📝 Editoryal Not:
Varis hastalığı, estetik kaygıların ötesinde dolaşım sağlığını etkileyen kronik bir damar hastalığıdır. Bu basın bülteni, cerrahiye alternatif modern tedavi yaklaşımlarından biri olan köpük skleroterapinin hangi hasta gruplarında, hangi bilimsel ve klinik kriterlerle uygulanabileceğini sağlık profesyonelleri için özetlemekte; doğru hasta seçiminin önemini vurgulamaktadır.
Varis hastalığı, yalnızca kozmetik bir problem olarak değerlendirilmemeli; ilerleyen süreçte bacaklarda ağrı, dolgunluk hissi, ödem ve kronik venöz yetmezliğe bağlı dolaşım bozukluklarına yol açabilen önemli bir damar hastalığı olarak ele alınmalıdır. Günümüzde damar cerrahisi alanındaki gelişmeler sayesinde, cerrahi girişime gerek kalmadan uygulanabilen minimal invaziv tedavi seçenekleri klinik pratiğe girmiştir.
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, köpük skleroterapinin seçilmiş varis vakalarında cerrahiye alternatif, etkili ve kontrollü bir tedavi yöntemi olarak değerlendirildiğini belirtmektedir.
Köpük Skleroterapi Nedir?
Köpük skleroterapi, varisli damar içerisine özel olarak hazırlanan sklerozan ajanın köpük formunda enjekte edilmesiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan köpük, damar endotelinde kontrollü bir hasar oluşturarak damarın kapanmasını sağlar. Zaman içerisinde bu damar fibrotik yapıya dönüşerek vücut tarafından emilir ve venöz dolaşım sağlıklı damarlar üzerinden devam eder.
Bu yöntem, özellikle yüzeyel ve orta çaplı varislerin tedavisinde cerrahiye alternatif bir yaklaşım olarak klinik uygulamalarda yer bulmaktadır.
Tedavi Her Hasta İçin Kişiye Özel Planlanmalıdır
Her varis hastası aynı klinik özelliklere sahip değildir. Bu nedenle köpük skleroterapi öncesinde ayrıntılı bir damar değerlendirmesi yapılması esastır. Renkli Doppler ultrasonografi, venöz yetmezliğin derecesini ve tedaviye uygun damar segmentlerini belirlemede altın standarttır.
Köpük skleroterapi özellikle;
- Yüzeyel varisleri bulunan,
- Orta çaplı varis şikâyeti olan,
- Cerrahi tedaviye uygun olmayan ya da cerrahi istemeyen,
- Daha önce tedavi görmüş ancak nüks varisleri bulunan
hastalarda tercih edilebilmektedir.
Tedavinin Amacı: Dolaşım Fonksiyonlarını Desteklemek
Köpük skleroterapi yalnızca estetik iyileşme amacıyla değil; varislerin neden olduğu ağrı, ağırlık hissi ve bacaklarda şişlik gibi semptomların azaltılması ve venöz dolaşımın desteklenmesi amacıyla da uygulanmaktadır.
Cerrahi kesi gerektirmemesi, lokal anesteziye ihtiyaç duyulmaması ve hastanın genellikle aynı gün günlük yaşamına dönebilmesi, yöntemin öne çıkan klinik avantajları arasında yer almaktadır.
Tedavi Sonrası Takip ve Hasta Uyumu Önemlidir
Uygulama genellikle kısa sürede tamamlanır. İşlem sonrasında, hekimin önerdiği süre boyunca medikal varis çorabı kullanımı önerilebilir. Hafif morarma, hassasiyet veya geçici renk değişiklikleri görülebilir. Tedavinin etkinliği planlanan kontrol muayeneleriyle değerlendirilir ve gerekirse ek seanslar uygulanabilir.
Doğru Hasta Seçimi Tedavinin Başarısını Belirler
İleri derecede derin ven yetmezliği bulunan hastalarda, gebelik döneminde veya bazı özel sistemik hastalıkların varlığında köpük skleroterapi uygun olmayabilir. Bu nedenle tedavi kararı mutlaka uzman hekim tarafından, klinik ve radyolojik değerlendirme sonrası verilmelidir.
Op. Dr. Şükrü Özbek konuyla ilgili olarak şunları ifade etmektedir:
“Köpük skleroterapi, uygun hastalarda varis tedavisinde cerrahiye alternatif etkili bir yöntemdir. Ancak her varis vakası aynı şekilde değerlendirilmemelidir. En doğru sonuç, ayrıntılı damar incelemesi ve kişiye özel tedavi planlamasıyla elde edilir. Tedavide temel hedefimiz yalnızca estetik değil, sağlıklı bir dolaşımın sürdürülebilmesidir.”
