📝 Editoryal Not:

Göz kızarıklığı toplumda sık görülmekle birlikte tek başına bir hastalık tanısı değildir ve basit çevresel tahrişten kornea enfeksiyonları veya göz içi iltihaplarına kadar farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle kızarıklığın yanı sıra ağrı, ışık hassasiyeti, akıntı ve görme değişikliği gibi eşlik eden belirtilerin değerlendirilmesi klinik açıdan önem taşır. Özellikle kontakt lens kullanıcılarında kızarık ve ağrılı göz, korneal enfeksiyon gibi daha ciddi tablolar açısından gecikmeden değerlendirilmelidir. Kimyasal göz yaralanmalarında ise ilk yardımın temelini gecikmeden bol miktarda su veya uygun irrigasyon sıvısıyla yıkama oluşturur.

Gözde aniden ortaya çıkan kızarıklık, günlük yaşamda sık karşılaşılan göz yakınmalarından biridir. Uzun süre ekrana bakmak, kuru veya klimalı ortamlar, alerjenler, göz yüzeyinin tahriş olması ve bazı enfeksiyonlar kızarıklığa yol açabilir. Ancak göz kızarıklığı tek başına bir hastalık adı değildir ve her zaman basit bir yorgunluk belirtisi olarak değerlendirilmemelidir.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Direl, göz kızarıklığında izlenecek yaklaşımın öncelikle altta yatan nedene göre belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Göz Kızarıklığı Farklı Nedenlerden Kaynaklanabilir

Gözün beyaz bölümünü kaplayan konjonktivadaki küçük damarların genişlemesi, gözün kırmızı veya kanlanmış görünmesine neden olabilir. Bu görünüm tek başına belirli bir hastalığı göstermez.

Göz kuruluğu, alerjik veya enfeksiyöz konjonktivit, blefarit, çevresel tahriş, yabancı cisim ve kontakt lens kullanımına bağlı sorunlar sık görülen nedenler arasında yer alır. Daha nadiren kornea veya gözün daha derin yapılarını etkileyen hastalıklarda da kızarıklık görülebilir.

Kızarıklığın tek gözde veya iki gözde olması ve eşlik eden belirtiler de değerlendirmede önemlidir. Örneğin kaşıntı alerjik göz hastalıklarında daha belirgin olabilirken, akıntı ve çapaklanma bazı konjonktivit türlerinde görülebilir. Ancak yalnızca belirtilere bakarak kesin bir tanı koymak her zaman mümkün değildir.

Op. Dr. Murat Direl, “Göz kızarıklığı bir hastalık adı değil, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen bir bulgudur. Bu nedenle yalnızca gözün ne kadar kırmızı göründüğüne değil; ağrı, akıntı, kaşıntı, ışık hassasiyeti ve görmede değişiklik gibi eşlik eden belirtilere de dikkat etmek gerekir.” diyor.

Kızarıklığı Azaltmadan Önce Nedeni Belirlemek Önemli

Hafif tahriş, kuruluk veya bazı alerjik durumlarda gözü ovuşturmamak, tahriş edici ortamdan uzaklaşmak ve gözleri dinlendirmek yakınmaların azalmasına yardımcı olabilir. Kapalı göz kapakları üzerine temiz ve soğuk bir bezle kısa süreli kompres uygulanması da bazı kişilerde rahatlama sağlayabilir.

Göz kuruluğuyla ilişkili yakınmalarda, uygun hastalarda hekim veya eczacı önerisiyle suni gözyaşı preparatları kullanılabilir. Ekran karşısında uzun süre çalışan kişilerin düzenli aralar vermesi ve bilinçli olarak daha sık göz kırpması göz yüzeyinin korunmasına yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, göz kızarıklığının nedenini bilmeden rastgele göz damlası kullanmak doğru değildir. Daha önce başka bir göz problemi için reçete edilmiş ilaçların yeniden kullanılması veya yalnızca kızarıklığı bastırmak amacıyla damla seçilmesi, altta yatan hastalığın tanınmasını geciktirebilir.

Op. Dr. Direl, “Özellikle antibiyotikli veya kortikosteroid içeren göz damlaları hekim değerlendirmesi olmadan kullanılmamalıdır. Çünkü göz kızarıklığının nedeni enfeksiyon, alerji, kuruluk veya kornea gibi daha farklı bir yapının etkilenmesi olabilir ve tedavi yaklaşımı nedene göre değişir.” uyarısında bulunuyor.

Göze Çay Pansumanı Yapmak Güvenli mi?

