📝 Editoryal Not:
Uzun süreli seyahatlerde özellikle dört saat ve üzerindeki hareketsizlik, venöz tromboembolizm (VTE), yani derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli riskinde artışla ilişkilidir. Ancak mutlak risk çoğu sağlıklı yolcuda düşüktür ve risk; önceki VTE öyküsü, yakın zamanda geçirilmiş cerrahi veya hastaneye yatış, aktif kanser, gebelik/doğum sonrası dönem, östrojen kullanımı, ileri yaş ve bazı kalıtsal veya edinilmiş trombofili durumları gibi bireysel faktörlere göre değişir. Bu nedenle metinde “her uzun yolculukta pıhtı oluşur” algısı yaratmaktan kaçınılarak, hareket etme ve riskli kişilerin yolculuk öncesinde hekim değerlendirmesi yaklaşımı öne çıkarılmıştır. Ayrıca “yeterli sıvı alımının pıhtıyı önlediği” veya “bacak bacak üstüne atmanın doğrudan pıhtıya yol açtığı” şeklindeki kesin ifadeler bilimsel kanıt düzeyiyle uyumlu olacak şekilde yumuşatılmıştır.

Dört saatten uzun süren yolculuklarda uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde venöz tromboembolizm riskini artırabilir. Düzenli hareket etmek, bacak kaslarını çalıştırmak ve yüksek risk grubundaki kişilerin yolculuk öncesinde hekim değerlendirmesinden geçmesi, alınabilecek başlıca önlemler arasında yer alıyor.

Uçak, otobüs veya otomobille gerçekleştirilen uzun süreli yolculuklarda bacakların uzun süre hareketsiz kalması, venöz kan akımının yavaşlamasına neden olabilir. Bu durum özellikle kişide ek risk faktörleri bulunuyorsa derin ven trombozu (DVT) gelişme olasılığını artırabilir.

DVT, çoğunlukla bacakların derin toplardamarlarında pıhtı oluşmasıyla ortaya çıkar. Oluşan pıhtının bir bölümünün koparak akciğer damarlarına ulaşması ise pulmoner emboliye (PE) neden olabilir. Pulmoner emboli, bazı durumlarda hayatı tehdit edebilen ciddi bir klinik tablodur.

Memorial Bodrum Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Filiz Bakkal, uzun süreli yolculuklarda özellikle kişisel risk faktörlerinin dikkate alınması ve mümkün olduğunca hareketsiz kalınmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

Uzun süre hareketsiz kalmak önemli bir risk faktörü

Seyahatle ilişkili VTE riski özellikle dört saatten uzun süren yolculuklarda gündeme gelir. Bununla birlikte risk, yolculuğun kendisinden çok uzun süreli hareketsizlik ve kişinin sahip olduğu ek risk faktörleriyle ilişkilidir.

Daha önce DVT veya pulmoner emboli geçirmiş kişiler, yakın zamanda büyük cerrahi geçiren veya hastanede uzun süre yatan hastalar, aktif kanser hastaları, gebeler ve doğum sonrası dönemdeki kadınlar, östrojen içeren ilaç kullananlar ve bazı trombofili durumları bulunan kişiler daha yüksek risk grubunda olabilir.

Bu nedenle özellikle risk faktörü bulunan kişilerin uzun yolculuk öncesinde kendi hekimleriyle değerlendirme yapması önem taşır.

Pıhtı her zaman belirti vermeyebilir

DVT bazı hastalarda belirti vermeden seyredebilir. Belirti ortaya çıktığında ise özellikle tek bacakta şişlik, ağrı veya hassasiyet, ciltte kızarıklık ya da ısı artışı görülebilir.

Pıhtının akciğerlere ulaşması durumunda ise ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma ve kanlı öksürük gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Ani ve açıklanamayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya ciddi solunum sıkıntısı gelişmesi acil tıbbi değerlendirme gerektirir.

