📝 Editoryal Not:

Yaz aylarında çocukların ekran kullanım süresinin artması ve açık havada daha fazla zaman geçirmesi, göz sağlığını etkileyebilecek çevresel risklerin önemini artırmaktadır. Bu haber; dijital göz yorgunluğu, ultraviyole (UV) ışınlarından korunma, kontakt lens kullanımı ve yaza özgü alerjik ile enfeksiyöz göz sorunlarına ilişkin kanıta dayalı koruyucu önerileri bir araya getirerek, hem sağlık profesyonelleri hem de aileler için güncel ve pratik bilgiler sunmaktadır. Çocukluk döneminde alınacak koruyucu önlemler, kısa dönem göz şikayetlerinin azaltılmasının yanı sıra uzun vadeli göz sağlığının korunmasına da katkı sağlayabilir.

Uzmanlar uyarıyor:Yaz aylarında çocukların göz sağlığını tehdit eden 6 önemli risk

Yaz tatiliyle birlikte çocukların telefon, tablet ve bilgisayar kullanım süreleri artarken; güneş ışınları, havuz ve deniz kullanımı, alerjenler ile klimalı ortamlar da göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda bu faktörler göz kuruluğu, kızarıklık, kaşıntı, tahriş ve alerjik yakınmaların daha sık görülmesine neden olabiliyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, çocukların gözlerinin gelişim sürecinde olması nedeniyle çevresel etkenlere karşı daha hassas olduğunu belirterek, yaz aylarında alınacak basit önlemlerle birçok göz probleminin önlenebileceğini ifade ediyor.

1. Artan ekran süresi dijital göz yorgunluğuna yol açabiliyor

Yaz tatilinde telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artması; dijital göz yorgunluğu, göz kuruluğu, yanma, batma ve odaklanma güçlüğü gibi yakınmalara neden olabiliyor.

Bu nedenle ekran kullanım süresinin yaşa uygun şekilde planlanması ve çocuklara 20-20-20 kuralının kazandırılması öneriliyor. Bu kurala göre, ekran karşısında geçirilen her 20 dakikanın ardından en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre (20 feet) uzaklıktaki bir noktaya bakılması gözlerin dinlenmesine yardımcı olabiliyor.

2. Havuz ve deniz kaynaklı göz tahrişi ve enfeksiyon riski

Havuz suyundaki klor ve yetersiz hijyen koşulları ile deniz suyundaki tuz, kum ve mikroorganizmalar göz yüzeyinde tahrişe neden olabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.

Bu nedenle mümkün olduğunca gözü tam saran koruyucu yüzme gözlüğü kullanılması önerilmektedir. Yüzme sonrasında gözlerin temiz suyla durulanması, kirli ellerle gözlere temas edilmemesi, ortak havlu kullanılmaması ve gözlerin ovuşturulmaması da enfeksiyon riskinin azaltılmasına katkı sağlar.

3. Kontakt lens ile yüzmek kornea enfeksiyonu riskini artırabilir

Kontakt lenslerin havuz veya deniz suyuyla temas etmesi; bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların lens yüzeyine tutunmasını kolaylaştırarak kornea enfeksiyonu (mikrobiyal keratit) riskini artırabilir. Bu enfeksiyonlar nadir görülmekle birlikte görmeyi tehdit edebilecek ciddi klinik tablolara yol açabilir.

Ayrıca klorlu ve tuzlu su, kontakt lensin yapısını etkileyerek gözde batma, tahriş ve rahatsızlık hissine neden olabilir. Bu nedenle yüzme sırasında kontakt lens kullanılmaması önerilir. Zorunlu durumlarda tek kullanımlık lenslerin tercih edilmesi ve sudan çıktıktan hemen sonra çıkarılıp atılması uygun bir yaklaşımdır.

4. Ultraviyole (UV) ışınlarından doğru korunma önemli

Yoğun güneş ışığına ve ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmak kısa dönemde gözlerde rahatsızlık ve tahrişe neden olabilir. Kümülatif UV maruziyetinin ise yaşamın ilerleyen dönemlerinde katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskine katkıda bulunduğu bilinmektedir.

Dr. Emel Çolakoğlu, çocukların dış ortamda UV400 veya %100 UV koruması sağlayan güneş gözlüğü kullanmaları, doğrudan güneşe bakmamaları ve özellikle güneşin yoğun olduğu saatlerde şapka ile korunmalarının önemine dikkat çekiyor.

Uzmanlar ayrıca toplumda yaygın olan “koyu renk camlı gözlük gözleri korur” algısının doğru olmadığını vurguluyor. Cam renginden bağımsız olarak, güneş gözlüğünün yeterli UV filtreleme özelliğine sahip olması temel koruyucu faktördür.

5. Yaz alerjileri göz şikayetlerini artırabiliyor

Yaz aylarında polenler, çimenler, toz ve küf sporları gibi çevresel alerjenler çocuklarda alerjik konjonktivit görülme sıklığını artırabiliyor.

Kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma hissi ve göz kapaklarında şişlik en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Gözlerin ovuşturulması hem belirtilerin şiddetlenmesine hem de göz yüzeyinin zarar görmesine neden olabileceği için bu davranıştan kaçınılması öneriliyor. Yakınmaların devam etmesi halinde göz hastalıkları uzmanına başvurulması önem taşıyor.

6. Klimalı ortamlar göz kuruluğunu artırabiliyor

Yaz aylarında uzun süre klimalı ortamlarda bulunmak, gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına bağlı olarak göz kuruluğu gelişmesine neden olabilir. Bunun sonucunda yanma, batma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.

Dr. Emel Çolakoğlu, klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne yönlendirilmemesi, ortam havasının aşırı kuru olmamasına dikkat edilmesi ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmelerinin göz yüzeyinin korunmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

Yaz döneminde çocukların göz sağlığını korumak için
  • Ekran kullanım süresi yaşa uygun şekilde sınırlandırılmalı ve 20-20-20 kuralı uygulanmalıdır.
  • UV400 veya %100 UV korumalı güneş gözlüğü tercih edilmelidir.
  • Havuz ve denizde mümkün olduğunca koruyucu yüzme gözlüğü kullanılmalıdır.
  • Kontakt lensle yüzmekten kaçınılmalıdır.
  • Gözler kirli ellerle temas ettirilmemeli ve ovuşturulmamalıdır.
  • Süregelen kızarıklık, ağrı, görme azalması veya ışığa hassasiyet gibi belirtilerde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.