📝 Editoryal Not:
Alerjik rinit ve astım gibi çocukluk çağında sık karşılaşılan hastalıkların ağız ve diş sağlığıyla olası ilişkisine dikkat çeken bu haber, koruyucu diş hekimliği açısından pratik öneriler sunması bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte mevcut bilimsel kanıtlar, astımın veya inhaler tedavinin tek başına diş çürüğüne doğrudan neden olduğunu kesin biçimde ortaya koymuyor; ağız kuruluğu, ağız solunumu, beslenme alışkanlıkları, ağız hijyeni ve ilaçların formülasyonu gibi çok sayıda faktör birlikte değerlendirilmeli. Bu nedenle metin, nedensellikten ziyade risk ve korunma yaklaşımını öne çıkaracak şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Çalışmalar, özellikle astımlı çocuklarda çürük ve dental plak açısından artmış risk bildirebilse de kanıtların kesinliği sınırlıdır.
Alerjik rinit ve astım gibi hastalıklar, bazı çocuklarda ağızdan nefes alma, ağız kuruluğu ve ağız hijyeninin olumsuz etkilenmesi gibi faktörler üzerinden ağız ve diş sağlığı açısından ek riskler oluşturabilir. Uzun süreli ilaç kullanımı ve özellikle şeker içeren bazı oral ilaç formülasyonları da çürük riskinin değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, alerjik hastalığı bulunan çocuklarda ağız ve diş sağlığının bireysel çürük riski doğrultusunda düzenli olarak takip edilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Astım ve Ağız Sağlığı Arasındaki İlişki Çok Faktörlü
Çocukluk çağında görülen astım ve alerjik rinit, burundan nefes almayı zorlaştırarak bazı çocuklarda ağızdan nefes alma alışkanlığının gelişmesine katkıda bulunabilir. Ağız solunumu ise ağız kuruluğuna ve tükürüğün koruyucu etkisinin azalmasına yol açabilecek faktörlerden biridir.
Astım ile diş çürüğü arasında ilişki bildiren çalışmalar bulunmakla birlikte, bu ilişkinin yalnızca hastalığın kendisiyle açıklanamayacağı ve ilaç kullanımı, ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları ve sosyoekonomik faktörler gibi değişkenlerin de rol oynayabileceği belirtiliyor. Sistematik derleme ve meta-analizlerde astımlı çocuk ve ergenlerde çürük ve dental plak düzeylerinin daha yüksek olabildiği bildirilmiş, ancak kanıtların kesinliği düşük/çok düşük olarak değerlendirilmiştir.
Dt. Nurgül Demir, “Süt dişlerinin mine tabakası daimi dişlere göre daha ince ve mineralizasyon düzeyi daha düşük olduğu için çürük açısından dikkatli bir koruyucu yaklaşım gerekir. Çürük yapıcı beslenme alışkanlıkları ve yetersiz ağız hijyenine; ağız kuruluğu veya bazı ilaçların ağız içindeki etkileri de eşlik ettiğinde, çocuğun bireysel çürük riskinin değerlendirilmesi önem kazanır” dedi.
İnhaler Kullanan Çocuklarda Ağız Bakımı Önem Taşıyor
Astım tedavisinde kullanılan inhaler ilaçların ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkileri, ilacın etken maddesine, formülasyonuna, kullanım süresine ve uygulama tekniğine göre değişebilir. Bazı çocuklarda inhaler tedaviyle birlikte ağız kuruluğu veya ağız içi ortamda değişiklikler görülebilir. Ancak inhaler ilaçların tek başına diş çürüğüne neden olduğunu söylemek mevcut kanıtlarla mümkün değildir. Çalışmaların sonuçları bu konuda farklılık göstermektedir.
Özellikle inhaler kortikosteroid kullanan çocuklarda, ilaç uygulamasından sonra ağzın suyla çalkalanması ve suyun tükürülmesi, ağız içindeki lokal yan etkilerin azaltılması açısından önerilen uygulamalardandır. İnhaler kullanım tekniğinin doğru olması ve uygun hastalarda spacer (ara hazne) kullanımı da tedavinin güvenli ve etkin uygulanmasının önemli bileşenleridir.
