📝 Editoryal Not:
Metin, menopozun yalnızca adetlerin sona ermesinden ibaret olmadığını; vazomotor, uyku, psikolojik, cinsel ve genitoüriner belirtilerle yaşam kalitesini etkileyebilen bir yaşam dönemi olduğunu vurgulaması açısından değerlidir. Bilimsel doğruluk için özellikle “10 sinyal” ifadesinin tanısal bir liste olmadığı, belirtilerin kişiden kişiye değişebileceği ve adet düzensizliğinin her zaman menopoz anlamına gelmediği netleştirilmiştir. Ayrıca 45 yaş ve üzerindeki kişilerde tipik menopoz/perimenopoz tablosunda rutin hormon testlerinin tanı için gerekli olmadığı; 40 yaş altındaki amenore ve menopoz şüphesinde ise prematür over yetmezliği açısından ayrı değerlendirme gerektiği güncel kılavuzlarla uyumludur. Hormon tedavisi bölümü de yalnızca semptom kontrolü amacı, kişiselleştirilmiş yarar-risk değerlendirmesi ve uterus varlığına göre tedavi seçimi vurgulanacak şekilde düzenlenmiştir.

Sıcak basması, gece terlemeleri, uyku bozuklukları, vajinal kuruluk ve cinsel ilişki sırasında ağrı yaşam kalitesini etkileyebilir

Menopoz, kadın yaşamının doğal bir dönemidir. Ancak menopoz geçişi olarak adlandırılan perimenopoz sürecinde ortaya çıkabilen sıcak basması, gece terlemeleri, uyku problemleri, duygu durum değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk ve cinsel ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.

Memorial Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Gülin Feykan Yeğin, menopozun bir hastalık değil, doğal bir yaşam dönemi olduğuna dikkat çekerek, “Kadınların menopoz döneminde yaşadıkları şikâyetleri yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak kabul etmeleri gerekmiyor. Belirtilerin şiddeti ve kişinin yaşam kalitesine etkisi değerlendirilerek kişiye özel tedavi ve yaşam tarzı yaklaşımları planlanabilir” diyor.

Menopoz, kadınlığın sonu değildir

Menopoz, başka bir patolojik veya fizyolojik neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi olarak tanımlanır. Menopozdan önceki dönemde ise hormon düzeyleri ve adet döngüsü değişmeye başlar; bu dönem perimenopoz olarak adlandırılır.

Menopoz doğurganlığın sona ermesi anlamına gelir; ancak kadınlığın, cinselliğin, üretkenliğin, sosyal yaşamın veya yaşam enerjisinin sona erdiği anlamına gelmez.

Doğal menopoz çoğunlukla 40’lı yaşların sonu ile 50’li yaşların başında gerçekleşir ve ortalama yaş yaklaşık 51’dir. Bununla birlikte menopoz yaşı kişiden kişiye değişebilir.

40 yaşından önce adetlerin kalıcı olarak kesilmesi veya belirgin biçimde seyrekleşmesi, normal menopoz olarak kabul edilmemeli; prematür over yetmezliği (POY) açısından değerlendirilmelidir. 40 yaşından önce menopoz şüphesinde tanı yalnızca tek bir hormon testiyle konulmamalıdır.

Menopozun 10 önemli sinyali

Menopoz geçişi sırasında belirtiler kişiden kişiye değişebilir. En sık karşılaşılan yakınmalar arasında şunlar yer alır:

  1. Sıcak basması
  2. Adet döngüsünde değişiklikler
  3. Gece terlemeleri
  4. Uyku problemleri
  5. Duygu durum değişiklikleri
  6. Konsantrasyon güçlüğü
  7. Vajinal kuruluk
  8. Cinsel ilişki sırasında ağrı
  9. Cinsel istekte değişiklik
  10. İdrar yollarına ilişkin yakınmalar

Bu belirtilerin tamamının aynı kişide görülmesi gerekmez. Bazı kadınlarda yalnızca birkaç belirti ortaya çıkarken bazı kadınlarda yakınmalar daha belirgin olabilir.

Her adet düzensizliği menopoz değildir

Perimenopoz döneminde adetlerin daha sık veya daha seyrek gelmesi, kanama miktarında değişiklikler görülmesi mümkün olmakla birlikte, her adet düzensizliği menopozla açıklanamaz.

Gebelik, tiroid hastalıkları, bazı ilaçlar, hormonal bozukluklar ve rahim içi yapısal sorunlar dahil olmak üzere farklı nedenler adet düzensizliğine veya anormal kanamaya yol açabilir. Bu nedenle özellikle yeni başlayan, yoğun, uzun süren veya olağandışı kanamalar tıbbi değerlendirme gerektirir.

Menopoz gerçekleştikten sonra ortaya çıkan her türlü vajinal kanama da ayrıca değerlendirilmelidir.

