Sözlük-B-C

B

Baseline: Başlangıç

Herhangi bir tedaviye başlanmadan önce, bir klinik çalışmanın başladığı zaman noktası. Araştırmacılar sıklıkla tedavinin nasıl ilerlediğini görmek için başlangıç test değerleriyle tedavi sonundaki test değerlerini karşılaştırır.

Bayesian Statistics: Bayezyan İstatistikleri

Herhangi bir araştırma ürünü verilmeden veya herhangi bir girişim uygulanmadan önce bir çalışmaya katılan kişiler üzerinde yapılan değerlendirmeler.

Bayesian Statistics: Bayezyan statistikleri

Thomas Bayes’den (1701-1761) adını alan istatistiksel yaklaşım. Olasılığa sübjektif yorum yapmak, hipotezin doğru olma olasılığı hakkında ve belirli değerlere sahip parametreler hakkında söylenmesi mümkün olan görüşü kabullenmek, bu yaklaşımın özellikleri arasında yer alır.

Beta Error: Beta Hatası

Bir istatistiksel hipotezin Neyman-Pearson testinde, sıfır hipotezi yanlış olduğunda kabullenme olasılığı; testin gücünü tamamlayan (Tip 2 hataya da bkz.).

Between-Subject: Özneler-Arasındaki

Paralel çalışma tasarımında, özneler arasındaki farklılıklar, tedavi farklılıklarını değerlendirmek için kullanılır.

Bias: Tarafgirlik

Soruları araştırmak için gerçek yanıtlara ulaşmada araştırıcılara engel olan eğik perspektif. Klinik çalışmalar tarafgirliği ortadan kaldırmak için birçok metot kullanır, bunların arasında randomizasyon, körleme ve katı protokollerin kullanımı yer alır.

Bioanalytical Assays: Biyoanalitik İncelemeler

Bir ilacın, ilaç metabolitlerinin veya biyolojik sıvılardaki kimyasalların kantitatif ölçümündeki metotlar.

Bioavailability: Biyoyararlanım

Bir ilaç ürününden emilen ve etki bölgesinde varolan aktif bileşenlerin veya aktif parçaların oranı veya derecesi. Kanda emilimi amaçlanmamış ilaç ürünleri için, biyoyararlanım, etki bölgesinde varolan aktif bileşen veya aktif parçaların oranı ve derecesini yansıtmayı amaçlayan ölçümlerle değerlendirilebilir.

Bioequivalence: Biyoeşdeğerlik

Benzer şekilde tasarlanmış bir çalışmada, benzer koşullar altında aynı molar dozda uygulanan ilacın etki ettiği bölgede varolan farmasötik eşdeğerlerde veya farmasötik alternatiflerde, aktif bileşenlerin veya aktif parçaların oranı veya derecesinde anlamlı farklılığın olmaması.

Blinded Medications: Kör Tedavi

Boyutu, şekli, rengi, kokusu ve diğer özellikleriyle özneler ve araştırıcılar tarafından hangi ilacın uygulandığının anlaşılmasını çok zor kılan eşdeğer görünen ürünler.

Blinded Study Design: Kör Çalışma Tasarımı
Araştırıcıların,öznelerin veya çalışmada yer alan çalışanların, her bir öznenin hangi tedavi grubunda olduğunu bilmediği iki veya daha fazla girişimin karşılaştırıldığı çalışma tasarımları.

Blinding: Körleme

Çalışmada, bir veya daha fazla ekibin tedavi tahsisinden habersiz yapıldığı prosedür. Tek kör genellikle, çalışmada yer alan öznelerin hangi girişimin uygulandığından habersiz olduğu ve çift-kör hem öznelerin hem de araştırmacıların habersiz olduğu anlamındadır; bazı olgularda veri analizini yapanlar da tedavi tahsisinden habersizdir.

Block Size: Blok Boyutu

Karşılaştırmalı çok merkezli çalışmalarda, tedaviler randomize olarak, küçük sabit boyutlu gruplar halinde organize edilir, bu sayede, her bir merkez tam özne kotasını doldurmasa da her çalışma tedavisini alan öznelerin toplam sayısı yaklaşık olarak eşittir.

C

Carry-Over Effect: Menzil Etkisi

Tedavi bırakıldıktan sonra da devam eden, bazen ilacın bilinen biyolojik aktivitesinin ötesinde tedavi etkileri.

Case Control Study: Vaka-Kontrol Çalışması

Geçmişte varolan faktörlere göre bir durumu veya hastalığı (vakalar) olan kişilerle, bir durumu veya hastalığı olmayan (kontroller) kişilerin karşılaştırıldığı retrospektif çalışma tipi.

Case Management: Olgu Yönetimi

Sizin sağlık bakımınızı yönetmek için bir hekim, hemşire veya başka bir sağlık uzmanı tarafından kullanılan bir süreç. Olgu yöneticileri, gerekli servisi aldığınızdan emin olur, olanak ve kaynak kullanımınızı takip eder.

Case Manager: Olgu Yöneticisi

Bir hastaya veya bir grup hastaya gerekli olan uygun sağlık bakımı vermekle görevli, tüm servisleri düzenleyen bir hemşire, doktor veya sosyal görevli.

Case History Record: Olgu Hikaye Kaydı

Çalışmada yer alan özne hakkında tüm medikal ve demografik bilgileri içeren hastane çizelgesi veya medikal ofis dosyası.

Case Report Form: Olgu Rapor Formu

Her çalışma öznesi hakkında sponsora rapor edilen protokol için gerekli bilgilerin tümünün kaydedildiği yazılı, optik veya elektronik doküman.

Catastrophic Illness: Katastrofik Hastalık

Yaşamı tehdit edici veya yaşam boyu disabiliteye yol açabilen çok ciddi ve masraflı sağlık problemi. Bu tip ciddi durumlar için tek başına medikal servis maliyeti finansal sıkıntı getirebilir.

Catastrophic Limit: Katastrofik Sınır

Karşılanan belirli maliyetler için belirli bir zaman süresince cebinizden ödenmesi gereken paranın en yüksek miktarı. Ödemeniz gereken maksimum miktarı belirlemek sizi korur.

Categorical Data: Kategorize Edilmiş Veri

Değerleri çeşitli kategorilere sıralayarak değerlendirilen veriler (örneğin şiddetli, orta ve hafif).

Causality: Nedensellik

Bir advers etkiye yol açan veya atfedilen bir ürün veya bir prosedürün mantıklı olasılığının belirlenmesi. Sıkça karşılaşılan örnekler: bilinmeyen, ilişkili değil, muhtemel, mümkün, kesin.

Causality Assessment: Nedensellik Değerlendirmesi

Bir advers etkiye yol açan veya atfedilen bir ilacın mantıklı olasılığının olup olmadığının belirlenmesi. Bu, temporal ilişkiyi, kabul etme/etmeme bilgilerini, altta yatan hastalıkla ilişki varlığını (veya yokluğu) ve daha muhtemel sebebin varlığını (veya yokluğunu) içerir.

Cause: Neden

Advers etkiye atfedilen bilgilerle ilişkili araştırmacı ve/veya sponsor tarafından yapılan değerlendirme. Örnekler: Çalışma girişimi (ör., ilaç, cihaz veya tedavi); beraberinde varolan araştırılmamış tedavi; hastalık ilerlemesi; diğer veya bilinmeyen kaynak. Atfetme ve ilişkilendirme’ye de bkz.

Certified Clinical Research Associate: Sertifikalı Klinik Araştırma İzleyicisi

Klinik Araştırma Uzmanlığı (ACRP) veya eşdeğer bir organizasyon tarafından verilen gerekli bir programı alan ve yazılı sınavı geçip bir sertifika kazanan ilgili iş deneyimine sahip klinik araştırma üyesi veya gözlemcisi.

Certified Clinic Research Coordinator: Sertifikalı Klinik Araştırma Koordinatörü

Klinik Araştırma Uzmanlığı (ACRP) veya eşdeğer bir organizasyon tarafından verilen gerekli bir programı alan ve yazılı sınavı geçip bir sertifika kazanan ilgili iş deneyimine sahip klinik araştırma koordinatörü veya çalışma koordinatörü.