Göz kızarıklığında internette sık karşılaşılan öneriler arasında çay poşeti veya çeşitli bitkisel ürünlerin göze uygulanması bulunuyor. Ancak göz yüzeyi hassas olduğundan, göze uygulanmak üzere üretilmemiş ürünlerin doğrudan gözle temas ettirilmesi önerilmez.

Evde hazırlanan çay, bitkisel karışım veya benzeri ürünlerde içerik ve hijyen koşulları standart olmadığı için tahriş veya kontaminasyon riski söz konusu olabilir. Rahatlama amacıyla soğuk kompres uygulanacaksa temiz bir bez kullanılmalı ve kompres kapalı göz kapakları üzerine yapılmalıdır.

Enfeksiyon Şüphesinde Hijyen Önem Taşıyor

Göz kızarıklığına akıntı ve çapaklanmanın eşlik ettiği bazı konjonktivitlerde bulaşın azaltılması için el hijyeni önemlidir. Gözlere dokunmadan önce ve sonra ellerin yıkanması, gözleri ovuşturmaktan kaçınılması ve havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmaması önerilir.

Enfeksiyon olasılığında kullanılabilecek tedavinin de etkene göre değişebileceği unutulmamalıdır. Örneğin antibiyotikler viral veya alerjik konjonktivitte etkili değildir.

Kontakt Lens Kullanıyorsanız Kızarıklığı Önemseyin

Kontakt lens kullanan kişilerde ortaya çıkan göz kızarıklığı daha dikkatli değerlendirilmelidir. Kızarıklık, ağrı, batma veya görmede değişiklik geliştiğinde kontakt lens çıkarılmalı ve yeniden takılmamalıdır. Özellikle ağrı veya görme azalması eşlik ediyorsa kornea enfeksiyonu gibi ciddi tabloların dışlanması gerekebilir.

Op. Dr. Murat Direl, “Kontakt lens kullanan bir kişide ağrılı ve kızarık göz yalnızca lensin gözü yormasına bağlanmamalıdır. Özellikle görme değişikliği veya ışığa hassasiyet de varsa gecikmeden göz hekimi değerlendirmesi gerekir.” ifadelerini kullanıyor.

Hangi Durumlarda Göz Kızarıklığı Acil Değerlendirme Gerektirir?

Göz kızarıklığına belirgin veya şiddetli ağrı, ışığa karşı hassasiyet, görmede azalma veya yeni gelişen bulanıklık eşlik etmesi daha ciddi bir göz hastalığının habercisi olabilir ve gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir.

Özellikle kontakt lens kullananlarda ağrılı kızarık göz; korneal enfeksiyon açısından acil değerlendirme gerektirebilir.

Şiddetli baş ağrısı ve bulantıyla birlikte gelişen kızarık göz, göz bebeğinde belirgin değişiklik, ani görme kaybı veya ciddi göz ağrısı gibi durumlar da acil değerlendirme gerektirir.

Göze Kimyasal Madde Temas Ederse Beklemeyin

Göze kimyasal bir madde temas etmesi, gözde acil müdahale gerektirebilen durumlardan biridir. Bu durumda yıkamayı geciktirmemek temel ilkedir. Göz, mümkün olan en kısa sürede bol miktarda temiz su veya uygun irrigasyon sıvısıyla yıkanmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır. Kimyasalı nötralize etmek amacıyla başka bir kimyasal madde kullanılmamalıdır.

Yıkama sırasında kontakt lens bulunuyorsa çıkarılması mümkünse çıkarılmalı; ancak yıkamayı geciktirecek şekilde uğraşılmamalıdır. Kimyasal yaralanmalarda erken ve yeterli irrigasyon, göz dokusunun kimyasalla temas süresini azaltmak açısından kritik öneme sahiptir.

Göz Kızarıklığında Amaç Sadece Kızarıklığı Gidermek Olmamalı

Göz kızarıklığı birkaç farklı mekanizmanın ve hastalığın ortak belirtisi olabilir. Bu nedenle tedavinin temelini yalnızca kırmızı görünümü azaltmak değil, kızarıklığa neden olan durumu doğru biçimde belirlemek oluşturmalıdır.

Op. Dr. Murat Direl, “Göz kızarıklığında amaç yalnızca kırmızı görüntüyü ortadan kaldırmak olmamalıdır. Özellikle ağrı, ışık hassasiyeti, görme değişikliği veya kontakt lens kullanımı söz konusuysa öncelikle bu tabloya neyin yol açtığının belirlenmesi gerekir.” diyerek sözlerini tamamlıyor.