📝 Editoryal Not:
Tekrarlayan sistit, özellikle kadınlarda yaşam kalitesini etkileyen ve sık antibiyotik kullanımına yol açabilen önemli bir sorundur. Güncel AUA/CUA/SUFU ve NICE kılavuzları; tekrarlayan enfeksiyonlarda idrar kültürü ve duyarlılık sonuçlarının değerlendirilmesini, risk faktörlerinin belirlenmesini ve uygun hastalarda vajinal östrojen kullanımını desteklemektedir. “Bir yılda üç veya daha fazla” tanımı korunurken, sistit-İYE ayrımı ve erkeklerde farklı değerlendirme gerekliliği netleştirilmiştir. Görüntüleme, üroflowmetri, rezidü idrar ölçümü ve sistoskopi ise rutin değil, klinik gerekliliğe göre uygulanmalıdır. ICH-GCP bu tür klinik değerlendirmeler için doğrudan bir raporlama standardı değildir.

Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında yalnızca antibiyotik tedavisine odaklanmak yerine risk faktörleri ve olası ürolojik nedenlerin değerlendirilmesi önem taşıyor

Sistit, mesanenin inflamasyonu olup çoğunlukla bakteriyel idrar yolu enfeksiyonu ile ilişkilidir. İdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, ani idrar yapma ihtiyacı ve alt karın bölgesinde rahatsızlık en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Sistit kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, özellikle tekrarlayan sistit ataklarında yalnızca mevcut enfeksiyonun tedavi edilmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekerek, “Enfeksiyonun tedaviye rağmen devam etmesi veya tekrarlayan enfeksiyonların ortaya çıkması durumunda, hastanın risk faktörleri ve altta yatan nedenleri değerlendirilmelidir” dedi.

Tekrarlayan sistitte neden araştırılmalı?

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, klinik olarak genellikle 6 ay içinde en az iki veya 12 ay içinde en az üç enfeksiyon atağı şeklinde tanımlanır. Ancak tekrarlayan enfeksiyonun değerlendirilmesi yalnızca sayı üzerinden yapılmaz; enfeksiyonların gerçekten bakteriyel olduğunun ve uygun şekilde belgelendiğinin de dikkate alınması gerekir.

Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, tekrarlayan sistitin altında çeşitli faktörlerin bulunabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Tekrarlayan enfeksiyonlarda işeme ve pelvik taban fonksiyonlarıyla ilgili sorunlar, mesanenin yeterince boşalamaması, idrar yollarındaki taşlar, cinsel ilişkiyle ilişkili faktörler, kabızlık, diyabet ve menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler gibi birçok faktör değerlendirilebilir. Bu nedenle tekrarlayan enfeksiyonların yalnızca antibiyotik kullanılarak geçiştirilmemesi, kişiye özgü risk faktörlerinin araştırılması önemlidir.”

Güncel kılavuzlar da tekrarlayan enfeksiyonlarda hastanın bireysel risk faktörlerinin dikkate alınmasını ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmasını öneriyor.

Kadınlarda daha sık görülüyor

Sistit kadınlarda erkeklere göre daha sık görülüyor. Cinsel aktivite, bazı kişilerde tekrarlayan enfeksiyon açısından tetikleyici olabilir. Menopoz ve perimenopoz döneminde östrojen düzeylerindeki değişiklikler de idrar-genital bölge dokularında değişikliklere yol açarak tekrarlayan enfeksiyon riskini artırabilir.

Allahverdiyev, “Erkeklerde sistit daha az görülür. Bu nedenle erkek hastalarda idrar yolu enfeksiyonu saptandığında hastanın klinik özellikleri ve eşlik eden risk faktörleri daha dikkatli değerlendirilmelidir” dedi.

Yanma şikâyetine ateş ve bel ağrısı eşlik ediyorsa dikkat

Sistit genellikle idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, ani idrar yapma ihtiyacı, küçük miktarlarda idrar yapma ve alt karın bölgesinde rahatsızlık gibi alt idrar yolu belirtileriyle ortaya çıkar. Bazı hastalarda idrarda görünür kan da görülebilir.

Buna karşılık ateş, titreme, yan veya bel ağrısı, belirgin halsizlik, bulantı-kusma gibi sistemik belirtilerin ortaya çıkması enfeksiyonun böbreklere yayılması gibi daha ciddi bir tablo açısından değerlendirme gerektirir.

Allahverdiyev, “Bu belirtiler yalnızca sistit olarak değerlendirilmemeli; özellikle ateş ve yan-bel ağrısı birlikte olduğunda üst idrar yolu enfeksiyonu (pyelonefrit) olasılığı düşünülmelidir. İdrar yolu taşı veya başka bir ürolojik sorun da tabloya eşlik edebilir” uyarısında bulundu.

Tekrarlayan enfeksiyonda idrar kültürü önem taşıyor

Tekrarlayan veya tedaviye yanıt vermeyen idrar yolu enfeksiyonlarında tam idrar tahlili ve idrar kültürü tanısal değerlendirmede önemli araçlardır.

