📝 Editoryal Not:

Erkek meme kanseri nadir görülmesine karşın klinik açıdan gözden kaçırılmaması gereken bir hastalıktır. Erkeklerde rutin toplum taramasının genel olarak önerilmemesi, meme kanseri riskinin olmadığı anlamına gelmez; şüpheli kitle, meme başı değişikliği veya akıntı gibi bulguların gecikmeden değerlendirilmesi önem taşır. Bu haber, erkek meme kanserinin risk faktörleri, tanı yaklaşımı ve tedavi seçenekleri konusunda farkındalık oluştururken, kanıt düzeyi sınırlı veya tarihsel verilerin güncel eğilimler gibi sunulmasını önlemek amacıyla bilimsel açıdan gözden geçirilmiştir. Güncel kaynaklara göre erkek meme kanseri tüm meme kanserlerinin %1’inden azını oluşturur ve 2026’da ABD’de yaklaşık 2.670 yeni invaziv erkek meme kanseri tanısı beklenmektedir.

Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında ağırlıklı olarak kadınlarda erken tanı ve tarama konuları gündeme geliyor. Ancak meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğinin hatırlatılması, hastalığın erken fark edilmesi açısından önem taşıyor. Erkeklerde meme kanseri nadir görülüyor; Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 tahminlerine göre ABD’de yaklaşık 2.670 erkeğe invaziv meme kanseri tanısı konulması ve yaklaşık 530 erkeğin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmesi bekleniyor. Erkek meme kanseri, ABD’deki tüm meme kanserlerinin %1’inden daha azını oluşturuyor.

Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Alihan Gürkan, erkeklerde meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri, tanı ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.

Erkeklerde meme kanseri farkındalığı artırılmalı

Erkeklerde meme kanseri kadınlara göre çok daha nadir görülse de erkek meme dokusunda da kanser gelişebilir. Hastalığın nadir olması, özellikle toplumda “erkeklerde meme kanseri olmaz” şeklindeki yanlış algının yerleşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle erkeklerde memede ortaya çıkan yeni ve kalıcı değişikliklerin dikkate alınması önem taşıyor.

Erkeklerde meme kanseri çoğunlukla semptom ortaya çıktıktan sonra fark edilir; genel erkek popülasyonunda rutin mamografik taramanın yararını destekleyen yeterli kanıt bulunmadığından, ortalama risk taşıyan erkekler için toplum genelinde rutin tarama önerilmez. Bununla birlikte belirti veya bulgu ortaya çıktığında tanısal değerlendirme geciktirilmemelidir.

Aile öyküsü ve genetik yatkınlık önemli risk faktörleri

Erkeklerde meme kanseri riskinin artmasıyla ilişkili faktörler arasında ileri yaş, ailede meme kanseri öyküsü ve kalıtsal gen değişiklikleri, özellikle BRCA2 olmak üzere BRCA1/2 genlerindeki patojenik varyantlar yer alıyor. Bununla birlikte herhangi bir risk faktörünün bulunması, kişinin mutlaka meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmiyor.

Özellikle ailede erkek meme kanseri, genç yaşta meme kanseri veya meme ve over kanserlerinin bir arada görülmesi gibi durumlarda genetik danışmanlık ve bireysel risk değerlendirmesi gündeme getirilebilir. Erkeklerde meme kanseri tanısı konulması da kalıtsal kanser yatkınlığı açısından genetik değerlendirme için önemli bir klinik ipucu olabilir.

Bilimsel düzeltme: Önceki metindeki “BRCA mutasyonu taşıyan erkeklerde risk 100 kata kadar çıkabilir” ifadesi genelleme olarak kullanılmamalıdır. BRCA1 ve özellikle BRCA2 patojenik varyantlarının erkek meme kanseri riskini belirgin şekilde artırdığı bilinmekle birlikte, riskin büyüklüğü genin kendisine, çalışılan popülasyona ve kullanılan referansa göre değişmektedir.

En sık belirti: Meme başı çevresinde ağrısız kitle

Erkek meme kanserinin en sık bulgusu, çoğunlukla meme başı veya areola (meme başını çevreleyen koyu renkli alan) altında ya da yakınında hissedilen sert ve genellikle ağrısız bir kitledir. Meme başında içe çekilme, kanlı veya başka nitelikte akıntı, ciltte çökme ya da kalınlaşma, kızarıklık ve pullanma gibi değişiklikler de görülebilir. Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde lenf nodu büyümesi de hastalığın eşlik eden bulgularından biri olabilir.

Bu bulguların her zaman kanser anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Ancak yeni ortaya çıkan ve özellikle kalıcı olan meme veya meme başı değişiklikleri, nedeninin belirlenmesi için hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Tanı, klinik değerlendirme ve görüntüleme ile başlıyor

Erkeklerde meme kanseri şüphesinde değerlendirme fizik muayene ile başlar ve hastanın yaşı ile klinik bulgularına göre görüntüleme yöntemleri kullanılır. Mamografi ve ultrasonografi tanısal süreçte önemli yer tutar. Şüpheli görüntüleme bulgularında kesin tanı için genellikle kor biyopsi ile doku örneği alınır. İnce iğne aspirasyonu bazı durumlarda kullanılabilse de, malignite tanısı ve tümörün histopatolojik özelliklerinin değerlendirilmesi açısından kor biyopsi sıklıkla tercih edilen yöntemdir.

