📝 Editoryal Not:

Bu basın bülteni, şah damarı (karotis arter) hastalığına ilişkin yaygın bir yanlış kanıyı ele alarak boyun ağrısının hastalığın tipik belirtisi olmadığını ve karotis darlığının inme riskiyle ilişkisini vurgulaması bakımından önemlidir. Ayrıca karotis girişimlerinin geçirilmiş inme üzerindeki etkisi ile yeni inme riskini azaltma amacını birbirinden ayırması, hasta ve hasta yakınlarının doğru bilgilendirilmesine katkı sağlayabilir. Bilimsel açıdan, karotis darlığı bulunan her hastaya müdahale gerekmediği; kararın darlığın derecesi, belirtiler, hastanın genel durumu ve girişimin olası yararları ile riskleri değerlendirilerek verilmesi gerektiği belirtilmelidir. Kalp cerrahisi öncesinde karotis taramasının da tüm hastalara otomatik olarak uygulanması gereken bir işlem gibi sunulmaması önemlidir.

Karotis arterlerdeki darlıklar uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir ve bazı hastalarda geçici iskemik atak ya da inme ile ortaya çıkabilir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, şah damarı hastalığında erken değerlendirme ve doğru tedavi kararının önemine dikkat çekerek, damar müdahalesinin geçirilmiş inmeyi doğrudan iyileştirmediğini; uygun hastalarda yeni inme riskini azaltmayı amaçladığını vurguladı.

Halk arasında “şah damarı” olarak bilinen karotis arterler, beyne kan taşıyan ana damarlardır. Bu damarlarda ateroskleroz nedeniyle plak oluşması ve darlık gelişmesi, özellikle belirli hasta gruplarında inme riskini artırabilir. Karotis darlıkları bazen başka bir nedenle yapılan incelemelerde veya klinik değerlendirme sırasında tesadüfen saptanırken bazı hastalarda ilk belirti geçici iskemik atak ya da inme olabilir.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, boyun ağrısının karotis darlığının tipik bir belirtisi olmadığını belirterek, hastalığın çoğu zaman sessiz ilerleyebileceğine dikkat çekti.

Hastaların sıklıkla “Boynum ağrıyor, şah damarımda bir sorun olabilir mi?” sorusuyla başvurduğunu aktaran Prof. Dr. Aydın, “Boyun ağrısı tek başına şah damarı darlığını düşündüren tipik bir belirti değildir. Karotis hastalığı uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir; bazı hastalarda ise geçici veya kalıcı nörolojik belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle risk faktörleri ve klinik bulgular doğrultusunda değerlendirme yapılması önemlidir” dedi.

Karotis darlığı inme riskini artırabilir

Karotis arterlerdeki darlıklar, beyne giden kan akımını etkileyebileceği gibi plak yüzeyinden kopan parçaların beyin damarlarını tıkaması sonucunda da inmeye yol açabilir. Bununla birlikte, darlığın saptanması her hastada mutlaka cerrahi veya girişimsel tedavi uygulanacağı anlamına gelmez.

Tedavi kararı; darlığın derecesi, hastanın daha önce geçici iskemik atak veya inme yaşayıp yaşamadığı, belirtilerin niteliği, eşlik eden hastalıklar ve girişimin olası yarar-risk dengesi dikkate alınarak verilmelidir. Uygun hastalarda ilaç tedavisi ve damar sağlığına yönelik risk faktörü yönetimi de tedavinin temel bileşenleri arasında yer alır.

Kalp ameliyatı öncesinde karotis değerlendirmesi

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, kalp ameliyatı planlanan bazı hastalarda karotis darlıklarının ameliyat öncesi değerlendirme sırasında saptanabildiğini belirtti.

“Kalp bypass ameliyatı planlanan hastalarda, klinik özelliklere ve risk durumuna göre yapılan değerlendirmelerde ciddi şah damarı darlıklarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu hastalarda karotis darlığının tedavi edilip edilmeyeceği; darlığın derecesi, hastanın nörolojik öyküsü ve planlanan kalp ameliyatıyla ilişkili riskler dikkate alınarak belirlenmelidir” ifadelerini kullandı.

