📝 Editoryal Not:
Kalp kapağı hastalıkları, özellikle yaşla birlikte görülme sıklığı artan ve ilerlediğinde kalp yetersizliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kardiyovasküler hastalık grubudur. Bu bülten; nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi belirtilerin kapak hastalığı açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmesi bakımından kamuoyu için önemlidir. Bilimsel editörlük sırasında ise bazı yaşam tarzı faktörlerinin doğrudan “kapak hasarı” oluşturduğu yönündeki genellemeler yumuşatılmış; enfektif endokardit, romatizmal kalp hastalığı ve güncel transkateter tedavi yaklaşımlarına ilişkin bilgiler güncel bilimsel kaynaklar doğrultusunda düzenlenmiştir. ICH-GCP’nin temel olarak insan katılımcıların yer aldığı klinik araştırmaların etik ve bilimsel yürütülmesine ilişkin bir standart olduğu, bu tür bir basın bülteninin doğrudan klinik araştırma standardı olmadığı da dikkate alınmıştır.

Kalp kapağı hastalıkları erken dönemde fark edilmeli

Kalp kapağı hastalıkları; kapakların daralması (stenoz), tam kapanamaması ve kanın geriye kaçması (regürjitasyon) gibi farklı mekanizmalarla ortaya çıkabilir. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artmakla birlikte, doğumsal ve romatizmal hastalıklar gibi nedenlerle daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Güncel Avrupa kılavuzları, tanı ve tedavi kararlarında ayrıntılı görüntüleme, hastanın klinik özellikleri ve multidisipliner Heart Team değerlendirmesinin önemini vurgulamaktadır.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, özellikle eforla ortaya çıkan ve dinlenmekle azalan nefes darlığı ile çabuk yorulmanın “yaşın doğal sonucu” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Bu 6 belirti kalp kapağı hastalığına işaret edebilir

Kalp kapağı hastalıklarında görülebilen başlıca belirtiler arasında:

  • Özellikle yürürken veya merdiven çıkarken ortaya çıkan nefes darlığı
  • Çabuk yorulma ve efor kapasitesinde azalma
  • Kalp çarpıntısı
  • Eforla ortaya çıkabilen göğüs ağrısı veya göğüste rahatsızlık
  • Baş dönmesi veya bayılma
  • Özellikle ilerleyen hastalıkta görülebilen bacaklarda şişlik (ödem)

yer alıyor.

Bu belirtiler kalp kapağı hastalığına özgü değildir ve başka kalp veya akciğer hastalıklarında da görülebilir. Ancak özellikle yeni başlayan, giderek artan veya fiziksel aktiviteyle belirginleşen şikâyetlerde kardiyolojik değerlendirme önem taşır.

Kalp kapağı hastalıklarının tanısında ekokardiyografi önemli

Kalp kapağı hastalıklarının değerlendirilmesinde fizik muayene ve elektrokardiyografinin yanı sıra ekokardiyografi (EKO) temel görüntüleme yöntemlerinden biridir. EKO ile kapakların yapısı, kalp boşlukları, kalbin pompalama fonksiyonu ve kapaklardaki darlık ya da kaçakların derecesi değerlendirilebilir.

Hastalığın tipi ve ciddiyetine göre ileri görüntüleme yöntemleri veya başka kardiyolojik incelemeler de gerekebilir. Güncel ESC/EACTS kılavuzları, özellikle karmaşık vakalarda deneyimli merkezlerde multidisipliner Heart Team yaklaşımını öne çıkarmaktadır.

Kalp kapaklarını korumak için dikkat edilmesi gereken 6 nokta

Kalp kapağı hastalıklarının tümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenemez. Ancak kalp-damar sağlığını korumak ve bazı kapak hastalıklarına eşlik eden riskleri azaltmak açısından şu noktalara dikkat edilmesi önemlidir:

1. Sigara kullanımı

Sigara, damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açan önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Kalp kapağı hastalığının tek başına doğrudan nedeni olarak gösterilmemeli; ancak genel kardiyovasküler riskin azaltılması amacıyla sigaradan uzak durulmalıdır.

2. Ağız ve diş sağlığını ihmal etmeyin

Ağız ve diş sağlığının kötü olması, özellikle risk grubundaki kişilerde enfektif endokardit açısından önem taşıyabilir. Enfektif endokardit, mikroorganizmaların kalbin iç yüzeyini veya kalp kapaklarını enfekte etmesiyle ortaya çıkabilen ciddi bir hastalıktır.