Certified Clinical Research Investigator: Sertifikalı Klinik Araştırma Araştırıcısı

Klinik Araştırma Uzmanlığı (ACRP) veya eşdeğer bir organizasyon tarafından verilen gerekli bir programı alan ve yazılı sınavı geçip bir sertifika kazanan ilgili iş deneyimine sahip bir araştırmacı.

Certified Clinical Research Professional: Sertifikalı Klinik Araştırma Uzmanı

Klinik Araştırma Birliği (SOCRA) veya eşdeğer bir organizasyon tarafından verilen gerekli bir programı bitirmiş ve yazılı sınavı geçmiş sertifikalı, ilgili iş alanında deneyimi olan klinik araştırma uzmanı (ör., klinik çalışma yönetiminde, yönetici, koordinatör,danışman, öğretmen veya araştırmacı).

Certified IRB Manager: Sertifikalı IRB Müdürü

IRB Müdürler Ulusal Organizasyonu veya eşdeğer bir organizasyondan gerekli programı almış ve yazılı sınavı geçmiş sertifikalı işle ilgili deneyimi olan IRB uzmanı.

Certified IRB Professional: Sertifikalı IRB Uzmanı

Başvurulan Araştırma Etik Ulusal Birliği (Applied Research Ethics National Association=ARENA) veya eşdeğer bir organizasyondan gerekli programı almış yazılı sınavı geçerek sertifika kazanmış konuyla ilgili iş deneyimi olan IRB uzmanı.

Certified Nursing Assistant: Sertifikalı Hemşirelik Asistanı

Hastalara tıp dışı yardım sağlamak amacıyla, örneğin banyo, giydirme ve tuvaleti kullanmalarına yardımcı olma, hemşirelere yardımcı olan sertifikalı ve eğitimli CNA.

Chief Financial Officer: Finansal Ofis Başkanı

Bir firma için harcamaların düzenlenmesi ve yapılmasından sorumlu finansal otoriteye sahip olan birleşik idareci.

Children: Çocuklar

Klinik araştırmanın yapılmasında uygun kanunlar altında, klinik çalışmalarda yer alan tedavi veya prosedürlere onay için kanuni yaşı küçük olan kişiler.

Circadian Rhythm: Sirkadiyan Ritm

İnsanlardaki biyolojik zaman ve ritmisite, yaklaşık 24 saatlik sikluslarla karakterizedir. Eşanlamı: biyolojik saat.

Clean Database (or file):  Açık Veritabanı (veya dosya)

Hataların elimine edilebildiği, ölçüm ve diğer verilerin aynı ünitelerden sağlandığı veritabanı.

Client: Alıcı

Diğer bir programın (servis sağlayıcı) servis ihtiyacını yapan, ihtiyacı karşılayan bir program.VVeb arama motorları (örneğin Netscape ve Microsoft Explorer) web servis sağlayıcılarından HTML dosyalarını sunan alıcılardır.

Clinical: Klinik

İnsanlarda yapılan gözlem ve girişimlerle ilişkili.

Clinical Data Management: Klinik Veri Yönetimi

Klinik merkezlerde verilerin toplanmasında prosedürleri içine alan genel bir terim ve bu verilerin kalite kontrolü hem bir bölgede hem de santral veri koordinasyon merkezine iletildikten sonra gerçekleşir.

Clinical Development Plan: Klinik Gelişim Planı 

Araştırılan ürünün (ör., ilaç, biyolojik,cihaz) gelişiminde bir proje planını destekleyen bir çalışmayı veya çalışmaları anlatan klinik strateji için yazılı doküman.

Clinical Investigator: Klinik Araştırmacı 

Araştırılan öznelerin tedavisinde veya değerlendirmesinde direkt olarak yer alan sadece listede yer alan veya belirlenen araştırmacı veya alt araştırmacı.