İdrar kültürü, enfeksiyona neden olan bakterinin belirlenmesine ve gerekli durumlarda antibiyotik duyarlılığının değerlendirilmesine yardımcı olur. Böylece tedavinin hastanın önceki kültür sonuçları, direnç durumu ve klinik özellikleri dikkate alınarak planlanması mümkün olabilir. AUA/CUA/SUFU’nun 2025’te güncellenen kılavuzu da tekrarlayan İYE’lerde uygun tanısal değerlendirmeyi ve antimikrobiyal tedavinin gereksiz kullanımından kaçınmayı vurgulamaktadır.

Allahverdiyev, “Her idrar yolu yakınmasında otomatik olarak antibiyotik başlanması doğru yaklaşım değildir. Özellikle tekrarlayan veya tedaviye yanıt vermeyen durumlarda enfeksiyonun gerçekten mevcut olup olmadığı ve etken mikroorganizmanın ne olduğu değerlendirilmelidir” dedi.

Her hastada ileri görüntüleme yapılması gerekmiyor

Tekrarlayan sistitte ileri tetkiklerin gerekliliği hastadan hastaya değişiyor.

Mesanenin tam boşalıp boşalmadığını değerlendirmek için işeme sonrası rezidü idrar ölçümü, idrar akımını değerlendirmek için üroflowmetri veya idrar yollarında taş, tıkanıklık ya da başka anatomik sorunlardan şüphelenildiğinde üriner sistem ultrasonografisi kullanılabilir.

Klinik bulgulara göre bilgisayarlı tomografi (BT) veya mesanenin kamera yardımıyla doğrudan değerlendirilmesini sağlayan sistoskopi de gündeme gelebilir. Ancak bu incelemelerin tüm tekrarlayan sistit hastalarına rutin olarak yapılması gerekmez; karar hastanın yaşı, cinsiyeti, semptomları, kültür sonuçları, risk faktörleri ve muayene bulgularına göre verilmelidir.

Gereksiz antibiyotik kullanımı direnç riskini artırabilir

Tekrarlayan sistitte önemli konulardan biri de tekrarlayan antibiyotik kullanımının yol açabileceği antimikrobiyal direnç riskidir. AUA’nın güncel kılavuzu, tekrarlayan antibiyotik tedavisinin “collateral damage” olarak tanımlanan istenmeyen sonuçları ve artan antibiyotik direnci nedeniyle daha dikkatli ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Bu nedenle antibiyotik tedavisi, klinik değerlendirme ve gerektiğinde kültür-antibiyogram sonuçları doğrultusunda planlanmalı; hastaların daha önce kullanılan antibiyotiklerin kalan dozlarını kendi kendilerine kullanması veya başkasına reçete edilmiş antibiyotikleri alması önerilmemelidir.

Yeterli sıvı tüketimi ve idrarı uzun süre tutmamak önemli

Tekrarlayan enfeksiyonların önlenmesinde davranışsal önlemler de değerlendirilebilir. Yeterli sıvı tüketmek, idrarı uzun süre tutmamak ve kişisel hijyen alışkanlıklarına dikkat etmek bazı kişilerde riski azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak bu öneriler tek başına tekrarlayan sistitin tüm nedenlerini ortadan kaldırmaz.

Kabızlığın giderilmesi ve diyabeti bulunan kişilerde kan şekeri kontrolünün sağlanması da genel sağlık ve idrar yolu enfeksiyonu risk yönetimi açısından önem taşır.

Cinsel ilişkinin enfeksiyonlarla ilişkili olduğu kişilerde, hekimin önerileri doğrultusunda kişiye özel korunma stratejileri geliştirilebilir.

Menopoz döneminde vajinal östrojen bazı hastalarda değerlendirilebilir

Menopoz ve perimenopoz döneminde östrojen azalmasına bağlı ürogenital değişiklikler, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yatkınlığı artırabilir.

NICE’ın güncel önerilerine göre, tekrarlayan İYE yaşayan peri- veya postmenopozal kişilerde uygun olduğunda vajinal östrojen seçenekleri değerlendirilebilir. Bu tedavi sistemik hormon tedavisinden farklıdır ve karar; kişinin semptomları, tıbbi öyküsü, olası riskleri ve tercihleri doğrultusunda hekim tarafından verilmelidir.

Allahverdiyev, “Koruyucu yaklaşım herkese aynı şekilde uygulanmamalı. Hastanın yaşı, cinsiyeti, menopoz durumu, eşlik eden hastalıkları, enfeksiyonların ne sıklıkta tekrar ettiği ve saptanan risk faktörleri birlikte değerlendirilerek kişiselleştirilmelidir” dedi.

Önemli mesaj: Tekrarlayan sistitte hedef yalnızca enfeksiyonu tedavi etmek değil, tekrarın nedenini anlamak

Tekrarlayan sistit, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebildiği gibi tekrarlayan antibiyotik kullanımına da neden olabilir. Bu nedenle tekrarlayan belirtilerde enfeksiyonun doğrulanması, uygun hastalarda idrar kültürü yapılması, risk faktörlerinin belirlenmesi ve gerekli görülen durumlarda ürolojik incelemelerin planlanması önem taşıyor.

Özellikle ateş, titreme, yan veya bel ağrısı, kusma, belirgin halsizlik ya da tedaviye rağmen devam eden semptomlar ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli. Bu belirtiler basit mesane enfeksiyonundan daha ileri bir idrar yolu enfeksiyonuna işaret edebilir.