Düzenli ağız hijyeni ve diş hekimi kontrolleri önemlidir. Ancak koruyucu antibiyotik kullanımı herkes için gerekli değildir; yalnızca belirli yüksek riskli hasta gruplarında, uygun işlemler öncesinde hekim kararıyla uygulanır.

3. Sağlıklı beslenme ve kolesterol kontrolü

Doymuş yağ ve aşırı işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi, obezite ve yüksek kolesterol gibi kardiyovasküler risk faktörlerine katkıda bulunabilir. Bu nedenle dengeli beslenme, uygun kilo ve lipid düzeylerinin kontrolü genel kalp-damar sağlığının korunması açısından önemlidir.

Ancak yüksek kolesterolün doğrudan tüm kalp kapağı hastalıklarının nedeni olduğu şeklinde genelleme yapılmamalıdır.

4. Hareketsiz yaşamdan kaçının

Düzenli fiziksel aktivite; kan basıncı, kilo, kan şekeri ve genel kardiyovasküler sağlık üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Bununla birlikte hareketsizliğin kalp kapaklarını doğrudan “yıprattığı” söylenemez.

Bilinen kalp kapağı hastalığı bulunan kişilerde egzersizin türü ve yoğunluğu ise hastalığın derecesine göre hekim tarafından belirlenmelidir.

5. Boğaz enfeksiyonlarını önemseyin

Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde A grubu streptokok (Streptococcus pyogenes) kaynaklı boğaz enfeksiyonlarının uygun şekilde tanı ve tedavisi, romatizmal ateş ve buna bağlı romatizmal kalp hastalığının önlenmesinde önemlidir.

Romatizmal ateş sonrasında kalp kapaklarında kalıcı hasar ve yapısal bozulma gelişebilir. WHO, uygun hastalarda A grubu streptokok enfeksiyonlarının tanı ve tedavisinin romatizmal ateş ve romatizmal kalp hastalığının önlenmesindeki rolünü vurgulamaktadır.

6. Tansiyonunuzu kontrol altında tutun

Hipertansiyon önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür ve uzun dönemde kalbin yapısı ve fonksiyonu üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Bu nedenle düzenli tansiyon takibi ve gerektiğinde tedavi, genel kalp sağlığının korunması açısından önem taşır.

Ancak yüksek tuz tüketiminin doğrudan kalp kapaklarını “yıprattığı” veya kapak kaçağına neden olduğu şeklinde kesin bir nedensellik kurulması doğru değildir. Tuz tüketiminin azaltılması esas olarak kan basıncı kontrolüne katkı sağlamak amacıyla önerilir.

Kalp kapağı değişiminde ameliyatsız dönem

İleri derecede kapak hastalığında, hastanın klinik durumu ve kapak hastalığının türüne göre kapak onarımı veya değişimi gündeme gelebilir.

Özellikle ileri aort darlığı olan uygun hastalarda, göğüs kafesi açılmadan kateter yoluyla gerçekleştirilen transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) önemli bir tedavi seçeneğidir. Bu yöntemde yeni kapak, genellikle damar yoluyla kalbe ulaştırılarak mevcut aort kapağının içine yerleştirilir.

Ancak TAVI, her kalp kapağı hastası veya her hasta için uygun değildir. Yaş, yaşam beklentisi, eşlik eden hastalıklar, kapak ve damar anatomisi, cerrahi risk ve hastanın tercihleri gibi birçok faktör birlikte değerlendirilir. 2025 ESC/EACTS kılavuzu, uygun anatomik özelliklere sahip üç yaprakçıklı aort kapağı darlığında 70 yaş ve üzerindeki hastalarda TAVI’yi önerilen seçeneklerden biri olarak tanımlarken, daha genç ve düşük cerrahi riskli hastalarda cerrahi aort kapak değişiminin önemli rolünü korumaktadır. Diğer hastalarda karar Heart Team tarafından bireyselleştirilir.

“Nefes darlığını yaşa bağlamayın”

Doç. Dr. Onur Taşar, özellikle eforla ortaya çıkan nefes darlığı, belirgin çabuk yorulma, göğüs ağrısı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Bu şikâyetlerin altında kalp kapağı hastalığı da bulunabilir. Erken değerlendirme, hastalığın derecesinin belirlenmesi ve uygun zamanda tedavi planının oluşturulması açısından önem taşır” değerlendirmesinde bulunuyor.