📝 Editoryal Not:
Kalp ve damar hastalıkları, Türkiye’de başlıca ölüm nedenleri arasında yer almaya devam ederken, risk faktörlerinin erken belirlenmesi ve uygun şekilde yönetilmesi koruyucu sağlık açısından önem taşıyor. Bu bültende güncel TÜİK ve Sağlık Bakanlığı verileri esas alınarak istatistikler güncellendi; “kalp ve damar hastalığı” ile “dolaşım sistemi hastalıkları” ifadeleri veri kaynaklarının tanımlarına uygun biçimde kullanıldı. Kolesterol ölçümüne ilişkin yaş grubu verilerinin 2019 yılına ait olduğu açıkça belirtildi. Ayrıca bireylerin kendi risklerini bilmeleri ve sağlık kontrollerini kişisel risk profilleri doğrultusunda hekimleriyle planlamaları vurgulandı.

  • Türkiye’de 2025 yılında ölümlerin %34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti.
  • 40-69 yaş grubundaki kişilerin %12,7’sinde 10 yıllık kalp-damar hastalığı riski %30 ve üzerinde veya mevcut kalp-damar hastalığı bulunuyor.
  • 2019 verilerine dayanan bir analize göre 35-44 yaş grubundaki kişilerin %24,4’ü daha önce kolesterol ölçümü yaptırmamıştı.
  • Türk Kardiyoloji Derneği ve Novartis Türkiye, Dünya Kalp Günü’nde “Risklerinizi bilin, kontrollerinizi ertelemeyin” çağrısında bulunuyor.

Türk Kardiyoloji Derneği ve Novartis Türkiye, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında, kalp ve damar hastalıklarında risk faktörlerinin zamanında belirlenmesi ve gerekli sağlık kontrollerinin ertelenmemesi çağrısında bulundu. İki kurum, kalp sağlığının yalnızca belirti veya hastalık ortaya çıktığında değil, yaşam boyu düzenli olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

“Tansiyonunuzu ve kolesterol değerlerinizi bilin”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, Türkiye’de gerçekleşen ölümlerin %34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle meydana geldi. Dolaşım sistemi hastalıkları, ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldı.

Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü iş birliğiyle gerçekleştirilen Türkiye Hanehalkı Sağlık Araştırması 2023 sonuçlarına göre ise 40-69 yaş grubundaki kişilerin %12,7’sinde 10 yıllık kalp-damar hastalığı riski %30 ve üzerinde veya mevcut kalp-damar hastalığı bulunuyor. Bu risk değerlendirmesinde yaş, cinsiyet, kan basıncı, sigara kullanımı, kolesterol ve diyabet gibi faktörler dikkate alınıyor.

Kolesterol ölçümüne ilişkin veriler de risk faktörlerinin farkında olmanın önemine işaret ediyor. 2019 yılı Türkiye Sağlık Araştırması verileri üzerinden yapılan bir analizde, 35-44 yaş grubundaki kişilerin %24,4’ünün daha önce kolesterol ölçümü yaptırmadığı bildirildi. Bu oran 45-54 yaş grubunda %18,2, 55-64 yaş grubunda %12,5 ve 65 yaş ve üzerindeki grupta %6,6 olarak bulundu.

“Kalp sağlığını günlük yaşamın bir parçası haline getirmeliyiz”

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, bireylerin kalp sağlığı için atabilecekleri adımlara dikkat çekerek şunları söyledi:

“Kalp sağlığımızı korumak için sağlıklı beslenmek, düzenli hareket etmek ve sigaradan uzak durmak önemli. Bunun yanında tansiyonumuzu bilmek, kolesterol değerlerimizi ve özellikle LDL-kolesterol düzeyimizi takip etmek de önemli adımlar arasında yer alıyor. Yüksek kolesterol, hipertansiyon ve diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin kontrol altında tutulması; kalp krizi ve inme gibi ciddi olayların riskini azaltmaya yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.

Kontrollerimizi ve gerektiğinde hekime başvurmayı ertelememeli; hekimimiz tarafından bir tedavi önerildiyse tedaviyi önerildiği şekilde sürdürmeliyiz. Hipertansiyon, kalp yetersizliği ve dislipidemi gibi kronik hastalıklarda riskleri erken fark etmek ve uygun şekilde yönetmek önem taşıyor. Kalp sağlığını yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla günlük yaşamımızın bir parçası haline getirmeliyiz.”

“Bizim için her gün kalp günü”

Kardiyovasküler alanda uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, kalp sağlığında uzun vadeli ilerleme için ortak hareket etmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Toplumumuzda kalp sağlığı ve risk faktörlerinin daha fazla konuşulmasını farkındalık açısından kıymetli buluyoruz. Ancak kalp sağlığını yalnızca Dünya Kalp Günü’nde hatırlanan bir konu olarak görmüyoruz.

Novartis olarak kardiyovasküler alandaki karşılanmamış ihtiyaçlara yönelik çalışmalarımızı sürdürüyor, bilimsel yenilikleri ve yenilikçi tedavileri hastalarla buluşturmak için çalışıyoruz. Kalıcı bir değişimin yalnızca tedavilerle değil; hastalar, sağlık profesyonelleri, uzmanlık dernekleri ve sağlık sistemi paydaşlarının birlikte hareket etmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz.

Kalp krizi ve inme gibi ciddi kardiyovasküler olayların riskini azaltmaya yönelik farkındalığın güçlendirilmesi ve hastaların ihtiyaç duydukları bakım ve tedaviye zamanında ulaşabilmesi için iş birliklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim için her gün kalp günü.”