Clinical Observations: Klinik Gözlemler

Bir öznedeki klinik bulgular ve semptomların not edilmesi.

Clinical Performance Measure: Klinik Performans Ölçümü

Uygulama kılavuzları, medikal gözden geçirme kriterleri veya kalite standartlarına uygun sağlık bakım uygulayıcısı veya sağlayıcısının faaliyetlerinin sınırını belirleyen bir metot veya enstrümandır.

Clinical Practice Guidelines: Klinik Uygulama Kılavuzları

Bir tedavinin işe yarayıp yaramadığını ve hangi hastalara özellikle yararlı olduğunu dikkatli bir şekilde çalışan uzmanlar tarafından yazılmış raporlar.

Clinical Pharmacology: Klinik Farmakoloji

Toksisite/güvenirliğin genel alanlarını, farmakokinetik (ör., ADME=Absorpsiyon Dağılım Metabolizma Eliminasyon) ve farmakodinamiği içeren insanlarda özellikle terapötik değeri olan ilaçların özelliklerinin ve reaksiyonlarının çalışması.

Clinical Phase: Klinik Faz

Araştırma bölgesinde bir çalışmanın başlaması ve bitimi arasındaki zaman periyodu.

Clinical Practice Guidelines: Klinik Uygulama Kılavuzları

Tedavinin işe yarayıp yaramadığını ve hangi hastalara özellikle yararlı olduğunu dikkatlice araştıran uzmanlar tarafından yazınla raporlar.

Clinical Protocol: Klinik Protokol

Bir çalışmanın amaçlarını, tasarımını, metodolojisini, istatistiğini ve organizasyonunu tanımlayan bir doküman. Protokol genellikle çalışma için arka planı ve mantığını da belirtir,ancak bunlar diğer protokol referanslı dokümanlardan sağlanır.

Clinical Research Assistant: Klinik Araştırma Asistanı

Araştırmacının altında çalışan ve çalışma görevlerini gerçekleştirmek için çalışma koordinatörüne yardımcı olan kişi.

Clinical Research Associate: Klinik Araştırma İzleyicisi

Bir çalışmanın protokole uygun olarakyapılmasmdan sorumlu sponsor veya CRO tarafından görevlendirilen kişi. İzleyicinin görevleri arasında, bunlarla sınırlı kalınmamakla birlikte, çalışmanın planlanmasına yardımcı olmak, çalışmayı başlatmak,çalışmaların iletimini belirlemek,datanın analizi, yorumlanması ve yayınlanmasına yardımcı olmak yer alır. İzlemciler, çalışmanın tüm verilerini kontrol etmek ve dokümantasyonu sağlamak için klinik araştırma koordinatörü ile beraber çalışır. Klinik araştırma yardımcısına da bkz.

Clinical Research Center: Klinik Araştırma Merkezi

MichiganTıp Merkezi Üniversitesinde lokalize Birleşik Devletler boyunca önde gelen hastanelerde 79 NIH-fonlu klinik araştırma merkezlerinden bir tanesi.

Clinical Research Coordinator: Klinik Araştırma Coordinator

Çalışma koordinatörü için ortak sponsor veya Kontrat Araştırma Organizyonu (CRO) için kullanılan terim.

Clinical Research Curriculum Award (K-30): Klinik Araştırma Müfredat ödülü (K-30)

Enstitülere Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ödülü, klinik araştırmada eğitim kalitesini daha iyi hale getirmeyi amaçlar.

Clinical Research and Development: Klinik Araştırma ve Geliştirme

Özellikle güvenilirlik ve etkinliği belirlemek amacıyla insanlarda yapılan bir araştırma ürününün test edilmesi.

Clinical Significance: Klinik Anlamlılık

Test sebebiyle olsun olmasın önemli kabul edilen bir kişinin klinik durumundaki değişiklik. Bazı istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler (örneğin kan testlerinde) klinik açıdan anlamlı değildir. Klinik anlamlılık için kriterler protokolde belirtilmelidir.

