📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, HPV aşısı ve düzenli tarama programlarının kadın sağlığı üzerindeki kritik rolünü vurgulamaktadır. Güncel epidemiyolojik veriler ve kanıta dayalı tarama–tedavi yaklaşımları ışığında hazırlanan içerik; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları başta olmak üzere sağlık profesyonelleri için koruyucu hekimlik ve erken tanının önemini net biçimde ortaya koymaktadır.
Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), rahmin vajina ile birleştiği serviks bölgesindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen, ancak etkili tarama ve aşı programlarıyla büyük ölçüde önlenebilen önemli bir kadın sağlığı sorunudur. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserler arasında meme kanserinden sonra üst sıralarda yer alan bu hastalık, erken evrede yakalandığında yüksek oranda tedavi edilebilmektedir.
Bayındır İçerenköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Başar Önal, rahim ağzı kanserinin nedenleri, risk faktörleri, klinik belirtileri ve güncel korunma–tarama yaklaşımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Epidemiyoloji ve Risk Profili
Rahim ağzı kanseri dünya genelinde her yıl yaklaşık 500 bin kadına tanı konulan, 250 bin kadının ise yaşamını yitirdiği ciddi bir halk sağlığı problemidir. Avrupa’da yılda yaklaşık 50 bin yeni vaka görülürken, hastalık nedeniyle 25 bin kadın hayatını kaybetmektedir. En sık 30–55 yaş aralığında görülmekte olup, erken evrelerde genellikle asemptomatik seyretmektedir.
İleri Evrelerde Görülebilen Klinik Bulgular
Hastalığın ilerlemesiyle birlikte aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilmektedir:
- Düzensiz vajinal kanamalar
- Cinsel ilişki sonrası kanama
- Menopoz sonrası kanama
- Pelvik ağrı
- Kötü kokulu vajinal akıntı
- İdrar problemleri
- Yorgunluk, halsizlik ve istemsiz kilo kaybı
Bu belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden jinekolojik değerlendirme önerilmektedir.
HPV Enfeksiyonu Temel Nedendir
Op. Dr. Başar Önal, rahim ağzı kanseri vakalarının %99’dan fazlasının İnsan Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkili olduğunu vurgulamaktadır. Cinsel yolla bulaşan HPV’nin 100’den fazla tipi bulunmakta olup, özellikle HPV tip 16 ve 18, rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık %70–80’inden sorumludur. Bazı HPV tipleri ise genital siğil oluşumuna yol açmaktadır.
Her HPV Enfeksiyonu Kansere Yol Açmaz
HPV enfeksiyonlarının büyük kısmı bağışıklık sistemi tarafından 1–2 yıl içinde spontan olarak temizlenmektedir. Ancak aşağıdaki gruplarda persistan enfeksiyon ve kansere ilerleme riski daha yüksektir:
- Sigara kullananlar
- Erken yaşta cinsel hayata başlayanlar
- Çok sayıda cinsel partneri olanlar
- Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler
- Obezite ve sağlıksız beslenme alışkanlığı olan kadınlar
Ayrıca aile öyküsü ve genetik yatkınlık da riski artırabilmektedir.
HPV Aşısı ile Yüksek Oranda Korunma Sağlanabiliyor
HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı yaklaşık %90 koruyuculuk sağladığını belirten Op. Dr. Önal, Türkiye’de 9 HPV tipini kapsayan aşının kullanıldığını ifade etmektedir. Aşı; rahim ağzı kanserinin yanı sıra HPV’ye bağlı genital siğillere karşı da etkilidir. Birçok ülkede ulusal aşı programında yer alan HPV aşısı, ülkemizde henüz rutin programda olmamakla birlikte 9–12 yaş kız ve erkek çocuklara ve 45 yaşına kadar kadınlara önerilmektedir.
Tarama Testleri Hayat Kurtarıyor
Aşılanmış bireylerde dahi tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Önal, rahim ağzı kanseri taramasında PAP smear ve HPV testlerinin temel yöntemler olduğunu belirtmektedir. Yaşa göre önerilen tarama programları şu şekildedir:
- 21 yaş altı: Tarama önerilmez
- 21–25 yaş: 3 yılda bir PAP smear
- 25–29 yaş: 5 yılda bir HPV testi (alternatif)
- 30–65 yaş: 3 yılda bir PAP smear veya 5 yılda bir PAP smear + HPV (co-test)
- 65 yaş sonrası: Özel risk yoksa tarama sonlandırılır
Tedavi Yaklaşımı Evreye Göre Planlanır
Tarama testlerinde anormal bulgular saptanması durumunda kolposkopi ve biyopsi ile ileri değerlendirme yapılmaktadır. Patoloji sonuçlarına göre yalnızca izlem, LEEP/konizasyon gibi girişimler veya hastalığın evresine bağlı olarak cerrahi ve radyoterapi planlanabilmektedir. Erken tanı, tedavi başarısını belirgin şekilde artırmaktadır.
Op. Dr. Başar Önal, rahim ağzı kanserine karşı en etkili yaklaşımın aşılama, düzenli tarama ve jinekolojik kontrollerin aksatılmaması olduğunu vurgulayarak tüm kadınlara koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmaları çağrısında bulunmaktadır.