Demir, “İnhaler tedavi kullanan çocuklarda ilacın türü ve uygulama şekli mutlaka dikkate alınmalı. Özellikle inhaler kortikosteroid kullanımı sonrasında ağzın suyla çalkalanması ve tükürülmesi önemlidir. Diş fırçalama konusunda ise kullanılan ilacın özellikleri ve çocuğun bireysel ağız sağlığı durumu dikkate alınarak hekim önerisiyle hareket edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Ağızdan Nefes Alma, Çene ve Yüz Gelişimi Açısından Değerlendirilmeli
Uzun süreli ağız solunumu, özellikle çocukluk çağında yalnızca ağız kuruluğu açısından değil, kraniyofasiyal gelişim ve oklüzyon (dişlerin kapanış ilişkisi) açısından da değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Dt. Demir, “Uzun süre devam eden ağız solunumu, dilin istirahat pozisyonu ve ağız çevresi kaslarının dengesi gibi faktörleri etkileyebilir. Bu durum bazı çocuklarda dentofasiyal gelişim ve kapanış ilişkileriyle bağlantılı olabilir. Ancak bu tür değişikliklerin tek bir nedene bağlanmaması ve çocuğun kulak burun boğaz, çocuk hekimliği ve diş hekimliği açısından gerektiğinde multidisipliner değerlendirilmesi gerekir” dedi.
Ağız Kuruluğu Çürük Riskini Artırabilir
Tükürük, ağız sağlığının korunmasında önemli bir savunma mekanizmasıdır. Diş yüzeylerinin temizlenmesine katkı sağlamasının yanı sıra ağız ortamındaki asitlerin tamponlanması ve diş minesinin remineralizasyonunda rol oynar. Bu nedenle tükürük akışının belirgin biçimde azalması, çürük riskini artırabilecek faktörlerden biridir.
Ağız kuruluğu ayrıca ağız kokusu, ağız mukozasında rahatsızlık ve bazı ağız içi sorunların ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Bu nedenle ağızdan sürekli nefes alan veya ağız kuruluğu belirtileri bulunan çocukların yalnızca diş çürüğü açısından değil, altta yatan neden açısından da değerlendirilmesi önem taşır.
Alerjik Hastalığı Olan Çocukların Ağız Sağlığı İçin 5 Öneri
Dt. Nurgül Demir, alerjik hastalığı veya astımı bulunan çocukların ağız ve diş sağlığının korunması için şu önerilerde bulundu:
- İlaçların formülasyonu dikkate alınmalı. Özellikle uzun süre kullanılan ve şeker içeren oral sıvı ilaçlar, çürük riski değerlendirilirken göz önünde bulundurulmalı; uygun durumlarda hekim veya eczacının önerisiyle şekersiz alternatifler değerlendirilmeli.
- İnhaler ilaçların kullanım tekniğine dikkat edilmeli. Özellikle inhaler kortikosteroid kullanımından sonra ağız suyla çalkalanıp tükürülmeli; ilaç ve cihazın kullanımına ilişkin hekim önerilerine uyulmalı.
- Florürlü diş macunu kullanılmalı. Çocuğun yaşına ve çürük riskine uygun florür içeren diş macunu kullanılmalı ve dişler günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce, ebeveyn gözetiminde veya ebeveyn yardımıyla fırçalanmalı.
- Ağız kuruluğu ve ağızdan nefes alma göz ardı edilmemeli. Sürekli ağızdan nefes alma, belirgin ağız kuruluğu, ağız kokusu veya tekrarlayan ağız içi sorunlar varsa çocuk hekimi, çocuk diş hekimi veya gerekli durumlarda ilgili uzmanlık dallarından değerlendirme alınmalı.
- Düzenli diş hekimi kontrolleri aksatılmamalı. Özellikle uzun süreli ilaç kullanan veya yüksek çürük riskine sahip çocuklarda kontrol sıklığı bireysel risk durumuna göre belirlenmeli; koruyucu uygulamalar gerektiğinde planlanmalı.
Koruyucu Diş Hekimliği Öncelikli Yaklaşım Olmalı
Dt. Nurgül Demir, “Alerjik hastalığı bulunan her çocukta mutlaka diş çürüğü gelişeceği düşünülmemeli. Bunun yerine çocuğun bireysel çürük riski; ağız hijyeni, beslenme alışkanlıkları, tükürük akışı, ağızdan nefes alma ve kullanılan ilaçların özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir” dedi.
Demir, “Düzenli ilaç kullanımı olan veya ağız kuruluğu ve ağızdan nefes alma gibi ağız sağlığını etkileyebilecek belirtileri bulunan çocuklarda düzenli diş hekimi kontrolleri, sorunların erken fark edilmesi ve koruyucu uygulamaların planlanması açısından önem taşıyor. Özellikle çocukluk döneminde koruyucu diş hekimliğinin multidisipliner sağlık yaklaşımının bir parçası olarak ele alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