Clinical Study: Klinik ÇalışmaAraştırma ürününün (ürünlerinin), güvenirlik ve/veya etkinliği kapsamında; klinik, farmakolojik ve/veya diğer farmakodinamik etkilerini bulmak veya belirlemek; ve/veya araştırma ürünü ile ilgili advers etkileri belirlemek ve/veya araştırma ürününün absorpsiyon, dağılım, metabolizma ve eliminasyonunu çalışmayı amaçlayan insanlarda yapılan herhangi bir çalışma.

Clinical Study Agreement: Klinik Çalışma Antlaşması

Sorumluluk (ör., tazminat) ve finansal konularda ve sorumlulukların delegasyonu/dağılımında araştırmacı ve sponsor tarafından imzalanan ve tarihi konulan bir doküman.

Clinical Study Report: Klinik Çalışma Raporu

Klinik ve istatistiksel tanımında, sunumunda ve analizinde tamamıyla tek bir rapor kullanılan insanlarda yapılan herhangi bir terapötik, profilaktik veya tanısal ajanla ilgili yazılı tanım.

Clinical Therapeutics Evaluation Program (NCI): Klinik Terapötik Değerlendirme Programı

CTEP misyonu, kanseri tedavi etmek, kontrol altına almak ve iyileştirmek için daha iyi çözümler bularak kanser hastalarının yaşamlarını iyileştirmeyi amaçlar.CTEP, bu misyonu kanser araştırmalarına yoğun ulusal yardım sağlayarak, moleküler hedefleri ve ilaç etkilerinin mekanizmalarını tanımlayarak araştırmalarda yeni kanser ajanlarının değerlendirilmesinde sponsor olarak gerçekleştirir.

Clinical Trial Coordinator: Klinik Çalışma Koordinatörü

Sponsor veya CRO tarafından atanan kişi. Görevi çalışmanın protokole uygun olarak yapılıp yapılmadığını belirlemektir. Izlemcinin görevleri arasında, bunlarla sınırlı kalmasa da, çalışmanın planlanmasına ve başlamasına yardımcı olmak, çalışmanın yürütülmesini sağlamak, verilerin analizi, yorumlanması ve yayınlanmasına yardımcı olmak, yer alır. İzlemciler tüm verileri kontrol etmek ve çalışma dokümantasyonunu sağlamak amacıyla klinik araştırma koordinatörüyle beraber çalışır. Klinik araştırma yardımcısına da bkz.

Clinical Trial Coordinator: Klinik Çalışma Koordinatörü

Araştırma bölgesinde araştırmanın yapılmasına yardımcı olmakla onurlandırılmış uygun deneyimi olan kişi.

Clinical Trial Materials: Klinik Çalışma materyalleri

Araştırmacıya sağlanan kaynakların tümü (ör., dökümanlar, laboratuar,araştırma ürünü).

Code of Federal Regulations: Federal Düzenlemelerin Kodu

Federal Düzenlemeler Kodu,yönetim departmanları ve Federal ajanslar tarafından Federal Kayıtta yayınlanan genel ve kalıcı kuralların yıllık kodlanması. CRF 50 konu başlığına sahiptir. Federal düzenlemeye geniş bir alan sağlar. Her bir başlık,genel ana başlıkla ilgili bölümlere ayrılı. Her bir bölüm, alt bölümlere ayrılır, her bir alt bölüm de kısımlara ayrılır -CFR’nin temel birimi. CFR’nin amacı, organize bir yayında ajans düzenlemelerinin resmi ve tam metnini sunmaktır, bunun yanında gnel ve kalıcı Federal yasaları bilmeye ihtiyacı olan kişilerin hepsi için detaylı ve uygun referans sağlamaktır.

Cohort: Kohort

Başlangıçta, bir veya daha fazla özelliği benzer olduğu belirlenmiş, izlemi yapılan kişilerin grubu. Sosyal bilimsel araştırmada, bu terim aynı zamanda doğmuş, ortak tarih veya kütürel deneyimi olan kişiler grubunu da ifade edebilir.

Cohort Study: Kohort Çalışma 

Bir gruptan daha fazla öznelerin yer aldığı gözlemsel çalışma.

Co-Investigator: Ko-araştırmacı 

(1) Bir klinik çalışmada araştırmacıyla sorumluluk paylaşan kişi veya; (2) alt araştırmacılar için eş anlamlı belirsiz (yani, düzenleyici olmayan bir terim).

Community of Science: Bilim Komitesi

Finansal yardım fırsatları ve fakülte profilinin veri tabanı.

Comparative Study: Karşılaştırmalı Çalışma

Araştırma ürününün diğer araştırma ürünü ve/veya piyasadaki bir ürünle karşılaştırıldığı çalışma.

Comparator (Product): Komparatör (ürün)

Bir klinik çalışmada referans olarak kullanılan araştırma ürünü veya piyasadaki bir ürün (ör., aktif kontrol) veya plasebo.

Comparison Group: Karşılaştırma Grubu

Özellikleri (ör, ırk/etnik, cinsiyet ve yaş) çalışmada yer alan grupla benzer olan kişiler.

Complementary medicine: Tamamlayıcı İlaç

Konvansiyonel (veya allopatik) tıpta normalde kullanılmayan yaklaşımlar grubu, ör., şiropraktik, akupunktur ve şifalı bitkiler. Bunlar için alternatif ve integratif tıp da denir.

Compliance (in relation to subjects): Uyum (öznelerle ilişkili)

Öznelerin çalışma ilacını tariflenen sıklıkta alıp almadığını ve/veya protokol için gerekli testleri ve vizit çizelgelerini ne kadar gerçekleştirdiğinin ölçümü.

Compliance (in relation to clinical trials): Uyum (klinik çalışmalarla ilişkili)

Tüm çalışma-ilişkili gereksinimlere,iyi klinik uygulama (GCP) gereksinimlerine ve uygulanabilir düzenleyici kurallara bağlı kalma.

Computer Validation: Bilgisayar Doğrulama

Kullanıcı ihtiyaçlarıyla uyumluluk ve doğruluğu sağlamak için, elde etme,yürütme ve kullanım sırasında yazılım ve donanımın değerlendirme ve dokümantasyon süreci.

Concomitant Medication: Beraberinde Kullanılan ilaç

Çalışma ilacına (ilaçlarına) ek olarak, alınan ilaçlar.

Concomitant Treatment: Beraberinde alınan tedavi

Özne tarafından çalışma ilacının yanında alınan tedavi (ör., diyet, terapi).

Concurrent Standard Therapy: Beraberinde Standart Tedavi

Araştırma altındaki tedavi olmayan bir araştırmada yer alırken öznenin aldığı tedavi (ör.,cerrahi,ilaç);araştırma çalışmasına girmediğinde bilen özneye sunulan tedavi.örneğin, kanser hastalarında iki bulantı giderici ilacın karşılaştırma çalışmasında, kemoterapi”beraberindeki standart tedavi” bulantıyı gideren ilaçlar”araştırma tedavisi”dir.

Conflict of Interest: Çıkar Çatışması

Bir kişinin uzman veya yükümlü veya personel veya finansal görevliyle tartışarak kendi sorumluluğunu yerine getirmesini zor kılan durumu ifade eder.

Confidentiality: Gizlilik

Otoriteler dışında, sponsor bilgilerinin veya özne kimliklerinin açıklanmasını önlemek.

Confidentiality Agreement: Gizlilik Antlaşması

2 grup arasında yapılan,2 grup arasındaki bilgilerin gizliliğini garantileyen doküman.

Confidentiality Statement: Gizlilik Bildirisi

Yazılı onay formunda yer alan ifadeler, bu maddelerde, kişilerin kimliğinin gizli tutulacağı (çalışma sonuçları yayınlandığında bile) ve gizliliğin federal yasaların öngördüğü ölçüde olacağı belirtilir.

Consortium : Konsorsiyum

Spesifik bir araştırma projesi veya programına giren genellikle üniversitelerle anonim grupları arasında yapılan antlaşma.

Consultant: Danışman

Üniversitenin içinden veya dışından katılan, personel servis antlaşmasına göre ödemesi yapılan, katılımı alt-hesap veya alt-kontrat gerektirmeyen katılımcı.