Vajinal kuruluk ve idrar yakınmaları göz ardı edilmemeli

Östrojen düzeylerindeki azalmanın etkisiyle vajinal dokularda incelme, kuruluk ve elastikiyet kaybı gelişebilir. Bunun sonucunda cinsel ilişki sırasında ağrı, yanma ve rahatsızlık ortaya çıkabilir. Üretra ve mesane çevresindeki dokulardaki değişiklikler ise sık idrara çıkma, idrar yaparken rahatsızlık ve bazı kadınlarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yatkınlıkla ilişkili olabilir.

Bu yakınmaların yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olduğu düşünülmemeli; yaşam kalitesini etkiliyorsa uygun tedavi seçenekleri hekimle değerlendirilmelidir.

Menopoz tanısında her zaman hormon testi gerekmez

Perimenopoz döneminde hormon düzeyleri belirgin şekilde dalgalanabildiğinden, özellikle 45 yaş ve üzerindeki tipik klinik tabloda menopoz tanısı çoğu zaman öykü, adet düzenindeki değişiklikler ve belirtiler üzerinden konulabilir. NICE kılavuzu, bu yaş grubunda menopozu tanımlamak için rutin olarak FSH, östradiol veya AMH gibi testlerin kullanılmasını önermemektedir.

40-45 yaş arasında menopoz belirtileri ve adet değişiklikleri bulunan kişilerde veya 40 yaşından önce menopoz şüphesi olduğunda FSH ölçümü tanısal değerlendirmede kullanılabilir. Prematür over yetmezliği şüphesinde tanı tek bir kan testine dayandırılmamalıdır.

Menopoz, kadın sağlığının genel değerlendirilmesi için de bir fırsat

Menopoz döneminde yalnızca jinekolojik belirtilere değil, genel sağlık durumuna da odaklanmak önemlidir. Kan basıncı, kan lipidleri, kan şekeri, vücut ağırlığı ve yaşam tarzı alışkanlıkları kişinin genel kardiyometabolik riskine göre değerlendirilmelidir.

Kemik sağlığı açısından da kişisel risk faktörleri gözden geçirilmelidir. Güncel USPSTF önerilerine göre tüm kadınlarda rutin kemik mineral yoğunluğu taraması 65 yaşından itibaren önerilir; 65 yaşından genç postmenopozal kadınlarda ise osteoporoz açısından artmış risk varsa klinik risk değerlendirmesinin ardından tarama yapılması önerilmektedir.

Meme ve rahim ağzı kanseri taramaları ise menopozla birlikte sona ermez; yaşa, kişisel risklere ve ilgili ulusal tarama programlarına uygun şekilde sürdürülmelidir.

Hormon tedavisi kişiye özel planlanmalı

Menopoz hormon tedavisi (MHT/HRT), özellikle sıcak basması ve gece terlemeleri gibi vazomotor belirtilerin tedavisinde etkili seçeneklerden biridir. Sistemik östrojen tedavisi ayrıca menopozun erken dönemindeki kemik kaybını azaltabilir. Vajinal kuruluk ve diğer genitoüriner yakınmalarda ise sistemik veya lokal tedaviler, belirtilerin niteliğine göre değerlendirilebilir.

Ancak hormon tedavisi her kadın için otomatik olarak uygun değildir. Yaş, menopoz zamanı, belirtilerin şiddeti, uterusun bulunup bulunmaması, meme ve endometrium sağlığı, tromboemboli ve kardiyovasküler riskler ile eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Uterusu bulunan kişilerde sistemik östrojen tedavisine genellikle endometriumu korumak amacıyla progestojen eklenir; total histerektomi geçirmiş kişilerde ise çoğunlukla östrojen tek başına kullanılabilir.

Doç. Dr. Gülin Feykan Yeğin, “Menopoz hormon tedavisi kararı kişinin şikâyetleri ve sağlık profili dikkate alınarak, yarar ve olası riskler birlikte değerlendirilerek verilmelidir” diyor.

Menopoz sonrası sağlıklı yaşam için 5 önemli öneri

1. Kaslarınızı koruyun:
Yürüyüş ve günlük fiziksel aktivitenin yanı sıra kas gücünü korumaya yönelik direnç egzersizlerini de düzenli yaşamın bir parçası haline getirin.

2. Kemik sağlığınızı önemseyin:
Yeterli ve dengeli beslenin; kalsiyum ve D vitamini durumunuzu ve osteoporoz açısından kişisel risklerinizi hekiminizle değerlendirin.

3. Kalp-damar sağlığınızı takip edin:
Kan basıncı, kan şekeri, kolesterol, vücut ağırlığı ve bel çevresini düzenli olarak değerlendirin. Sigara kullanıyorsanız bırakmaya yönelik destek alın.

4. Kontrollerinizi aksatmayın:
Menopoz, jinekolojik takiplerin sona erdiği anlamına gelmez. Yaşa ve kişisel risklere uygun kanser taramaları ve sağlık kontrolleri sürdürülmelidir.

5. Şikâyetlerinizi önemseyin:
Sıcak basması, uyku bozukluğu, vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında ağrı veya üriner yakınmalar yaşam kalitenizi etkiliyorsa bunları “normaldir, katlanmalıyım” şeklinde değerlendirmeyin. Menopozla ilişkili birçok belirti için etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır.