📝 Editoryal Not:
Kalp krizi ileri yaşlarda daha sık görülse de genç yetişkinlerde de ortaya çıkabilir ve bu yaş grubunda değiştirilebilir kardiyovasküler risk faktörlerinin erken belirlenmesi önem taşır. 2025’te yayımlanan geniş kapsamlı İsveç çalışmasında 18-59 yaş arasındaki 44.254 miyokard enfarktüsü vakası incelenmiş ve vakaların yaklaşık dörtte üçünde en az bir bilinen kardiyovasküler risk faktörü saptanmıştır. Bu bülten, genç yaşın kalp krizi açısından mutlak koruyuculuk sağlamadığını vurgularken; sigara, obezite, hipertansiyon, diyabet, dislipidemi, fiziksel hareketsizlik ve aile öyküsü gibi risklerin değerlendirilmesine ve kalp krizi belirtilerinde gecikmeden acil tıbbi yardım alınmasına dikkat çekmektedir.
Kalp krizi yalnızca ileri yaşlarda görülmüyor. Genç yetişkinlerde de sigara kullanımı, obezite, yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, fiziksel hareketsizlik ve aile öyküsü gibi faktörler kardiyovasküler riski artırabiliyor. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Sıddık Erdoğan, genç yaşta kalp sağlığının korunması ve kalp krizi belirtilerinin tanınması konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Kalp krizi ileri yaşlarda daha sık görülmekle birlikte genç yetişkinlerde de ortaya çıkabiliyor. 2025 yılında yayımlanan ve İsveç ulusal kayıtlarından yararlanılan çalışmada, 18-59 yaş arasındaki 44.254 miyokard enfarktüsü vakası incelendi. Araştırmada vakaların yaklaşık dörtte üçünde en az bir bilinen kardiyovasküler risk faktörü bulundu. Çalışma döneminin sonunda obezite, genç miyokard enfarktüsü hastalarında en sık görülen risk faktörü haline geldi.
Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Sıddık Erdoğan, genç yaşın kalp-damar hastalıklarına karşı tam bir koruma sağlamadığını belirterek, “Özellikle değiştirilebilir risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi ve uygun şekilde yönetilmesi, yaşam boyu kardiyovasküler sağlığın korunması açısından önem taşıyor” dedi.
Gençlerde kalp krizi riskini artıran faktörler
Uzm. Dr. Sıddık Erdoğan, genç yetişkinlerde de sigara ve tütün ürünleri kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite ve fiziksel hareketsizliğin önemli kardiyovasküler risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı öyküsü de kişinin toplam kardiyovasküler risk değerlendirmesinde dikkate alınması gereken önemli bir faktördür.
Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, tütün ürünlerinden uzak durma ve uygun vücut ağırlığının korunması, değiştirilebilir risk faktörlerinin yönetiminde temel yaklaşımlar arasında yer alır.
Göğüs ağrısını “yaşım genç” diyerek önemsemeyin
Kalp krizi veya akut koroner sendrom sırasında en sık görülen yakınmalardan biri göğüste ağrı ya da rahatsızlık hissidir. Buna nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi ve ağrının kola, sırta, boyna veya çeneye yayılması eşlik edebilir.
Uzm. Dr. Erdoğan, “Kişinin genç olması, bu belirtilerin kalp kriziyle ilişkili olamayacağı anlamına gelmez. Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya devam eden göğüs ağrısı ve buna eşlik eden belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerekir” uyarısında bulundu.
Akut koroner sendrom şüphesinde tanı; klinik değerlendirme, elektrokardiyografi (EKG) ve yüksek duyarlılıklı kardiyak troponin gibi biyobelirteçlerin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Güncel kılavuzlar, özellikle acil durumlarda tanı ve tedavinin zamanında gerçekleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
Aile öyküsü göz ardı edilmemeli
Ailede erken yaşta kalp krizi veya koroner arter hastalığı öyküsü bulunan kişilerin bireysel kardiyovasküler risklerinin hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Uzm. Dr. Erdoğan, “Kişi kendisini sağlıklı hissetse bile aile öyküsü risk değerlendirmesinin bir parçası olarak ele alınmalı. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi değerlerin kişinin risk profiline göre takip edilmesi ve gerekli durumlarda ileri değerlendirmelerin planlanması önemlidir” dedi.
Kalp sağlığı için ileri yaşları beklemeyin
Kalp-damar sağlığının korunmasına yönelik alışkanlıkların genç yaşlarda kazanılması önem taşıyor. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durulması ile tansiyon ve kolesterol düzeylerinin uygun aralıklarla değerlendirilmesi temel koruyucu yaklaşımlar arasında yer alıyor.
Uzm. Dr. Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
“Kalp sağlığını korumak için ileri yaşları beklememek gerekiyor. Genç yaşta kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve kişisel risk faktörlerinin erken fark edilmesi, ilerleyen yıllarda kardiyovasküler sağlığın korunmasına katkı sağlayabilir. Özellikle aile öyküsü bulunan veya kardiyovasküler risk faktörleri taşıyan kişilerin düzenli sağlık değerlendirmelerini ihmal etmemesi önemlidir.”
