📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, rahim ağzı (serviks) kanserinin önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü bilimsel verilerle ortaya koymaktadır. Düzenli tarama programları ve HPV aşısının kanıtlanmış koruyucu etkisini vurgulayan içerik, kadınların erken tanı konusunda bilinçlenmesine ve sağlık hizmetlerine katılımının artırılmasına önemli katkı sunmaktadır.
Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünya genelinde ve Türkiye’de kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre serviks kanseri, kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türüdür. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 660 bin yeni vaka tanı alırken, 350 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmektedir.
Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, Türkiye’de her yıl yaklaşık 2 bin 400 yeni rahim ağzı kanseri vakası görüldüğünü ve yaklaşık bin 200 kadının bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtiyor. Dr. Yassa’ya göre bu kayıpların en önemli nedenleri arasında, ulusal tarama programlarına katılımın düşük olması ve hastalığın erken evrede belirti vermemesi yer alıyor.
Erken Tanı ile Önlenebilir Bir Kanser Türü
Rahim ağzı kanseri, erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen ve hatta önlenebilen kanserler arasında yer almaktadır. Doç. Dr. Murat Yassa, hiçbir yakınması olmasa dahi her kadının düzenli jinekolojik muayenelerini yaptırması, tarama testlerini ihmal etmemesi ve HPV aşısı konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguluyor. Tarama testleriyle saptanan kanser öncüsü lezyonlar, LEEP (Loop Elektrocerrahi Eksizyon Prosedürü) veya konizasyon gibi günübirlik cerrahi işlemlerle kansere dönüşmeden tedavi edilebilmektedir.
Serviks Kanserinin En Yaygın Nedeni: HPV
Rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık %99’u Human Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkilidir. Araştırmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez HPV ile enfekte olduğunu göstermektedir. Çoğu zaman belirti vermeyen bu virüs, bağışıklık sistemi zayıfladığında aktif hale gelebilmekte ve yüksek riskli tipleri rahim ağzında kanser öncüsü hücresel değişikliklere yol açabilmektedir. Bu nedenle düzenli muayene ve taramalar hayati önem taşımaktadır.
Rahim Ağzı Kanserine Karşı Hayat Kurtaran 4 Önlem
1. Düzenli Jinekolojik Muayene
Hiçbir yakınması olmasa bile kadınların 21 yaşından itibaren yılda en az bir kez jinekolojik muayene yaptırmaları önerilmektedir. Muayene sırasında gerekli tarama testleri planlanır ve risk değerlendirmesi yapılır.
2. Pap Smear Testi
Rahim ağzından alınan hücre örneklerinin patolojik incelemesine dayanan Pap smear testi, kanser öncesi hücresel değişiklikleri erken dönemde saptar. 21 yaşından itibaren 3 yılda bir düzenli yapılması önerilmektedir.
3. HPV Tarama Testleri
Özellikle 30 yaş sonrası önerilen HPV testleri, yüksek riskli HPV tiplerini saptayarak kanser riskini belirlemede kritik rol oynar. HPV pozitifliği, kanser tanısı anlamına gelmez; çoğu olguda erken müdahale ve yakın takip ile süreç kontrol altına alınabilmektedir.
4. HPV (Human Papilloma Virüsü) Aşısı
HPV aşısı, dünyada kanserden koruyucu etkisi kanıtlanmış tek aşıdır. Günümüzde uygulanan 9’lu HPV aşısı, rahim ağzı kanseriyle ilişkili en yaygın ve yüksek riskli HPV tiplerine karşı geniş koruma sağlamaktadır. İdeal uygulama yaşı 9–14 olmakla birlikte, 15 yaş ve sonrasında kadınlara ve erkeklere de yapılabilmektedir. Aşı kararı, bireysel riskler göz önünde bulundurularak hekimle birlikte değerlendirilmelidir.
