📝 Editoryal Not:
Bu basın bülteni, toplumda sıklıkla estetik sorun olarak algılanan varis ve lipödemin aslında önemli dolaşım ve bağ dokusu hastalıkları olduğuna dikkat çekmesi açısından klinik değeri yüksek bir farkındalık metnidir. Özellikle lipödemin kilo artışıyla karıştırılması ve tanının gecikmesi, hasta bakımında sık karşılaşılan bir sorundur. Güncel literatür, lipödemin kadınlarda daha sık görülen, ağrı, kolay morarma ve alt ekstremitelerde orantısız yağ birikimiyle seyreden kronik progresif bir hastalık olduğunu göstermektedir. Varis açısından ise venöz yetmezlik, yaşam tarzı ve genetik riskler ön plandadır.
Estetik sorun değil, klinik olarak önemli iki hastalık
Günümüzde özellikle kadınlarda sık görülen varis ve lipödem, çoğu zaman yalnızca kozmetik bir problem olarak değerlendirilse de, dolaşım sistemi ve yumuşak doku sağlığı açısından önemli klinik tablolardır.
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Arzu Ercan, özellikle geçmeyen bacak şişliği, ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve şekil bozukluğunun mutlaka klinik olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Varis çoğunlukla kronik venöz yetmezlik ile ilişkili iken, lipödem ise alt ekstremitelerde orantısız ve ağrılı yağ doku birikimi ile seyreden kronik progresif bir hastalıktır.
Varicose Veins
Lipedema
“Kilo aldım” sanılıyor, ancak tablo farklı olabilir
Lipödem, özellikle kadınlarda kalça, uyluk ve bacaklarda simetrik, orantısız yağ birikimi ile karakterizedir.
Hastalar sıklıkla bunu yalnızca kilo artışı olarak yorumlar. Ancak lipödemde dikkat çeken özellikler şunlardır:
- diyet ve egzersize dirençli hacim artışı
- ağrı ve dokunma hassasiyeti
- kolay morarma
- ayakların genellikle korunması
- gün içinde artan ağırlık hissi
Bu nedenle klasik obezite ile karıştırılması oldukça yaygındır.
Varis nasıl gelişir?
Varis, toplardamarlardaki kapakçıkların işlev bozukluğu sonucu kanın geri kaçması ve damarda göllenmesiyle ortaya çıkar.
Zamanla:
- damar belirginleşmesi
- ağrı
- yanma
- bacaklarda dolgunluk
- akşam artan ödem
gelişebilir.
Özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde risk artmaktadır.
Varis ve lipödeme zemin hazırlayan 8 etken
Dr. Arzu Ercan’ın vurguladığı yaşam tarzı ve klinik risk faktörleri bilimsel verilerle de uyumludur.
1. Sedanter yaşam
Uzun süre hareketsiz kalmak venöz dönüşü azaltır.
2. Uzun süre oturma veya ayakta kalma
Özellikle masa başı çalışanlar ve öğretmen / sağlık personeli risk altındadır.
3. Fazla kilo
Venöz basıncı artırır ve semptomları ağırlaştırır.
4. Aşırı tuz tüketimi
Sıvı retansiyonu ve ödemi artırabilir.
5. Yetersiz su tüketimi
Dolaşım ve lenfatik dengeyi olumsuz etkileyebilir.
6. Düzenli egzersiz yapmamak
Kas pompası aktivitesinin azalması özellikle variste önemlidir.
7. Yanlış kıyafet seçimi
Dar kıyafetler dolaşımı bozabilir.
8. Genetik ve hormonal yatkınlık
Özellikle kadınlarda östrojen etkisi ve aile öyküsü önemli rol oynar. Lipödem çoğunlukla puberte, gebelik ve menopoz dönemlerinde belirginleşir.
Modern tedaviler yüz güldürüyor
Günümüzde her iki hastalık için de başarılı ve minimal invaziv tedavi seçenekleri bulunmaktadır.
Varis tedavisinde
- endovenöz lazer
- radyofrekans ablasyon
- skleroterapi
- kompresyon tedavisi
sık kullanılan yöntemlerdir.
Lipödem tedavisinde
Tedavi multidisipliner planlanmalıdır.
Öne çıkan yaklaşımlar:
- manuel lenf drenajı
- kompresyon giysileri
- kişiye özel egzersiz programı
- ağrı yönetimi
- beslenme desteği
- ileri olgularda liposuction temelli cerrahi seçenekler
Sonuç
Bacaklarda geçmeyen şişlik, ağrı, hassasiyet ve morarma yalnızca kilo artışı olarak değerlendirilmemelidir.
Özellikle kadınlarda lipödem ve varis tanısının gecikmesi yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir.
Erken dönemde damar cerrahisi veya ilgili uzman değerlendirmesi, tedavi başarısında kritik rol oynar.
