📝 Editoryal Not
Alzheimer konusunda kesinlik içeren ifadeler bilimsel açıdan dengelenerek, beyin egzersizlerinin tek başına hastalığı önlemeyeceği vurgulandı. Farklı zihinsel aktivitelerin çeşitli bilişsel işlevleri destekleyebileceği, ancak tek bir “en iyi” egzersizin bulunmadığı belirtildi. Yeni başlayan veya günlük yaşamı etkileyen unutkanlıklarda yalnızca bulmacalara başvurulmaması gerektiği vurgulanırken, fiziksel aktivite, sosyal ilişkiler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının beyin sağlığındaki rolü de öne çıkarıldı.
Beyin egzersizlerinin tek başına Alzheimer hastalığına karşı garanti sağlamadığını belirten uzmanlar, farklı zihinsel aktivitelerin dikkat, hafıza, dil ve planlama gibi farklı bilişsel becerileri devreye sokabildiğine dikkat çekiyor.
Herkes için tek bir “en iyi beyin egzersizi” olmadığını belirten Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, zihinsel aktivitelerin kişinin ilgi alanlarına, becerilerine ve yaşam koşullarına göre çeşitlendirilmesinin daha sürdürülebilir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Metin, “Kısa sürelerle başlayıp alıştıkça ilerlemek daha sürdürülebilirdir. Hata yapmak normaldir; amaç kendimizi sınava sokmak değil, öğrenmeyi sürdürmektir.” dedi.
Beyni zorlayan ancak kişiyi bunaltmayan etkinliklerin tercih edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Metin, bir bulmacada başarılı olmanın tüm bilişsel becerilerin aynı ölçüde geliştiği anlamına gelmediğini vurguladı. Özellikle yeni başlayan, giderek artan veya günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların yalnızca bulmacalarla çözülmeye çalışılmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin, beyin sağlığını desteklemek için zihinsel aktivitelerin yanı sıra düzenli fiziksel aktivite, sosyal ilişkiler ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da önem taşıdığını aktardı.
Farklı zihinsel aktiviteler farklı becerileri çalıştırıyor
Her zihinsel aktivitenin beyni aynı şekilde kullanmadığını ifade eden Prof. Dr. Barış Metin, “Beynimiz tek bir beceriden oluşmuyor; dikkat, hafıza, dil ve planlama gibi farklı bilişsel yeteneklerimiz var.” dedi.
Kelime bulmacalarının sözcükleri hatırlama ve dil becerilerini, sudoku gibi etkinliklerin ise mantık yürütme ve problem çözme süreçlerini devreye sokabildiğini aktaran Prof. Dr. Metin, yeni bir yemek tarifini uygulamanın bile dikkat, hafıza ve planlamayı birlikte gerektirebildiğini söyledi.
Prof. Dr. Metin, “Burada önemli bir ayrım var; bir bulmacada ustalaşmak, bütün zihinsel becerilerimizin aynı ölçüde geliştiği anlamına gelmez. Bu nedenle zihinsel hayatımızın tek bir etkinlikten ibaret olmaması yararlıdır. Çok alıştığımız bir bulmacayı zamanla daha otomatik çözeriz. Yeni bir beceri öğrenirken ise yeni bilgileri akılda tutmamız, hata yaptığımızda yöntem değiştirmemiz ve dikkat göstermemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Sosyal etkileşimlerin de zihinsel açıdan farklı süreçleri devreye sokabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Metin, “Sosyal ortamlarda konuşmayı takip eder, insanları tanır ve farklı bakış açılarına uyum sağlarız. Yalnızca yeni insanlarla tanışmak değil, mevcut ilişkileri canlı tutmak da değerlidir. Sevdiğiniz bulmacayı bırakmanız gerekmez; yanına yeni öğrenmeler ve sosyal etkinlikler ekleyebilirsiniz.” dedi.
Uğraştıran ama ilerlenebilen etkinlikler tercih edilebilir
Beyni zorlayan ancak kişiyi bunaltmayan aktivitelerin seçilmesinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Metin, “Uğraştıran ama ilerlenebilen etkinlikler iyi bir ölçü olabilir. Etkinlik hiç düşünmeden yapılıyorsa zorluk artırılabilir. Sürekli başarısızlık hissi yaratıyorsa daha küçük adımlara bölünebilir.” şeklinde konuştu.