Consulting Agreement: Danışman Antlaşması

Mucitler ve lisans verenler arasında yapılan, ürün geliştirme, teknoloji transfer sürecinin en önemli fazını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış düzenlemeler.

Contract Research Organization: Kontrat Araştırma Organizasyonu

Sponsor tarafından kontratı yapılan, sponsorla ilgili bir veya daha fazla sorumluluk ve fonksiyonu gerçekleştirmek amaçlı bir kişi veya organizasyon (ticari, akademik veya diğer).

Contrindicated: Kontraendike

Dezvantajlı, muhtemelen tehlikeli; bir tedavi belirli kişilerde veya durumlarda riskler sebebiyle kullanılmamalı (ör., bir ilaç gebe kadınlarda veya yüksek kan basıncı olanlarda kontraendike olabilir).

Contraindication: Kontraendikasyon

Kişinin güncel durumu ve/veya kullandığı ilaçlarla ilişkili olarak bir ilaç/tedavi kullanılmamasının tavsiye edildiği durum.

Control: Kontrol

Araştırma ürünüyle karşılaştırılan tedavi, bu sayede araştırma ürününün etkisi değerlendirilebilir ve diğer etkilerden ayırt edilebilir (ör.,spontan değişiklik, plasebo-etkisi, beraberindeki tedavi veya gözlemcinin beklentileri). Örnekler: plasebo eşleştirilmiş kontrol, doz karşılaştırma kontrolü,tedavi almayan kontrol, aktif tedavi alan kontrol ve historik kontrol.

Control Group: Kontrol Grubu

Araştırma ilacıyla tedavi edilmeyen karşılaştırma grubu (ör., tedavi yok, farklı tedavi veya plasebo).

Control Subject: Kontrol Öznesi

Araştırma ilacıyla tedavi almayan çalışma öznesi (ör., tedavi yok,farklı tedavi veya plasebo).

Controlled Study: Kontrollü Çalışma

Araştırma ürününün, bilinen etkisi olan bir tedaviyle karşılaştırıldığı çalışma.

Coordinating Investigator: Koordinatör Araştırmacı

Çok merkezli bir çalışmada yer alan farklı merkezlerdeki araştırmacıların koordinasyonundan sorumlu olarak atanmış aratırmacı.

Co-Principal Investigator: Başkan Vekili Araştırmacı

Başkan araştırmacı ile birlikte klinik çalışma sorumluluğunu paylaşan kişi.

Copyright: Telif hakkı

Bir makine veya cihaz aracılığıyla veya direkt olarak belirli bir zaman periyodu için izin alınmadan ve ödemesi yapılmadan orijinal işlerin diğerleri tarafından alınabilmesi, kopyalanabilmesi veya çoğaltılabilmesini engelleyen hak (tipik olarak metinler,yazılım programları,görsel ve audio materyaller için kullanılır).

Cost Benefit Analysis: Maliyet Fayda Analizi

Belirli ilaç veya prosedürün kullanımıyla ilişkili, direkt tasarrufun hemen gözlenmediği, parasal açıdan faydaların kantifiye edilme girişimi.

Cost Effectiveness Analysis: Maliyet Etkinlik Analizi

Belirli bir ilaç veya prosedürün kullanımıyla ilişkili en uygun doğal üniteler açısından (ör., kazanılan yaşam yılı) verimliliğin miktarının belirlenmesi girişimi.

Cost Utility Analysis Maliyet Hizmet Analizi

Özneleri farklı sağlık durumlarına yerleştiren rölatif değerleri yansıtan hizmet serilerine uyarlanmış tedavinin bir sonucu olarak kazanılan yaşam yıllarını kantifiye etme girişimi.

Crossover: Çapraz

Öznelerin kendi kontrolleri olarak fonksiyon gördüğü çalışma tasarımı, özneler randomize olarak araştırma ürününü veya kontrolleri almak üzere sıralanır ve tipik olarak iki ürün arasında arınma periyodu vardır.