📝 Editoryal Not:
KOAH, dünya genelinde üçüncü en sık ölüm nedeni olmasına rağmen özellikle genç nüfus arasında artan sigara ve elektronik sigara kullanımı nedeniyle giderek daha erken yaşlarda görülmeye başlamaktadır. Bu bülten, sigara, e-sigara ve pasif içiciliğin KOAH gelişimi üzerine etkilerini bilimsel verilerle açıklayarak hem sağlık profesyonelleri hem de toplum için kritik bir farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), dünya genelinde ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almakta ve özellikle sigara, puro, pipo, nargile, elektronik sigara gibi tütün ürünleri ile pasif içicilik KOAH’ın en önemli nedenleri arasında bulunuyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülin Sevim, KOAH’ın ilerleyici seyirli bir hastalık olduğunu ve solunum yollarında kalıcı tıkanıklığa yol açtığını belirterek, hastalığın günümüzde 40 yaş üstü bireylerin yaklaşık %10’unda görüldüğünü ifade ediyor.

Sigara ve Pasif İçicilik KOAH Gelişiminde Ana Risk Faktörü

Bir sigara dumanında 7 binden fazla kimyasal madde bulunduğu ve bunların en az 70’inin kanserojen olduğu biliniyor. Pasif içiciliğin ise yalnızca solunum yollarına zarar vermekle kalmadığı, aynı zamanda KOAH gelişim riskini anlamlı düzeyde artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. 25.592 kişiyi kapsayan bir meta-analiz, pasif içicilerde KOAH gelişme riskinin pasif içici olmayanlara göre 2,25 kat arttığını ortaya koyuyor. Pasif içicilik dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,2 milyon kişinin ölümüne neden oluyor.

Çocuklar ve Gençler Pasif İçiciliğin En Savunmasız Kurbanları

Tütün dumanına maruz kalan çocuklarda bağışıklık sistemi ve akciğer gelişimi ciddi şekilde etkileniyor. Prof. Dr. Sevim, sigara içilen ortamda bulunan bebek ve çocukların ani bebek ölümü sendromu, bronşit, zatürre, astım atağı ve orta kulak enfeksiyonu gibi hastalıklara daha sık yakalandığını belirtiyor. Erişkinlerde ise pasif içiciliğin kalp hastalığı, inme, akciğer kanseri ve KOAH riskini artırdığı; sigara içmediği halde dumanına maruz kalanlarda koroner arter hastalığı riskinin %25–30, felç riskinin ise %20–30 arttığı bildirilmiştir.

Elektronik Sigara: “Daha Az Zararlı” Değil, Yeni Bir Tehdit

Son yıllarda “daha az zararlı” algısıyla pazarlanan elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin aslında ciddi toksik etkileri bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevim, bu ürünlerde 16 binden fazla aroma ve katkı maddesi tespit edildiğini belirtiyor. Araştırmalara göre:

  • E-sigara kullanan gençlerin sigaraya başlama riski 4–6 kat artıyor.
  • E-sigara kullanıcıları, sigara ve esrar gibi diğer bağımlılık yapan maddelere daha kolay yöneliyor.
  • E-sigara kullanımının kronik nikotin bağımlılığını sürdürdüğü net olarak gösterilmiş durumda.
  • EVALI (Elektronik Sigara veya Vaping Ürünlerine Bağlı Akciğer Hasarı) ölümcül seyredebiliyor.
Akciğerden Kalbe, Kanserden Böbreklere: E-Sigaranın Geniş Çaplı Zararları

Elektronik sigaralarda bulunan toksik maddeler; inflamasyon, bronşit, astım atağı ve akut akciğer hasarına neden olabiliyor. Bunun yanında pıhtılaşma bozuklukları, hipertansiyon, taşikardi, ateroskleroz, uyku bozuklukları ve gastrointestinal şikayetler gibi çok sayıda sistemik etki bildirilmiş durumda. Deneysel çalışmalar, uzun süreli e-sigara kullanımının karaciğer, kalp ve böbrek dokusunda hasar oluşturabildiğini gösteriyor. Ayrıca e-sigara kullanıcılarında akciğer kanseri gelişme riskinin arttığına ilişkin çalışmalar da bulunmaktadır.

Prof. Dr. Sevim, özellikle gençler ve sigara içmemiş bireyler arasında e-sigara kullanımının hızla arttığını ve bunun önümüzdeki yıllarda KOAH ve diğer kronik hastalıkların görülme sıklığını daha da yükseltebileceğini vurguluyor.