📝 Editoryal Not:
Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavilerinin sınırlı etkinliği, tamamlayıcı ve yenilikçi tedavi yaklaşımlarına olan ihtiyacı artırmaktadır. Bu basın bülteni, Transkraniyal Puls Stimülasyon (TPS) yönteminin etki mekanizmasını, güvenliğini ve klinik kullanım alanlarını bilimsel çerçevede ele alarak sağlık profesyonellerine güncel ve pratik bilgiler sunmaktadır. Haber, Alzheimer hastalarının bakımına yönelik multidisipliner yaklaşımların önemini vurgulaması açısından değerlidir.
Alzheimer hastalığı, kronik ve ilerleyici seyriyle bilişsel fonksiyonlarda giderek azalmaya yol açan nörodejeneratif bir hastalıktır. Güncel farmakolojik tedaviler hastalığın seyrini tamamen durduramamakta, yalnızca belirli ölçüde yavaşlatabilmektedir. Bu nedenle, özellikle ilaç tedavisine rağmen klinik ilerlemesi devam eden hastalarda tamamlayıcı tedavi yöntemleri önem kazanmaktadır.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, Alzheimer hastalığında uygulanan Transkraniyal Puls Stimülasyon (TPS) tedavisinin bu noktada umut vadeden bir nöromodülasyon yöntemi olduğunu belirtmektedir. TPS, çok kısa süreli ultrasonik dalgalar aracılığıyla beynin derin bölgelerini hedefleyerek nöronal aktivitede değişiklik oluşturmayı amaçlayan non-invaziv bir tedavidir. Bu özelliğiyle, transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS/TMU) gibi diğer nöromodülasyon yöntemlerine kıyasla daha derin beyin yapılarına ulaşabilmektedir.
TPS, Avrupa Birliği CE onayı almış bir yöntem olup, özellikle Alzheimer tipi demans hastalarında kullanılmaktadır. Ayrıca, henüz demansa dönüşmemiş hafif bilişsel bozukluğu olan uygun hastalarda da uygulanabilmektedir. Tedavi protokolü genellikle haftada üç seans olmak üzere iki hafta boyunca toplam altı seans şeklinde planlanmaktadır. Her bir seansta, manyetik rezonans (MR) görüntüleme eşliğinde belirlenen hedef beyin bölgelerine yaklaşık 6.000 ultrasonik atım uygulanmaktadır. Tedavi, gerekli eğitimleri almış ve güvenlik testlerinden geçmiş sağlık personeli tarafından gerçekleştirilmektedir.
Klinik çalışmalarda TPS uygulaması sonrasında hastaların bilişsel performanslarında anlamlı iyileşmeler gözlemlendiği bildirilmektedir. Güvenlik profili açısından değerlendirildiğinde, uygun hasta seçimi yapıldığında TPS’nin ciddi bir yan etki riski taşımadığı ifade edilmektedir. Ancak yakın zamanda inme veya beyin kanaması geçirmiş hastalarda, kafa içi implant (beyin pili, işitme implantı gibi) bulunan bireylerde tedavi önerilmemektedir.
Sonuç olarak TPS, Alzheimer hastalığında doğrudan onay almış, güvenli ve tamamlayıcı bir nöromodülasyon yöntemi olarak öne çıkmaktadır. İlaç tedavisiyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım içinde değerlendirilmesi, hasta bakımına potansiyel katkılar sunabilir.
