📝 Editoryal Not:
Katarakt ameliyatında kullanılacak göz içi merceğin seçimi, hastanın ameliyat sonrası görme kalitesini ve gözlük ihtiyacını etkileyen önemli kararlardan biridir. “Ömürlük lens” ve “akıllı mercek” ifadelerinin aynı anlamda kullanılabilmesi, hastalarda merceklerin özellikleri ve beklentiler konusunda yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor. Metin; mercek türleri arasındaki farkları, kullanım ömrünü, ikincil katarakt kavramını ve hasta seçiminde dikkate alınan ölçütleri açıklayacak şekilde düzenlendi.
“Ömürlük lens” olarak bilinen göz içi mercekler uzun süreli kullanım için tasarlanıyor. Ancak her mercek aynı görme özelliklerini sunmuyor. Halk arasında “akıllı mercek” denilen çok odaklı veya genişletilmiş odak derinlikli mercekler de her hasta için uygun olmayabiliyor. Mercek seçiminin göz yapısı, mevcut hastalıklar ve kişinin günlük görme ihtiyaçları değerlendirilerek yapılması gerekiyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, ömürlük lens ve akıllı mercek kavramlarının sıklıkla birbirinin yerine kullanıldığını ancak farklı özellikleri ifade ettiğini belirterek göz içi mercek seçenekleri ve ameliyat öncesi değerlendirme hakkında bilgi verdi.
Ömürlük lens ile akıllı mercek aynı şey mi?
“Ömürlük lens” ifadesi, katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen ve uzun süre gözde kalması amaçlanan yapay göz içi mercekleri tanımlamak için kullanılan halk arasındaki bir ifadedir. “Akıllı mercek” ise genellikle birden fazla mesafede görmeyi destekleyen çok odaklı veya genişletilmiş odak derinlikli (EDOF) mercekler için kullanılır.
Op. Dr. Ahmet Taşar, mercekler arasındaki farkı şöyle açıklıyor:
“Katarakt ameliyatında kullanılan göz içi mercekler, göz içerisinde uzun süre kalacak şekilde tasarlanır. Ancak bütün mercekler aynı optik özelliklere sahip değildir. Tek odaklı, çok odaklı, genişletilmiş odak derinlikli ve astigmatizmayı düzeltmeye yönelik farklı mercek seçenekleri bulunmaktadır. Bu nedenle ömürlük lens olarak ifade edilen her merceğin, halk arasında akıllı mercek olarak bilinen çok odaklı merceklerle aynı özellikleri taşıdığı düşünülmemelidir.”
Katarakt ameliyatında hangi göz içi mercekler kullanılıyor?
Göz içi mercekler, hastanın göz yapısına ve görme beklentilerine göre farklı özelliklerde tercih edilebilir:
- Tek odaklı (monofokal) mercekler: Genellikle uzak veya yakın gibi belirli bir mesafede net görüş sağlamayı hedefler. Seçilen odak mesafesine bağlı olarak diğer mesafelerde gözlük gerekebilir.
- Trifokal mercekler: Yakın, orta ve uzak mesafelerde görmeyi desteklemek amacıyla tasarlanır. Ancak her mesafede gözlük ihtiyacını tamamen ortadan kaldıracakları garanti edilemez.
- Genişletilmiş odak derinlikli (EDOF) mercekler: Özellikle uzak ve orta mesafelerde daha geniş bir net görüş aralığı sağlamayı hedefler. Yakın görmede ek gözlük ihtiyacı devam edebilir.
- Torik mercekler: Uygun hastalarda korneaya bağlı astigmatizmanın düzeltilmesine yardımcı olur. Tek odaklı veya farklı optik tasarımlarla birlikte kullanılabilir.
Göz içi mercekler zamanla bozulur mu?
Katarakt ameliyatında kullanılan yapay göz içi mercekler, biyouyumlu materyallerden üretilir ve uzun süre göz içerisinde kalacak şekilde tasarlanır. Rutin olarak belirli aralıklarla çıkarılıp yenileriyle değiştirilmeleri gerekmez. Bununla birlikte nadiren merceğin konumuyla veya materyaliyle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda göz hekimi tarafından değerlendirme yapılması gerekir.
Ameliyattan aylar veya yıllar sonra yeniden bulanık görme şikâyeti yaşanması ise her zaman yapay merceğin bozulduğu anlamına gelmez. Bu durumun nedenlerinden biri, halk arasında “ikincil katarakt” olarak bilinen arka kapsül bulanıklığıdır.
İkincil katarakt, yapay merceğin yeniden katarakt olması anlamına gelmiyor
Katarakt ameliyatında doğal mercek çıkarılırken yapay merceğin yerleştirildiği kapsülün arka bölümü genellikle korunur. Zamanla bu bölgede bulanıklaşma gelişebilir ve görme yeniden azalabilir. Bu durum yapay merceğin katarakt olması değil, arka kapsülün bulanıklaşmasıdır.
Uygun hastalarda YAG lazer kapsülotomi adı verilen işlemle bulanıklaşan kapsülde açıklık oluşturularak görmenin iyileşmesi sağlanabilir.
Akıllı mercek herkese uygulanabilir mi?
Çok odaklı veya EDOF merceklerin uygunluğu, ayrıntılı göz muayenesi ve ölçümler sonucunda belirlenir. Kornea yapısı, astigmatizma derecesi, retina sağlığı, göz siniri ve mevcut göz hastalıkları mercek seçiminde dikkate alınır.
Özellikle sarı nokta hastalığı, ileri glokom, diyabetik retinopati veya kornea düzensizlikleri bulunan kişilerde bazı mercek tasarımları uygun olmayabilir. Çok odaklı mercekler bazı hastalarda ışık saçılması, parlama ve gece görüşünde rahatsızlık gibi istenmeyen görsel etkilere de yol açabilir.
Kişinin gece araç kullanma alışkanlığı, bilgisayar başında geçirdiği süre, yakın çalışma gereksinimi ve gözlük kullanımı konusundaki beklentileri de karar sürecinde değerlendirilmelidir.
Ameliyat sonrasında gözlük ihtiyacı tamamen ortadan kalkar mı?
Kullanılan merceğin türüne ve kişinin göz özelliklerine bağlı olarak ameliyat sonrasında bazı mesafelerde gözlük ihtiyacı devam edebilir. Özellikle küçük yazıları okurken veya düşük ışıklı ortamlarda görme desteği gerekebilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın beklentilerinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi önem taşır.
Op. Dr. Ahmet Taşar, kişiye özel mercek seçiminin önemini şu sözlerle vurguluyor:
“Göz içi merceklerin uzun süreli kullanım amacıyla tasarlanmış olması, her merceğin her hasta için uygun olduğu anlamına gelmez. Önemli olan yalnızca merceğin ne kadar süre kullanılacağı değil, kişinin göz yapısına, mevcut göz hastalıklarına ve günlük görme ihtiyaçlarına uygun bir seçim yapılmasıdır. Katarakt ameliyatı öncesinde gerçekleştirilen ayrıntılı göz muayenesi ve ölçümler, mercek seçeneklerinin değerlendirilmesinde önemli rol oynar. Hastaların ameliyat sonrasındaki görme beklentilerini ve olası sınırlılıkları hekimleriyle görüşmeleri, bilinçli bir karar verilmesine yardımcı olur.”