Tanı konulduğunda tümörün histolojik özelliklerinin yanı sıra östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) ve HER2 durumu değerlendirilir. Bu biyolojik özellikler, hastalığın tedavi planının belirlenmesinde önem taşır. Hastalığın yaygınlığına göre bölgesel lenf nodlarının ve uzak metastazların değerlendirilmesi için ek incelemeler yapılabilir.

Erkeklerde tanı neden gecikebiliyor?

Erkek meme kanserinin nadir olması, farkındalığın düşük olması ve erkeklerin meme bölgesindeki değişiklikleri kanserle ilişkilendirmemesi tanıda gecikmeye yol açabilir. NCI verilerine göre erkeklerde meme kanseri kadınlara kıyasla daha ileri evrede saptanabilmektedir. Hastalığın evresi, tümör boyutu ve lenf nodu tutulumu gibi özellikler prognozun belirlenmesinde önemli rol oynar.

Güncel ABD verilerinde erkek meme kanserinin 5 yıllık göreceli sağkalımı hastalığın tanı anındaki yayılımına göre belirgin farklılık gösteriyor: lokalize hastalıkta %97, bölgesel hastalıkta %86 ve uzak metastatik hastalıkta %31 olarak bildiriliyor. Bu oranların belirli bir ülke ve hasta grubuna ait istatistikler olduğu ve tek tek hastaların prognozunu doğrudan öngörmediği unutulmamalıdır.

Cerrahi tedavi kadınlardakine benzer prensiplere dayanıyor

Erkek meme kanserinin tedavisi genel olarak kadın meme kanserindeki tedavi prensipleriyle benzerdir. Erken evre ve ameliyat edilebilir hastalıkta cerrahi tedavi, hastalığın özelliklerine göre radyoterapi ve sistemik tedavilerle birlikte planlanabilir.

Erkeklerde meme dokusunun sınırlı olması ve tümörlerin çoğunlukla meme başı çevresinde yerleşmesi nedeniyle mastektomi (meme dokusunun cerrahi olarak çıkarılması) sık uygulanan cerrahi yöntemdir. Aksiller lenf nodlarının değerlendirilmesi, hastalığın evresine ve tümör özelliklerine göre sentinel lenf nodu biyopsisi veya seçilmiş hastalarda aksiller lenf nodu diseksiyonu ile gerçekleştirilebilir. Bu nedenle “tüm hastalarda koltuk altı temizliği yapılır” şeklindeki genelleyici ifade yerine, cerrahi yaklaşımın bireyselleştirildiğinin vurgulanması daha doğrudur.

Uygun seçilmiş hastalarda, tümörün boyutu ve yerleşimi gibi kriterler izin verdiğinde meme koruyucu cerrahi ve ardından radyoterapi de uygulanabilir. Cerrahi ve radyoterapi kararları tümörün evresi, cerrahi sınırlar, lenf nodu durumu ve diğer klinik özellikler dikkate alınarak multidisipliner şekilde verilir.

Tedavi, tümörün biyolojik özelliklerine ve evresine göre belirleniyor

Cerrahi tedaviye ek olarak hastanın evresine ve tümör biyolojisine göre endokrin tedavi (hormon tedavisi), kemoterapi, radyoterapi ve HER2’yi hedefleyen tedaviler kullanılabilir. Erkek meme kanserlerinin büyük bölümü hormon reseptörü pozitiftir; bu nedenle endokrin tedavi, uygun hastalarda tedavinin önemli bileşenlerinden biridir.

Erkek meme kanseri nadir olduğu için tedaviye ilişkin randomize klinik araştırma verileri kadın meme kanserine kıyasla daha sınırlıdır. Bu nedenle tedavi kararlarının güncel kılavuzlar, tümörün biyolojik özellikleri, hastalığın evresi ve hastanın bireysel durumu doğrultusunda multidisipliner olarak verilmesi önem taşır.

Erkekler hangi belirtilerde hekime başvurmalı?
  • Memede veya meme başı çevresinde yeni ortaya çıkan sert ya da kalıcı bir kitle
  • Meme başında içe çekilme
  • Meme başından, özellikle kanlı akıntı
  • Meme veya meme başı cildinde çökme, kalınlaşma, kızarıklık ya da pullanma
  • Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni ortaya çıkan şişlik veya kitle

Bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi kanser tanısı anlamına gelmez; ancak özellikle yeni ve kalıcı bulguların hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Erkeklerde meme kanseri nadirdir, ancak göz ardı edilmemelidir. Farkındalığın artırılması, şüpheli belirtilerin geciktirilmeden değerlendirilmesi ve riskli bireylerin uygun şekilde genetik ve klinik açıdan değerlendirilmesi, tanı ve tedavi sürecine katkı sağlayabilir.