Yeni bir dil öğrenirken uzun metinler ezberlemek yerine birkaç ifadeyi öğrenerek kısa bir konuşmada kullanmaya başlanabileceğini belirten Prof. Dr. Metin, şöyle devam etti:
“Kısa sürelerle başlayıp alıştıkça ilerlemek daha sürdürülebilirdir. Hata yapmak normaldir; amaç kendimizi sınava sokmak değil, öğrenmeyi sürdürmektir. Kişinin ilgisi, eğitim düzeyi, görme ve işitme durumu da etkinlik seçiminde dikkate alınmalıdır.
Özellikle demans yaşayan bireyler açısından bu noktada dikkatli olunmalıdır. Bazı egzersizler kişi için gereğinden fazla zorlayıcı ve yorucu olabilir. Etkinlikler seçilirken kişinin bilişsel düzeyi, günlük yaşam becerileri ve ihtiyaçları dikkate alınmalı; gerektiğinde nöroloji uzmanı veya ilgili sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.”
Herkes için tek bir “en iyi beyin egzersizi” yok!
Farklı etkinliklerin farklı bilişsel işlevleri bir arada kullanabildiğine işaret eden Prof. Dr. Barış Metin, şu değerlendirmede bulundu:
“Kitap okumak; dili anlama, dikkati sürdürme ve olaylar arasında bağlantı kurmayı gerektirir. Okuduklarını anlatmak veya bir konu üzerine konuşmak etkinliği daha da zenginleştirebilir.
Enstrüman çalmak; dinleme, ritim, hafıza ve el hareketlerini birlikte yönetmeyi gerektirir. Müzik dinlemekle enstrüman öğrenmek aynı zihinsel süreçleri içermez.
Yeni bir dil öğrenmek; yeni sözcükleri hatırlamayı, sesleri ayırt etmeyi ve uygun ifadeyi seçmeyi gerektirir. Dans etmek ise hareket sırasını hatırlama, ritim ve koordinasyonu bir araya getirirken fiziksel ve sosyal yönleri de bulunan bir etkinliktir.
Örgü, seramik veya ahşap işleri gibi el becerileri de dikkat, planlama ve el-göz koordinasyonunu kullanmayı gerektirebilir.
Bu ve benzeri aktiviteler farklı bilişsel işlevleri devreye sokabilir. Herkes için tek bir ‘en iyi beyin egzersizi’ yoktur. Kişinin zevk alarak, düzenli ve aşırı zorlanmadan sürdürebileceği etkinlikleri seçmesi önemlidir.”
Önemli olan yalnızca puanı artırmak değil, günlük yaşamı desteklemek
Yapılan aktivitenin etkisini değerlendirirken yalnızca etkinlikteki performansa odaklanılmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Metin, “Sağlıklı bir kişi için çeşitli, ilgi çekici ve sürdürülebilir etkinlikler iyi bir başlangıçtır. Belirgin bir dikkat veya hafıza sorunu varsa, önce sorunun niteliğini anlamak ve çalışmaları buna göre düzenlemek daha anlamlıdır.” dedi.
Önemli olanın yalnızca bir oyundaki puanı yükseltmek değil, günlük yaşamda işlevselliği desteklemek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Metin, “Randevularını unutan biri için bilgiyi düzenleme ve takvim kullanma alışkanlığı da değerlidir. Yeni başlayan, giderek artan veya günlük işleri aksatan unutkanlığı yalnızca bulmacayla çözmeye çalışmamak gerekir. Özellikle yaşlı bireyler ve demans yaşayan kişiler için hayal kırıklığı yaratan ve aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınmak önemlidir.” diye konuştu.
Beyin egzersizleri Alzheimer’a karşı garanti sağlamıyor!
“Beyin egzersizi yapıyorum, dolayısıyla Alzheimer hastalığına yakalanmam” düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Barış Metin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Beyin egzersizi Alzheimer’a karşı garanti değildir. Bazı yapılandırılmış bilişsel eğitim ve bilişsel uyarım yaklaşımları için umut verici sonuçlar olsa da bunları her bulmacaya, uygulamaya veya hobiye genelleyemeyiz. Bir etkinlikte daha iyi olmakla Alzheimer hastalığını önlemek aynı şey değildir.
Zihinsel etkinlikler, beyin sağlığını destekleyen yaşam tarzının bir parçasıdır. Bunun yanında düzenli fiziksel aktivite, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi, sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma ve tansiyon, kan şekeri ile kolesterol gibi sağlık göstergelerinin kontrol altında tutulması da önemlidir. Risk azaltılabilir ancak tamamen ortadan kaldırılamaz. Alzheimer hastalığının gelişmesi, kişinin yeterince kitap okumadığı veya bulmaca çözmediği anlamına gelmez.”
