz ve kalça eklemlerine binen mekanik yükü artırabilir. Daha önce yaşanan eklem travmaları ve bazı doğuştan ya da gelişimsel eklem sorunları da ilerleyen yıllarda osteoartrit gelişme riskini etkileyebilir. Bununla birlikte hastalık tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz; kişisel özellikler ve birden fazla risk faktörü birlikte rol oynayabilir.
Eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığına dikkat!
Eklem ağrısı, sertlik ve hareket kabiliyetinde azalma, osteoartritin sık görülen belirtileri arasındadır. Ağrı genellikle hareket sırasında veya ekleme yük bindiğinde artabilir. Hastalık ilerledikçe dinlenme sırasında da görülebilir. Sabahları ya da uzun süre hareketsiz kalındıktan sonra hissedilen sertlik de hareket etmeyi zorlaştırabilir.
Diz osteoartriti; merdiven inip çıkma, çömelme, oturup kalkma ve yürüme gibi günlük aktiviteleri güçleştirebilir. Kalça osteoartritinde ise kasık, kalça veya uyluk bölgesinde ağrı gelişebilir; yürüme ve hareket kabiliyeti kısıtlanabilir.
Bu belirtiler farklı sağlık sorunlarında da görülebileceğinden tanı, kişinin şikâyetleri, fizik muayene bulguları ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konulmalıdır.
Tedavi, hastanın ihtiyaçlarına göre planlanıyor
Osteoartrit tedavisinde ağrının azaltılması, eklem fonksiyonlarının korunması ve kişinin günlük yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesi amaçlanır. Tedavi yaklaşımı; hastalığın şiddetine, etkilenen ekleme, kişinin genel sağlık durumuna ve günlük yaşam ihtiyaçlarına göre belirlenir.
Kilo kontrolü, kişiye uygun egzersizler, kas güçlendirme çalışmaları ve fizik tedavi tedavinin önemli bileşenleri arasında yer alabilir. Hekim değerlendirmesi doğrultusunda ilaç tedavileri ve uygun hastalarda eklem içi enjeksiyonlar da gündeme gelebilir.
Eklem hasarının ileri düzeyde olduğu, ağrı ve hareket kısıtlılığının yaşam kalitesini belirgin biçimde etkilediği ve cerrahi dışı tedavilerin yeterli fayda sağlamadığı durumlarda diz veya kalça protezi ameliyatları değerlendirilebilir. Cerrahi kararı, yalnızca görüntüleme bulgularına göre değil, hastanın belirtileri, işlev kaybı, beklentileri ve genel sağlık durumu dikkate alınarak verilmelidir.
Robotik ortopedi cerrahisi protez ameliyatlarında hassas planlamaya destek oluyor
Diz ve kalça protezi ameliyatlarında, uygun hastalarda robotik cerrahi sistemlerinden yararlanılabilir. Bu sistemler ameliyatı cerrahın yerine gerçekleştirmez; cerrahın kontrolünde çalışarak ameliyat öncesi planlamaya ve işlem sırasında belirli cerrahi adımların hassas biçimde uygulanmasına yardımcı olur.
Diz protezi ameliyatlarında robotik sistemler, hastanın anatomisinin değerlendirilmesine, kemik kesilerinin ve protez bileşenlerinin konumunun planlanmasına ve eklem dengesinin değerlendirilmesine destek sağlayabilir. Kalça protezi ameliyatlarında ise protez bileşenlerinin konumlandırılmasına ilişkin planlamada kullanılabilir.
Robotik teknolojilerin kullanılması, her hasta için aynı klinik sonucun elde edileceği anlamına gelmez. Olası faydalar kullanılan sisteme, cerrahi tekniğe, hastanın özelliklerine ve cerrahın deneyimine göre değişebilir. Bu nedenle yöntem seçimi, hastanın ihtiyaçları ve cerrahi değerlendirme doğrultusunda yapılmalıdır.
Kalça protezinde anterior yaklaşım bazı hastalarda değerlendirilebiliyor
Kalça protezi ameliyatlarında kullanılan yöntemlerden biri de anterior, yani önden yaklaşımdır. Bu teknikte kalça eklemine vücudun ön tarafından, kaslar arasındaki anatomik planlar kullanılarak ulaşılır. Yaklaşım, bazı hastalarda belirli kasların kesilmeden korunmasına olanak sağlayabilir.
Uygun hastalarda anterior yaklaşımın erken dönem hareket ve fonksiyon açısından bazı avantajları olabilir. Ancak bu avantajlar her hastada aynı şekilde görülmeyebilir. Yöntemin uygunluğu; hastanın anatomik yapısı, vücut ağırlığı, eklemdeki deformitenin derecesi, geçirilmiş ameliyatlar ve cerrahın deneyimi gibi faktörlere bağlıdır.
Robotik cerrahi ve anterior yaklaşım, farklı amaçlara yönelik teknik seçeneklerdir; birbirlerinin yerine geçen yöntemler olarak değerlendirilmemelidir. Hangi cerrahi yaklaşımın tercih edileceğine hastanın klinik durumu, ihtiyaçları ve cerrahın değerlendirmesi doğrultusunda karar verilir.
Protez cerrahisinde temel hedef; ağrıyı azaltmak, eklem fonksiyonlarını iyileştirmek ve hastanın günlük yaşam aktivitelerine daha rahat dönmesine yardımcı olmaktır. Uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesinde hasta ile hekim arasındaki bilgilendirilmiş karar süreci önemli rol oynar.
