📝 Editoryal Not:
Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen pektus deformiteleri, yalnızca göğüs kafesinin görünümüyle sınırlı olmayan; bazı hastalarda egzersiz toleransı, solunum yakınmaları ve beden algısı üzerinde etkileri olabilen yapısal durumlardır. Bu nedenle deformitenin türü ve şiddetinin yanı sıra çocuğun semptomları, fonksiyonel durumu ve psikososyal etkilenimi birlikte değerlendirilmelidir. Bilimsel düzenlemede özellikle “sporla düzelir” gibi genellemeleri yumuşattım; korse, vakum tedavisi ve cerrahi yöntemlerin uygun hasta seçimiyle uygulanabileceğini vurguladım. Nuss ve Abramson gibi cerrahi yöntemlerin ise tüm hastalar için standart veya zorunlu tedaviler olmadığı; yaş, deformitenin tipi ve şiddeti ile klinik değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği belirtildi.

Pektus deformiteleri büyüme ve ergenlik döneminde belirginleşebilir

“Kunduracı göğüs” (pektus ekskavatum) ve “güvercin göğüs” (pektus karinatum) olarak bilinen göğüs duvarı deformiteleri, çocukluk döneminde fark edilebilmekle birlikte özellikle hızlı büyümenin yaşandığı ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebiliyor.

Bu deformiteler birçok çocukta hafif seyrederek herhangi bir fonksiyonel probleme yol açmayabilir. Bununla birlikte deformitenin derecesine ve kişisel özelliklere bağlı olarak nefes darlığı, egzersiz intoleransı, çabuk yorulma veya göğüs ağrısı gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Ayrıca özellikle ergenlik döneminde beden algısı ve psikososyal iyilik hali üzerinde etkileri olabilir.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Akkuş, göğüs duvarında fark edilen yapısal değişikliklerin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek pektus deformitelerinde tanı ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.

Göğüs kemiği içe veya dışa doğru şekillenebilir

Pektus deformiteleri göğüs kafesinin ön bölümündeki kemik ve kıkırdak yapıların gelişimindeki farklılıklar sonucunda ortaya çıkar. Pektus ekskavatumda göğüs kemiği (sternum) içe doğru çökerken, pektus karinatumda sternum öne doğru belirginleşir.

Deformiteler çocukluk döneminde fark edilebilse de büyüme ve özellikle ergenlik dönemindeki hızlı gelişim sırasında daha görünür hale gelebilir. “Büyüyünce geçer”, “spor yapınca tamamen düzelir” veya “yüzme ile deformite ortadan kalkar” şeklindeki genellemeler bilimsel olarak güvenilir bir tedavi yaklaşımını temsil etmez.

Hafif deformitelerde herhangi bir belirti görülmeyebilir. Daha belirgin deformitelerde ise nefes darlığı, egzersiz sırasında çabuk yorulma, egzersiz kapasitesinde azalma veya göğüs ağrısı gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda deformitenin kardiyopulmoner fonksiyonlar üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla ek incelemeler gerekebilir.

Değerlendirmede yalnızca görünüm değil, fonksiyon da önemli

Pektus deformitesinin değerlendirilmesinde deformitenin dış görünümü tek başına yeterli değildir. Hastanın yaşı, deformitenin tipi ve derecesi, semptomları, fiziksel aktivite düzeyi ve varsa psikososyal etkilenimi birlikte ele alınmalıdır.

Klinik muayeneye ek olarak gerekli hastalarda göğüs görüntüleme yöntemleri, kardiyak değerlendirme, solunum fonksiyon testleri veya egzersiz kapasitesini değerlendiren testlerden yararlanılabilir. Hangi incelemelerin gerekli olduğuna hastanın klinik özelliklerine göre karar verilir.

Özellikle çocuk ve ergenlerde değerlendirme sırasında deformitenin yalnızca kozmetik açıdan ele alınmaması; fiziksel fonksiyon ve yaşam kalitesi üzerindeki olası etkilerinin de dikkate alınması önem taşır.

Ergenlik döneminde beden algısı da göz önünde bulundurulmalı

Göğüs duvarı deformiteleri bazı hastalarda fiziksel yakınmalara ek olarak psikososyal sorunlara yol açabilir. Göğüs görünümündeki belirgin değişiklikler özellikle ergenlik döneminde beden algısıyla ilgili kaygı, sosyal ortamlardan kaçınma veya özgüven sorunlarıyla ilişkili olabilir.