Yolculuk sırasında pıhtı riskini azaltmak için 8 öneri
1. Düzenli hareket edin

Uzun süre oturmak zorunda kalındığında mümkün olduğunca düzenli aralıklarla ayağa kalkın ve kısa yürüyüşler yapın. Uçuş sırasında kabin koşulları ve güvenlik kuralları dikkate alınarak hareket edilmelidir.

2. Otomobil yolculuklarında düzenli mola verin

Uzun mesafeli otomobil yolculuklarında mümkün olduğunca düzenli aralıklarla mola vererek araçtan çıkın ve kısa süre yürüyün. Bu yaklaşım yalnızca dolaşım açısından değil, uzun süreli araç kullanımına bağlı yorgunluğun azaltılması açısından da önemlidir.

3. Ayak bileği ve bacak egzersizleri yapın

Otururken ayak bileklerini yukarı-aşağı hareket ettirmek, ayakları ve bacakları aralıklı olarak hareket ettirmek venöz dolaşımı destekleyebilir. Özellikle ayağa kalkmanın mümkün olmadığı dönemlerde basit bacak egzersizleri uygulanabilir.

4. Baldır kaslarını aktif tutun

Topukları ve ayak parmaklarını sırayla kaldırmak gibi basit hareketler baldır kaslarının çalışmasına yardımcı olur. Baldır kaslarının kasılması, bacaklardan kalbe doğru venöz kan dönüşünü destekleyen mekanizmalardan biridir.

5. Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın

Seyahat sırasında bacakların rahat hareket edebileceği bir oturma pozisyonu tercih edilmelidir. Ancak bacak bacak üstüne atmanın tek başına DVT’ye neden olduğu gösterilmiş değildir; temel hedef uzun süre hareketsiz kalmamaktır.

6. Susuz kalmamaya dikkat edin

Yolculuk sırasında normal sıvı alımının sürdürülmesi genel sağlık açısından önemlidir. Bununla birlikte, fazla su tüketmenin seyahat kaynaklı DVT’yi önlediğine ilişkin güçlü kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle sıvı tüketimi, pıhtıyı önlemek için tek başına bir yöntem olarak görülmemelidir.

7. Rahat kıyafetler tercih edin

Uzun yolculuklarda hareketi kısıtlamayan, rahat kıyafetler tercih edilebilir. Bununla birlikte, sıkı kıyafetlerin tek başına DVT için önemli bir risk faktörü olduğuna dair güçlü kanıt bulunmadığından, bu öneri temel korunma yöntemi olarak değerlendirilmemelidir.

8. Risk grubundaysanız yolculuk öncesi hekiminize danışın

Daha önce DVT veya pulmoner emboli geçirdiyseniz ya da aktif kanser, yakın zamanda geçirilmiş cerrahi, gebelik/doğum sonrası dönem, östrojen kullanımı veya başka önemli tromboemboli risk faktörleriniz bulunuyorsa seyahat öncesinde hekiminize danışmanız önemlidir.

Kompresyon çorabı veya antikoagülan ilaç kullanımı herkese rutin olarak önerilmez. Bu tür koruyucu yaklaşımların gerekip gerekmediği kişinin toplam VTE riskine ve kanama riskine göre hekim tarafından değerlendirilmelidir. Özellikle antikoagülan ilaçlar, hekim önerisi olmadan başlanmamalıdır.

En önemli korunma yaklaşımı: Hareketsizliği azaltmak

Uzun yolculuklarda pıhtı riskini azaltmaya yönelik en temel yaklaşım, mümkün olduğunca uzun süreli hareketsizliği önlemektir. Düzenli olarak ayağa kalkmak, yürümek ve otururken bacak kaslarını çalıştırmak özellikle uzun süreli seyahatlerde uygulanabilecek basit davranışsal önlemlerdir.

Ancak seyahatle ilişkili pıhtı riski herkes için aynı değildir. Önceden VTE geçirmiş veya başka önemli risk faktörlerine sahip kişilerin yolculuk öncesinde bireysel risk değerlendirmesi yaptırması, yalnızca genel önerilere güvenmekten daha önemlidir.

Özellikle ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya tek taraflı belirgin bacak şişliği gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde seyahat öyküsü de dikkate alınarak gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.