📝 Editoryal Not:

Bu basın bülteni, eklem ağrısının yalnızca yaşlanma veya fiziksel yorgunlukla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak artritte erken değerlendirme konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır. Osteoartrit ve romatoid artrit arasındaki temel farklılıkları açıklaması, hekime başvurmayı gerektiren belirtileri öne çıkarması ve kişiye uygun fiziksel aktivitenin önemini hatırlatması, metnin hasta bilgilendirme değerini artırmaktadır. Bilimsel açıdan, artritin farklı nedenleri bulunan bir hastalıklar grubu olduğu belirtilmeli; egzersizin kişiye ve hastalığın türüne göre planlanması gerektiği korunmalıdır. Ayrıca ani gelişen, sıcak ve şiş ekleme ateşin eşlik etmesi gibi bulguların acil değerlendirme gerektirebileceği açık biçimde vurgulanmalıdır.

Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişi osteoartritle, 18 milyon kişi romatoid artritle yaşıyor. Eklem ağrısı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığı artritin farklı türlerinde görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, belirtilerin ne zaman ciddiye alınması gerektiğini anlatarak erken değerlendirme ve uygun tedavinin önemine dikkat çekiyor.

Artrit, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına neden olabilen farklı hastalıkları kapsayan genel bir terimdir. Osteoartrit, eklem yapılarında zamanla gelişen değişikliklerle ilişkiliyken romatoid artrit, bağışıklık sisteminin rol oynadığı kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Her iki hastalık da günlük yaşamı ve hareket kabiliyetini etkileyebilir; ancak nedenleri, hastalık seyirleri ve tedavi yaklaşımları birbirinden farklıdır.

Osteoartrit özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkileyebilir. Romatoid artritte ise el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde, sıklıkla iki taraflı ağrı ve şişlik görülebilir. Sabah tutukluğu ve eklemlerde şişlik gibi bulgular inflamatuvar artrit açısından önem taşısa da belirtiler tek başına tanı koymak için yeterli değildir.

12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem şikâyetlerinin süresi, tekrarlama sıklığı ve günlük yaşama etkisinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Eklem ağrısı ne zaman ciddiye alınmalı?

Eklem ağrısının her zaman yaşlanmanın veya yoğun fiziksel aktivitenin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Vugar Abilhasanov, şu ifadeleri kullanıyor:

“Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tanıya ulaşılması ve uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır.”

Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin devam etmesi; şikâyetlerin giderek artması, tekrarlaması, uykuyu ya da günlük aktiviteleri etkilemesi durumunda hekime başvurulması öneriliyor. Sabahları belirginleşen ve uzun süren eklem tutukluğu, özellikle şişlikle birlikte görüldüğünde, inflamatuvar bir hastalığın değerlendirilmesini gerektirebilir.

Ani başlayan şiddetli eklem ağrısı, belirgin şişlik, kızarıklık ve eklemde sıcaklık artışı acil değerlendirme gerektirebilir. Bu belirtilere ateş veya genel durum bozukluğu eşlik ediyorsa eklem enfeksiyonu gibi hızlı müdahale gerektiren nedenlerin dışlanması önemlidir.

Erken tanı, doğru tedavi için önemli

Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımı, hastalığın nedenine ve şiddetine göre değişir. Osteoartritte ağrı kontrolü, uygun egzersiz, fiziksel işlevlerin korunması ve gerektiğinde diğer tedavi seçenekleri ön plandayken romatoid artritte hastalık aktivitesini baskılayan tedavilere erken başlanması eklem hasarı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Tanı sürecinde hastanın öyküsü ve fizik muayenesi temel öneme sahiptir. Gerekli durumlarda kan testleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Erken ve doğru tanı, hastalığın seyrine uygun tedavinin planlanmasını ve işlev kaybının sınırlandırılmasını destekler.

Hareketsizlik yerine kişiye uygun fiziksel aktivite

Eklem ağrısı yaşayan kişilerin tamamen hareketsiz kalmasının her durumda doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Op. Dr. Vugar Abilhasanov, düzenli ve uygun fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekiyor:

“Uzun süreli hareketsizlik, eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir. Hastalığın türüne ve kişinin fiziksel kapasitesine uygun bir hareket planı oluşturulması önemlidir. Yürüyüş gibi düşük etkili aktiviteler, uygun kuvvetlendirme egzersizleri ve gerektiğinde fizyoterapi desteği hareket kabiliyetinin korunmasına katkı sağlayabilir. Burada önemli olan, egzersizin kişinin ihtiyaçlarına göre planlanmasıdır.”

Egzersiz programının eklemlere aşırı yük bindirmeyecek şekilde düzenlenmesi ve belirtilerde belirgin artış olması durumunda sağlık profesyoneline danışılması gerekir. Özellikle inflamatuvar artritlerde fiziksel aktivite planı, hastalığın aktivitesi ve kişinin klinik durumu dikkate alınarak oluşturulmalıdır.

Eklem sağlığı için belirtileri ertelemeyin

Eklem ağrısı, şişlik, sabah tutukluğu ve hareket kısıtlılığı farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bu belirtilerin sürekli veya tekrarlayıcı olması durumunda değerlendirme yapılması, altta yatan hastalığın erken saptanmasına katkı sağlayabilir.

Dünya Artrit Günü kapsamında verilen mesaj ise net: Eklem şikâyetlerini uzun süre göz ardı etmek yerine belirtileri takip etmek ve gerektiğinde hekime başvurmak, doğru tanı ve uygun tedaviye ulaşmanın önemli bir parçasıdır.