Bu nedenle tedavi kararı verilirken yalnızca anatomik deformitenin derecesi değil, çocuğun ve ailesinin beklentileri ile deformitenin yaşam kalitesi üzerindeki etkisi de değerlendirilmelidir.

Uygun hastalarda korse veya vakum tedavisi seçenek olabilir

Pektus deformitelerinde tedavi yaklaşımı hastanın yaşı, deformitenin tipi ve şiddeti, göğüs duvarının esnekliği ve eşlik eden semptomlara göre belirlenir. Her hastanın tedavi edilmesi gerekmez; hafif ve semptomsuz olgularda klinik takip yeterli olabilir.

Pektus karinatumda özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde göğüs duvarının daha esnek olması nedeniyle dışarıdan bası uygulayan özel ortezler (korseler) uygun hastalarda etkili bir ameliyatsız tedavi seçeneği olabilir. Tedavinin başarısı; deformitenin esnekliği, ortezin düzenli kullanımı ve takip süreci gibi faktörlere bağlıdır.

Pektus ekskavatumda ise uygun seçilmiş hastalarda vakum çanı (vacuum bell) ile sternumun kademeli olarak öne doğru çekilmesini amaçlayan ameliyatsız tedavi uygulanabilir. Bu yöntemin uygunluğu deformitenin özelliklerine ve göğüs duvarının esnekliğine göre değerlendirilir. Tedavi süresi kişiden kişiye değişebilir ve düzenli kullanım ile takip gerektirir.

Bu yöntemler her çocukta aynı sonucu vermez; tedavi süresi ve elde edilebilecek düzelme deformitenin özelliklerine göre farklılık gösterebilir.

Gerekli durumlarda minimal invaziv cerrahi uygulanabilir

Konservatif tedavilere uygun olmayan veya yeterli yanıt alınamayan, belirgin deformitesi ve/veya klinik etkilenimi bulunan seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.

Pektus ekskavatum cerrahisinde Nuss prosedürü, göğüs kafesinin içe çökmüş bölümünü düzeltmek amacıyla sternumun arkasından yerleştirilen metal bar veya barlar kullanılarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir.

Pektus karinatumda ise uygun hastalarda Abramson prosedürü gibi minimal invaziv teknikler kullanılabilir. Bu yöntemde göğüs kemiğinin dışa doğru çıkıntısını düzeltmek amacıyla dıştan bası sağlayan bir bar sistemi kullanılır.

Cerrahi yöntem seçimi; deformitenin anatomik özellikleri, şiddeti, hastanın yaşı, göğüs duvarının yapısı, semptomlar ve önceki tedavilere yanıt gibi faktörler değerlendirilerek multidisipliner biçimde yapılmalıdır.

“Ne kadar erken, o kadar iyi” yaklaşımı her hasta için aynı değildir

Pektus deformitelerinde erken değerlendirme önemlidir; ancak bu, her çocuğun erken yaşta ameliyat edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda deformitenin seyri, semptomların varlığı ve göğüs duvarının gelişimi düzenli olarak izlenebilir.

Doç. Dr. Murat Akkuş, “Göğüs kafesinde içe çökme veya dışa doğru belirginleşme fark edildiğinde öncelikle deformitenin tipi ve derecesinin değerlendirilmesi gerekir. Tedavi kararı yalnızca görüntüye göre değil, çocuğun klinik durumu, fonksiyonel kapasitesi ve yaşam kalitesi dikkate alınarak verilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Göğüs kafesindeki değişiklikler göz ardı edilmemeli

Çocukta göğüs kafesinde belirgin bir şekil değişikliği fark edilmesi, özellikle buna nefes darlığı, egzersiz sırasında çabuk yorulma, göğüs ağrısı veya fiziksel aktivitede belirgin azalma gibi yakınmaların eşlik etmesi durumunda hekim değerlendirmesi önem taşır.

Pektus deformitelerinde tedavi seçeneği kişiden kişiye değişebilir. Takip, ortez veya vakum tedavisi gibi konservatif yaklaşımlardan minimal invaziv cerrahi yöntemlere kadar farklı seçenekler, hastanın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Amaç yalnızca göğüs duvarının görünümünü düzeltmek değil; gerekli hastalarda fonksiyonel kapasiteyi, yaşam kalitesini ve psikososyal iyilik halini de gözeten bütüncül bir tedavi planı oluşturmaktır.