📝 Editoryal Not:

İyi huylu prostat hiperplazisi (BPH), özellikle ileri yaş erkeklerde alt üriner sistem semptomlarının (AÜSS) önemli nedenlerinden biridir ve yaşam kalitesini belirgin biçimde etkileyebilir. Bununla birlikte tedavi seçimi yalnızca prostatın büyüklüğüne değil, semptomların şiddetine, mesane çıkım obstrüksiyonunun derecesine, komplikasyonlara ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Robot yardımlı laparoskopik cerrahi, özellikle büyük prostatlarda ve eşlik eden mesane divertikülü veya mesane taşı gibi durumlarda seçilmiş hastalarda uygulanabilen minimal invaziv bir cerrahi seçenektir. Metindeki “daha başarılı”, “minimum kan kaybı” ve “yüksek başarı oranları” gibi kanıt gerektiren kesin ifadeler, karşılaştırmalı klinik veri sunulmadığı için daha ölçülü hale getirilmiştir.

Büyük prostatlarda ve eşlik eden mesane sorunlarında robotik cerrahi seçenekler arasında yer alıyor

İyi huylu prostat hiperplazisi (BPH), özellikle yaşla birlikte daha sık görülen ve erkeklerde alt üriner sistem semptomlarına (AÜSS) yol açabilen yaygın bir durumdur. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akımında zayıflama, idrara başlamada güçlük ve mesanenin tam boşalmadığı hissi hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Özel Sağlık Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Erem Asil, prostat büyümesinde tedavinin hastanın semptomları ve klinik özelliklerine göre planlanması gerektiğini belirterek, uygun hastalarda robot yardımlı cerrahinin önemli bir cerrahi seçenek olabileceğini ifade ediyor.

“Prostat büyümesine bağlı yakınmalar yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve gerekli tetkikleri birlikte değerlendirilerek öncelikle uygun tedavi yaklaşımı belirlenmelidir. Semptomların şiddetine ve hastanın klinik durumuna göre yaşam tarzı düzenlemeleri, medikal tedavi veya cerrahi seçenekler gündeme gelebilir” diyor.

Prostat büyümesi hangi belirtilere yol açıyor?

BPH, prostat dokusunun iyi huylu şekilde büyümesi sonucunda üretranın prostat içinden geçen bölümünde daralmaya ve mesane çıkımında direnç artışına neden olabilir.

Hastalar özellikle;

  • İdrar akımında zayıflama,
  • İdrara başlamada güçlük,
  • Kesik kesik veya zorlanarak idrar yapma,
  • İdrar yaptıktan sonra mesanenin tam boşalmadığı hissi,
  • Sık idrara çıkma,
  • Ani idrar yapma ihtiyacı,
  • Gece birden fazla kez idrara kalkma

gibi yakınmalar yaşayabilir.

Ancak bu belirtilerin tamamı yalnızca prostat büyümesine özgü değildir. İdrar yolu enfeksiyonları, mesane hastalıkları ve diğer ürolojik durumlar da benzer şikayetlere neden olabileceğinden, tanı için uygun klinik değerlendirme yapılması gerekir.

Tedavide ilk yaklaşım hastaya göre belirleniyor

BPH tedavisinde her hasta için aynı yaklaşım uygulanmaz. Hafif ve yaşam kalitesini belirgin biçimde etkilemeyen semptomlarda izlem ve yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilirken, daha belirgin yakınmalarda medikal tedavi değerlendirilebilir.

İlaç tedavisinden yeterli fayda sağlanamaması, ilaç tedavisine rağmen semptomların devam etmesi veya bazı komplikasyonların gelişmesi durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.

Doç. Dr. Erem Asil, “Prostat büyümesi nedeniyle yaşam kalitesi bozulan hastalarda tedavi seçeneklerinin kişiye özel değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle ilaç tedavisine rağmen yakınmaları devam eden veya cerrahi tedavi gerektiren hastalarda prostatın büyüklüğü, eşlik eden hastalıklar ve üriner sistemdeki diğer bulgular dikkate alınarak uygun yöntem belirlenmelidir” ifadelerini kullanıyor.

Büyük prostatlarda robotik cerrahi seçenek olabilir

Robot yardımlı laparoskopik cerrahi, prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde seçilmiş hastalarda kullanılabilen minimal invaziv yöntemlerden biridir.

Doç. Dr. Asil, özellikle büyük prostat hacmine sahip hastalarda ve mesane divertikülü veya mesane taşı gibi eşlik eden patolojilerin bulunduğu bazı olgularda robotik yaklaşımın tercih edilebildiğini belirtiyor.

“100 gramın üzerinde prostat hacmi bulunan, bunun yanında mesane divertikülü veya mesane taşı gibi ek sorunları olan seçilmiş hastalarda robotik cerrahiyi tercih edebiliyoruz. Robot yardımlı cerrahide küçük kesilerden karın boşluğuna girilerek prostatın idrar kanalında tıkanıklığa neden olan adenomatöz dokusu çıkarılıyor. Böylece uygun hastalarda idrar akımında ve işeme semptomlarında belirgin düzelme sağlanması hedefleniyor” diyor.

Küçük kesiler ve minimal invaziv yaklaşım

Robotik cerrahide karın duvarında küçük kesiler aracılığıyla cerrahi işlemin gerçekleştirilmesi, açık cerrahiye kıyasla bazı perioperatif avantajlar sağlayabilir.

Doç. Dr. Asil, robotik yaklaşımın hastanede kalış süresi, kan kaybı ve iyileşme süreci açısından uygun hastalarda avantaj sağlayabileceğini belirterek, “Robotik cerrahide küçük kesiler kullanılması, cerrahi travmanın azaltılmasına ve hastaların ameliyat sonrası toparlanma sürecinin daha konforlu geçirilmesine katkı sağlayabilir. Hastanede kalış süresi ve kan kaybı açısından açık cerrahiye göre avantajlar söz konusu olabilir. Bununla birlikte sonuçlar hastanın özelliklerine, uygulanan cerrahi tekniğe ve cerrahın deneyimine göre değişebilir” ifadelerini kullanıyor.

Robotik cerrahi her hasta için gerekli değil

BPH tedavisinde cerrahi yöntemin belirlenmesinde yalnızca robotik sistemin bulunması değil, prostat hacmi, semptomların özellikleri, mesane ve üriner sistem bulguları, eşlik eden patolojiler, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahi ekibin deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.

Günümüzde prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde transüretral yöntemler, enükleasyon teknikleri, açık veya minimal invaziv basit prostatektomi gibi farklı seçenekler bulunuyor. Bu nedenle robotik cerrahi, uygun hastada alternatif cerrahi yöntemler arasından değerlendirilmelidir.

Amaç yalnızca prostatı küçültmek değil, işeme fonksiyonunu iyileştirmek

BPH cerrahisinin temel amacı, idrar kanalındaki obstrüksiyona neden olan prostat dokusunu ortadan kaldırarak işeme semptomlarını ve mesane çıkımındaki tıkanıklığı azaltmaktır.

Doç. Dr. Erem Asil, “Prostat büyümesi tedavisinde temel hedef, hastanın işeme fonksiyonunu iyileştirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır. Hangi cerrahi yöntemin uygulanacağı ise hastanın özellikleri ve klinik gereksinimleri doğrultusunda belirlenmelidir. Robotik cerrahi, uygun hasta grubunda minimal invaziv yaklaşımın avantajlarından yararlanabileceğimiz seçeneklerden biridir” diyerek sözlerini tamamlıyor.