📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, son yıllarda hızla yaygınlaşan GLP-1 reseptör agonistlerinin kontrolsüz ve endikasyon dışı kullanımının oluşturduğu ciddi halk sağlığı risklerine dikkat çekmektedir. Sosyal medya üzerinden temin edilen sahte ürünler, yanlış doz kullanımı ve hekim gözetimi olmadan yapılan uygulamaların potansiyel olarak yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabileceği bilimsel veriler ışığında ele alınmaktadır. İçerik, sağlık profesyonelleri ve toplum için güvenli ilaç kullanımına yönelik önemli uyarılar sunmaktadır.

GLP-1 reseptör agonistleri olarak bilinen ve kamuoyunda “zayıflama iğneleri” şeklinde adlandırılan ilaçların kullanımı, son beş yılda dünya genelinde yaklaşık altı kat artış göstermiştir. Başlangıçta tip 2 diyabet tedavisi için geliştirilen semaglutid, liraglutid ve tirzepatid gibi ajanlar, günümüzde obezite tedavisinde de etkinliği kanıtlanmış ilaçlar arasında yer almaktadır. Ancak uzmanlar, hekim kontrolü olmadan ve tıbbi endikasyon dışı kullanımın ciddi sağlık riskleri doğurduğu konusunda uyarıyor.

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, bu ilaçların bilinçsiz kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu hâline geldiğini belirtti.

Türkiye’de Talep Artışı ve Sosyal Medya Etkisi

GLP-1 agonistlerinin kullanım hızının Türkiye’de özellikle 2023–2024 döneminde belirgin şekilde arttığını ifade eden Doç. Dr. Şeren, nüfusa oranla kullanım hızının orta-yüksek seviyede olduğunu söyledi. Avrupa ülkeleriyle benzer bir eğilim görülmesine rağmen, Türkiye’de sosyal medyanın yönlendirici etkisinin daha güçlü olması nedeniyle endikasyon dışı ve kontrolsüz kullanım riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Avrupa İlaç Ajansı’ndan Sahte Ürün Uyarısı

Son aylarda sosyal medya aracılığıyla temin edilen ve “hızlı zayıflama” vaadiyle sunulan ürünlerin sayısında artış olduğunu vurgulayan Şeren, merdiven altı üretim ve sahte ilaçların ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.

Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA), sosyal medya üzerinden satılan GLP-1 agonistlerinin önemli bir kısmının sahte olduğu yönünde uyarı yayımladığını hatırlatan Şeren, bu ürünlerin içerik ve doz açısından ciddi belirsizlikler taşıdığını ifade etti.

Yanlış Kullanımda Ciddi Yan Etki Riski

GLP-1 agonistlerinin güçlü farmakolojik etkilere sahip ilaçlar olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şeren, yanlış doz, yanlış uygulama veya sahte ürün kullanımının; şiddetli bulantı ve kusmadan akut pankreatit, safra kesesi taşları, safra yolu problemleri ve gastropareziye kadar uzanan ciddi yan etkilere yol açabileceğini belirtti.

Sık görülen yan etkiler arasında bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve baş dönmesi yer alırken; nadir ancak ciddi yan etkiler arasında akut pankreatit, safra yolu hastalıkları ve hipoglisemi bulunmaktadır. Bu nedenle düzenli hekim takibi ve doz ayarlaması zorunludur.

Doğru Hastada Etkili, Yanlış Kullanımda Tehlikeli

Klinik çalışmaların, GLP-1 agonistlerinin uygun hasta grubunda etkili olduğunu açıkça gösterdiğini belirten Şeren, semaglutid kullanılan STEP-1 çalışmasında ortalama %14,9; tirzepatid kullanılan SURMOUNT-1 çalışmasında ise %20’nin üzerinde kilo kaybı bildirildiğini hatırlattı. Ancak bu sonuçların, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli tıbbi takip olmadan elde edilemeyeceğini vurguladı.

“Sosyal medyadaki ‘hızlı zayıflama’ anlatılarının bilimsel hiçbir karşılığı yoktur” diyen Şeren, bu ilaçların mucize değil, kontrollü şekilde uygulanması gereken tıbbi tedaviler olduğunu ifade etti.

Kimler İçin Uygun, Kimler İçin Riskli?

Uluslararası kılavuzlara göre GLP-1 agonistlerinin; vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan bireylerde veya VKİ 27’nin üzerinde olup diyabet, hipertansiyon ya da dislipidemi gibi ek hastalıkları bulunan kişilerde kullanılabileceğini belirten Şeren, şu grupların ise riskli kabul edildiğini söyledi:

  • Daha önce pankreatit geçirmiş olanlar
  • Mide boşalması ciddi derecede yavaş olan hastalar
  • Hamileler ve emzirenler
  • Ailesinde tiroit kanseri öyküsü bulunanlar
  • Çoklu ilaç kullanımı olan bireyler

Ayrıca bu ilaçların 18 yaş altı için önerilmediğini, 75 yaş üzerindeki bireylerin ise çok dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.

Kalıcı Zayıflama İçin Yaşam Tarzı Şart

Tedavinin genellikle en az 6–12 ay sürmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Şeren, ilacın kesilmesi sonrası ilk 12 ay içinde verilen kilonun %60–70’inin geri alınabildiğini söyledi. Kalıcı kilo kaybı için beslenme düzeni ve fiziksel aktivite değişikliğinin şart olduğunun altını çizdi.

Aşağıdaki belirtilerin acil tıbbi değerlendirme gerektirdiğini vurguladı:
Şiddetli veya geçmeyen karın ağrısı, tekrarlayan kusma, sarılık, koyu renkli idrar, bayılma, belirgin halsizlik ve kan şekeri düşüklüğü belirtileri.

“Mucize Değil, Tıbbi Tedavi”

Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:
“Bu ilaçlar reçeteli tıbbi ürünlerdir. Sadece doğru hasta, doğru endikasyon ve hekim gözetimiyle kullanılmalıdır. Sosyal medyadan temin edilmez, arkadaş tavsiyesiyle başlanmaz. Merdiven altı ürünler hayati risk taşır.”