Karotis darlığı bulunan hastalarda uygulanacak yaklaşım kişiye göre değişebilir. Seçilmiş hastalarda karotis endarterektomisi olarak adlandırılan cerrahi yöntemle damardaki plak çıkarılabilir veya uygun durumlarda stentleme gibi endovasküler yöntemler değerlendirilebilir. Bu işlemlerin zamanlaması ve gerekliliği, kalp ameliyatıyla ilişkili riskler de göz önünde bulundurularak ilgili uzmanlık ekiplerince kararlaştırılmalıdır.

Kalp ameliyatı planlanmayan hastalarda da karotis darlığının derecesi ve klinik özellikler doğrultusunda tedavi seçenekleri değerlendirilir. Özellikle yakın dönemde geçici iskemik atak veya inmeye bağlı belirtiler yaşamış hastalarda, yeni bir damar olayının önlenmesi açısından hızlı ve uygun değerlendirme önem taşır.

“Şah damarını açmak geçirilmiş inmeyi doğrudan iyileştirmez”

Karotis girişimleriyle ilgili önemli bir yanlış anlamaya dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, damara yapılan müdahalenin geçirilmiş inmenin neden olduğu nörolojik hasarı doğrudan ortadan kaldırmadığını vurguladı.

“İnme geçiren bir hastada şah damarı ameliyatı yapılması, mevcut nörolojik hasarın daha hızlı iyileşeceği anlamına gelmez. İyileşme süreci; beynin etkilenen bölgesine, hasarın büyüklüğüne, hastanın genel durumuna ve rehabilitasyon sürecine bağlıdır. Karotis girişiminin temel amacı, uygun hastalarda yeni bir inme gelişmesi riskini azaltmaktır” dedi.

İnme sonrasında iyileşme sürecinde tıbbi tedavinin yanı sıra fizyoterapi, uğraşı terapisi, konuşma ve yutma terapisi gibi rehabilitasyon uygulamaları gerekebilir. Rehabilitasyon planı, hastanın etkilenen işlevlerine ve ihtiyaçlarına göre düzenlenir. İyileşmenin derecesi ve süresi kişiden kişiye değişir.

Tedavinin hedefi yeni inme riskini azaltmak

Prof. Dr. Aydın, karotis darlığına yönelik girişimlerin uygun hastalarda ikincil korunmanın bir parçası olabileceğini belirterek, tedavinin amacının yeni bir damar olayının yol açabileceği ek hasar riskini azaltmak olduğunu ifade etti.

Karotis endarterektomisi veya stentleme, özellikle belirli özelliklere sahip ve yakın dönemde karotis kaynaklı belirtiler yaşamış hastalarda yarar sağlayabilir. Belirti vermeyen darlıklarda ise girişimin olası yararı; darlığın derecesi, hastanın genel sağlık durumu, uygulanan ilaç tedavisi ve işlemin riskleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Dolayısıyla karar, yalnızca görüntüleme sonucuna dayanarak verilmemelidir.

Karotis hastalığının belirti vermeden ilerleyebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Ünal Aydın, uygun hastalarda risk temelli değerlendirme yapılmasının ve darlık saptandığında tedavi kararının kişiye özel verilmesinin önemini vurguladı.

İnme belirtilerinde zaman kaybetmeyin

Yüzde ani gelişen asimetri, bir kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma, konuşma bozukluğu veya ani görme kaybı gibi belirtiler inmenin işareti olabilir. Bu bulgular kısa sürede düzelse bile geçici iskemik atak söz konusu olabilir ve acil değerlendirme gerektirir.

İnme şüphesinde belirtilerin geçmesini beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Erken müdahale, uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve kalıcı hasar riskinin azaltılması açısından kritik önem taşır.

Karotis hastalığının yönetiminde temel hedef; risk faktörlerinin kontrol altına alınması, uygun hastalarda doğru zamanda girişim uygulanması ve yeni inme riskinin azaltılmasıdır. Erken değerlendirme ve kişiye özel tedavi planı, bu sürecin temel unsurları arasında yer alır.