📝 Editoryal Not:
Akciğer kanseri, dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri. Tütün kullanımı hastalığın en önemli önlenebilir risk faktörü olsa da radon, asbest, hava kirliliği ve mesleki maruziyetler de riski etkiliyor. Basın bülteninde özellikle iki noktanın doğru aktarılması önemli: “Her 10 vakadan 9’u önlenebilir” ifadesi tüm toplumlar ve risk faktörleri için kesin bir oran gibi sunulmamalı; ayrıca düşük doz bilgisayarlı tomografi taraması herkese değil, belirli yaş ve sigara öyküsü ölçütlerini karşılayan yüksek riskli kişilere önerilmeli.
Dünyada 2024 yılında yaklaşık 2,64 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konuldu, 1,86 milyon kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi. Vakaların yaklaşık yüzde 85’inin tütün kullanımıyla ilişkili olduğu tahmin ediliyor. Sigarayı bırakmak, pasif içicilikten kaçınmak ve uygun risk grubundaki kişilerin düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranması, akciğer kanseriyle mücadelede önemli rol oynuyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın risk faktörleri, erken tanı ve güncel tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.
Akciğer kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) GLOBOCAN 2024 tahminlerine göre, dünya genelinde yaklaşık 2,64 milyon yeni akciğer kanseri vakası görüldü ve hastalık yaklaşık 1,86 milyon kişinin ölümüne neden oldu. Akciğer kanseri, hem en sık tanı konulan kanser türleri hem de kanser kaynaklı ölümler arasında ilk sırada yer alıyor.
Hastalık erken evrede belirgin şikâyetlere yol açmayabilir. Bu nedenle bazı hastalarda tanı, belirtiler ortaya çıktığında veya hastalık ilerlediğinde konulabiliyor. Özellikle risk faktörleri bulunan kişilerin belirtileri önemsemesi ve sağlık değerlendirmesini ertelememesi gerekiyor.
Akciğer kanserinin en önemli risk faktörü sigara
Akciğer kanserinin en önemli risk faktörü tütün kullanımıdır. Sigara içme süresi ve tüketilen miktar arttıkça hastalık riski de yükselir. Sigaraya hiç başlamamak, kullananların ise bırakması akciğer kanserinden korunmada atılabilecek en etkili adımlardandır. Pasif içicilik de riski artırabilir.
Akciğer kanseri yalnızca sigara içen kişilerde görülmez. Radon gazı, asbest, silika, dizel egzoz dumanı, kaynak dumanı, hava kirliliği ve bazı mesleki kimyasallara maruz kalmak da hastalık riskini artırabilir. Aile öyküsü, genetik yatkınlık ve bazı kronik akciğer hastalıkları da kişisel risk değerlendirmesinde dikkate alınır.
Sigarayı bırakmak riski azaltıyor
Sigarayı bırakmak, akciğer kanseri riskini zaman içinde azaltır. Bununla birlikte daha önce uzun süre sigara kullanmış kişilerde risk, sigarayı bıraktıktan sonra da bir süre devam edebilir. Bu nedenle sigarayı bırakmış olmak, yüksek risk grubundaki kişilerin tarama gereksiniminin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Tütün ürünlerinden uzak durmanın yanı sıra pasif içiciliği önlemek, iş ortamında koruyucu ekipman kullanmak ve kanserojen maddelere maruziyeti azaltmak da korunma açısından önemlidir. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite genel sağlığı desteklese de tek başına akciğer kanserini önleyen yöntemler olarak değerlendirilmemelidir.
Geçmeyen öksürük ve kanlı balgam dikkate alınmalı
Akciğer kanserinin belirtileri başka solunum yolu hastalıklarıyla benzerlik gösterebilir. Özellikle uzun süren, giderek artan veya kişinin alışılmış öksürük biçiminden farklılaşan şikâyetlerin değerlendirilmesi gerekir.
Akciğer kanserinde görülebilen belirtiler şunlardır:
- Uzun süre geçmeyen veya karakter değiştiren öksürük
- Balgamda kan görülmesi
- Nefes darlığı
- Göğüs ağrısı
- Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
- Halsizlik ve iştahsızlık
- Ses kısıklığı
- Yutma güçlüğü
Bu belirtiler tek başına akciğer kanseri tanısı koydurmaz; farklı hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ancak özellikle kanlı balgam, yeni başlayan veya giderek artan nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı ve kalıcı ses kısıklığı gibi yakınmalarda gecikmeden hekim değerlendirmesi gerekir.
Düşük doz tomografi taraması herkese yapılmamalı
Akciğer kanserinin erken evrede saptanmasında düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) taraması, belirli yüksek risk gruplarında yarar sağlayabilir. Ancak bu yöntem, herhangi bir şikâyeti olmayan ve risk ölçütlerini karşılayan kişiler için bir tarama aracıdır; herkese rutin olarak yapılması önerilmez.
Tarama kararı verilirken kişinin yaşı, toplam sigara kullanım öyküsü, sigarayı bırakalı geçen süre, genel sağlık durumu ve taramadan yarar görme olasılığı birlikte değerlendirilmelidir. Örneğin ABD Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 50-80 yaş arasında, en az 20 paket-yıl sigara öyküsü bulunan ve hâlen sigara içen ya da son 15 yıl içinde bırakmış kişiler için yıllık düşük doz tomografi taraması önermektedir. Bu ölçütler ülkelere ve güncel ulusal rehberlere göre farklılık gösterebilir.
Tarama ile tanısal inceleme birbirinden ayrılmalıdır. Öksürük, kanlı balgam veya nefes darlığı gibi şikâyetleri bulunan kişilerde hekim, belirtilere ve muayene bulgularına göre gerekli tanısal tetkikleri planlar.
Erken evrede cerrahi tedavi önemli bir seçenek
Akciğer kanserinde tedavi; tümörün türüne, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel planlanır. Özellikle erken evrede saptanan küçük hücreli dışı akciğer kanserinde, ameliyata uygun hastalar için cerrahi tedavi önemli seçeneklerden biridir.
Cerrahi yöntemin kapsamı tümörün boyutuna, yerleşimine ve hastalığın yayılımına göre belirlenir. Lobektomi, akciğerin tümörün bulunduğu lobunun çıkarılmasıdır. Uygun hastalarda segmentektomi veya kama rezeksiyonu gibi daha sınırlı cerrahi işlemler de uygulanabilir.
Günümüzde uygun hastalarda video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) veya robotik cerrahi gibi kapalı yöntemler tercih edilebilir. Bu yaklaşımlar, hastaya ve yapılan işlemin kapsamına bağlı olarak ameliyat sonrası ağrı ve iyileşme sürecini olumlu etkileyebilir.
Bazı hastalarda cerrahi öncesinde veya sonrasında kemoterapi, immünoterapi ya da hedefe yönelik tedaviler gündeme gelebilir. İleri evre hastalıkta ise tümörün moleküler özelliklerine ve hastanın durumuna göre kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar tek başına veya birlikte kullanılabilir. Radyoterapi de hastalığın evresine ve tedavi planına göre uygulanabilir.
Erken tanı ve korunma birlikte değerlendirilmeli
Akciğer kanseriyle mücadelede en etkili yaklaşımlardan biri tütün kullanımının önlenmesi ve sigara içen kişilerin bırakmasının desteklenmesidir. Yüksek risk grubundaki kişilerin tarama gereksinimini hekimleriyle değerlendirmesi, şüpheli belirtilerin gecikmeden incelenmesi ve tedavinin hastalığın özelliklerine göre planlanması önem taşır.
